Aylık geliri elli bin lira olanlar yıllık geliri elli bin lira olmayanlar hakkında karar veriyor ülkemizde! Nasıl adaletli karar ama! Siz düşünmeyin biz sizin için düşünürüz diyorlar. Siz düşünmeyin demeleri şöyle dursun siz yaşamayın biz sizin yerinize yaşarız diyorlar! Siz yemeyin biz sizin yerinize yeriz! Siz içmeyin biz sizin yerinize içeriz! Siz gezmeyin biz sizin yerinize gezeriz! Siz giymeyin biz sizin yerinize giyeriz! Siz sağlıklı olmayın biz sizin yerinize sağlıklı oluruz! Siz mutlu olmayın biz sizin yerinize mutlu oluruz! Ne kadar rahat bir hayat! Düşünme, yeme, içme, gezme, giyme, mutluluk senin neyine! Sen halksın halk kal!

Halk kalmak iyidir. Semirip şişmanlamazsın. Hiç uçak kazası geçirme ihtimalin yok. Bankam battı derdi semtine uğramaz. Deniz manzaralı trilyonluk dairede oturup denize bakarak içip sarhoş olma derdin yok.

Daire deyince devletin emlak kurumuyla ilgili haber, evsizlerin ve ev alacakların tümünü ilgilendiriyormuş gibi verildi; ev alacaklar yerine de düşünüyorlar! Adamlar tezgâhı kurmuş! Ev alacaklar dikkat diyerek sanki ülkedeki bütün daireler için geçerliymiş gibi haber veriyorlar. Oysa bütün daire fiyatları için geçerli olsa ne yazar normalde yüz bin lira olması gereken daireyi altıyüz bin lira fiyat koyup sonra da yüzde yirmibeş indirim ile dörtyüz elli bin lira sayacaklarmış! Ki bunu yapmaları için elli bin çeşit şartları var o şartları hiç söz konusu eden yok! Kaldı ki bu tezgâh devletin emlak kurumuna aitken bütün daireler için indirim varmış gibi haber verilmesi tezgâhın nerelere kadar uzandığını göstermeye yetiyor! Demek istiyorlar ki siz ev almayın biz sizin yerinize ev alırız! O evde sizin yerinize otururuz. Siz kira vermeye devam edin biz sizin yerinize daire alırız. Öyle bir iki tane değil elli tane daire alırız!

Halk olmak ne iyi bir şey! Kaç tane dairem var diye hesap etme derdin yok! Hangi dairemden kaç lira kira alırım diye kafa yormaya gerek yok. Manzarası deniz mi dağ mı boğaz mı düşünmek gerekmiyor!

Boğaz derken halk boğazını düşünmeye başlayınca hayır siz düşünmeyin onu biz düşünürüz diyorlar. Ekmeğe zam yapmıyorlar mesela ekmeği küçültüyorlar. Neden? Çünkü halkın boğazı dar büyük lokmayı ne yapsın! Büyük lokmayı onlar yesin durmadan yesin! Karınları patlayıncaya kadar yesin! Gıda maddelerine zam yapmıyorlar gramajı düşürüyorlar. Adamlar halkı o kadar düşünüyor ki gramdan tasarruf yapıyorlar. Niye? Marketten alışveriş yapana ağır olmasın evine rahat götürsün diye! Az olsun yorulmasın vatandaş!

Halkı yormak istemiyorlar! Patatese soğana sarımsağa meyve sebzeye o kadar zam yaptılar ki vatandaş ellerinde ağır pazar poşetleriyle yorulmasın! Evine kolay gitsin. Zam olmayıp ucuz olsa bir sürü dolu poşetlerle yorulacak insanımız! Nefes nefese kalacak! Özellikle kadınlar, pazar alışveriş poşetlerini kolay taşısınlar diye zam ütüne zam yaptılar ki kadınlara zor olmasın! Tabi kadınlara yardımcı olmak lazım!

Poşet deyince artık marketlerde poşet parayla olacakmış! Neden? Tabiata zarar veren sadece poşet varmış! Doğayı korumak için poşet paralı yapılmış! Önümüzdeki yıl yürürlüğe girecek. O kadar savaşlar bombalar mermiler doğayı kirletmiyor, o kadar cips vs poşetleri doğayı kirletmiyor sadece alışverişlerde kullanılan poşetler kirletiyor. Vay doğa katili poşet vay! Ücretli yapılınca poşet, doğayı kirletmemeye söz vermiş! Poşette poşetmiş ha! Para ver doğayı kirlemeyeyim diyor, poşete bak yahu!

Halk olmak ne kadar kolay! Düşünmüyorsun devleti yönetenler senin yerine düşünüyor. Yaşamıyorsun senin yerine yaşıyorlar.

Ne kadar rahat bir hayat sadece ölüyorsun!