Dünya

Moskova'dan Washington ve Tahran'a acil çağrı: Krizin küresel felakete dönüşme riski var

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD ve İran arasındaki askeri hareketliliğin küresel bir krizi tetikleyebileceği uyarısında bulunarak, tarafları derhal çatışmayı bırakıp müzakere masasına dönmeye çağırdı. Zaharova ayrıca Ukrayna topraklarına ayak basacak olası yabancı askeri birliklerin Rusya ordusu için "meşru hedef" sayılacağını ilan etti.

Abone Ol

Dünya genelinde gözler Orta Doğu ve Doğu Avrupa aksındaki askeri hareketliliğe çevrilmişken, Rusya'dan küresel dengeleri sarsacak sertlikte açıklamalar geldi. Başkent Moskova’da düzenlediği haftalık basın toplantısında kameraların karşısına geçen Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, diplomatik kanalların tıkanmasının faturasının tüm dünya için ağır olacağını vurguladı.

Özellikle Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda suların yeniden ısınması Kremlin'de alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Bölgedeki öngörülemeyen gelişmelerin barış umutlarını baltaladığını belirten Rus Sözcü, krizin daha geniş bir coğrafyaya yayılma riskine dikkat çekti.

"Bölgesel krizin genişlemesi tehdidi var"

ABD ile İran arasındaki gerilimin ulaştığı boyuttan son derece endişeli olduklarını dile getiren Zaharova, tarafların daha önce Pakistan'ın başkenti İslamabad’da imzaladığı mutabakat zaptını hatırlattı. Bu mutabakatın Arap ve Pakistanlı arabulucuların yoğun çabalarıyla hayata geçirildiğini anımsatan Sözcü, elde edilen diplomatik kazanımların bir çırpıda heba edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Körfez'deki olası bir patlamanın Orta Doğu'daki dengeleri tamamen altüst edeceğini söyleyen Zaharova, şu ifadeleri kullandı:

"Basra Körfezi'ndeki durumun olumsuz senaryo ile gelişmesi, Orta Doğu'da Filistin ile İsrail arasındaki meselenin çözümüyle ilgili öncelikli hedefi baltalıyor. Bölgesel krizin genişlemesi tehdidi var. Bu, küresel çapta son derece olumsuz sonuçlar doğurabilir. Tüm tarafları, çatışmacı yaklaşımdan vazgeçmeye ve müzakere masasına dönmeye çağırıyoruz."

Zaharova, Orta Doğu'da kalıcı ve kapsamlı bir güvenlik mimarisinin kurulmasında asıl söz sahibinin bölge ülkeleri olması gerektiğini vurgulayarak, bölge dışı aktörlerin anlaşmazlıkları kışkırtmayı bırakması gerektiğini kaydetti.

"Yabancı birlikler meşru hedefimizdir"

Toplantının en sıcak başlıklarından biri de Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya doğrudan askeri müdahalede bulunma ihtimali üzerine yapılan tartışmalardı. Batı'nın Ukrayna'ya silah pompalamasını krizin önündeki en büyük engellerden biri olarak niteleyen Zaharova, Avrupa'nın Kiev'i NATO hava savunma projelerine entegre etme çabalarına sert tepki gösterdi. Bu adımların Rusya için kabul edilemez olduğunu belirten Sözcü, sahaya yabancı asker gönderilmesi senaryosuna dair açık bir askeri gözdağı verdi:

"Ukrayna'da yabancı askeri birliklerin konuşlandırılması kabul edilemez. Bu, yabancı müdahale, Rusya'nın güvenliği için tehdidin artması anlamına gelecek. Bu birlikler, meşru hedef olarak değerlendirilecek."

"Washington’un egosu anlaşmaları engelliyor"

Konuşmasında ABD'nin nükleer politikalarını da hedef tahtasına oturtan Mariya Zaharova, Washington yönetiminin Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Antlaşması karşısındaki tutumunu sert bir dille eleştirdi. Antlaşmanın dünya genelinde 179 ülke tarafından onaylandığını hatırlatan Zaharova, ABD'nin bu mutabakatı yıllardır onaylamayarak yürürlüğe girmesini engellediğini belirtti. Bu durumu Amerikan yönetiminin uluslararası hukuka karşı kibirli ve küçümseyici yaklaşımının bir yansıması olarak nitelendiren Sözcü, silah kontrolü mekanizmalarının ABD'nin egosu yüzünden tıkandığını ifade etti.