Ramazan ayının son günlerine yaklaşılırken ilahiyatçı Ömer Arif Hoca, yaptığı konuşmada Müslümanların imanlarında samimi olmaları ve doğru bir istikamet üzere yaşamaları gerektiğini vurguladı. Hoca, Peygamber Efendimiz’den aktarılan bir hadisi hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Bismillahirrahmanirrahim. Süfyan bin Abdullah Sakafi Resulullah'a geldi. Dedi ki, "Ya Resulallah, ben sana bu din hakkında soracağım. Bana bu dini öyle bir tarif et ki senden başka kimseye sorma ihtiyacı hissetmeyeyim." Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam kısaca bir cevap verdi. Kulentü billahim. Allah'a iman ettiğimde sonra da dost doğru ol. Evet. Bu Allah hakkıyla iman eden, iman şartlarını yerine getiren, çelik gibi iman kalbine işlemiş olan bir kimse sadece sözde kalmayıp istikamet üzere dost, doğru itikadını tasih etmiş, ihsan makamın ibadetlerine yoğunlaşmış, ahlak-ı abide üzeri insanlardan muamelatı düzgün olmuş, usulü düzgün, fıkhı düzgün, hayat tarzı düzgün. Rabbimizin buyurduğu gibi emrolunduğu gibi dost doğru ol.
KURTULUŞUN REÇETESİ: KUR'AN VE SÜNNET ÇİZGİSİ
Ömer Hoca Müslümanların meşrep nostaljilerini ve hurafeleri bir kenara bırakarak, doğrudan aslına uygun bir dindarlık yaşaması gerektiği kaydedildi.
"Seninle birlikte tövbe edenler de dost doğru olsun. Böyle bir ümmet ol. İman ettim dediğin imanında samimi ol, sadık ol. Salih amellere dört elle sarıl. Hayırlarda yarış, iyiliklerde yarış. Kur'an ve sünnet üzere dost doğru bir istikamet bu dini yaşa. Meşrep nostaljilerini bırak. Bidat dalma. Kurafeler içinde olma. Allah'ın emrettiği, Resulullah'ın yaşadığı gibi bu dini yaşa. İşte istikamet budur. İşte kurtuluş buradadır."