Soru: Ramazan Bayramı günleri hakkında bilgi verir misiniz

Cevab: Bismillahirrahmanirrahim. Başından sonuna kadar inananlar için rahmet ve günahların bağışlanma ayı olan Ramazan ayını tamamlamış ve Yüce ALLAH a şükürler olsun ki, Müslümanlık bilincimizi, kardeşlik ve dostluk bağlarımızı, barış içinde bir arada yaşama ve millet olma irademizi tazeleyen iki bayramdan biri olan Ramazan Bayramına sevinç ve huzur içerisinde kavuşmuş bulunuyoruz. Oruçla, teravih namazıyla, okuduğumuz, dinlediğimiz ve hayatımıza rehber edindiğimiz Kur an-ı Kerim le hemhal olarak geçirdiğimiz bir Ramazan Ayını geride bıraktık. Bu kutlu ayda nefis muhasebesi yaparak dindarlığımızı yeniledik, muhtaç olan insanlara elimizi, soframızı ve gönlümüzü açarak İslâm ve insan kardeşliğini yaşadık. Ramazan Ayı tüm feyiz ve bereketiyle bizi sıkıca kucakladı, günaha ve yanlış işlere bulaştırdığımız ellerimizden tutarak bizi Rahman olan Allah ın rahmet ve mağfiret dergâhına götürdü. İçimizdeki ibadet aşkı, insan sevgisi, fakire ve yardıma muhtaç olana el uzatma isteği her zamankinden daha coşkulu şekilde davranışlarımıza yansıdı. Ferdî hayatta dindarlığın, sosyal hayatta huzur ve dayanışmanın öne çıktığı, yüce dinimiz hakkında doğru bilgilenme ve derin bir dindarlık şuuru içinde ibadet etme hazzının yoğun olarak yaşandığı rahmet ve mağfiret mevsimi Ramazan ayını geride bırakarak, sevgi ve şefkatle birbirimize ellerimizi uzatma ve kaynaşma günü olan bayrama ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşamaktayız. Cenab-ı Hak: "Batıl inançlardan, inkâr, inat ve kötülüklerden, kötü ahlâklardan iyice temizlenen, arındıran ve Rabbisinin adını zikredip de namaz kılan kimse muhakkak felaha ermiş, korktuğundan emin, umduğuna nail olmuştur." (A la sûresi:1415) buyurmaktadır.

Bilindiği gibi Dinimizde çok önemli dini vazifeler yapıldıktan sonra bayram yapılır. Bunların sayısı ikidir. Birincisi Ramazan Bayramı, diğeri de Kurban Bayramıdır. Bayram sevinç günü demektir. Ramazan ayında oruç tutarak ALLAH ın emrini yerine getiren, Kurban Bayramında kurban keserek ALLAH yolunda fedâkârlık gösteren, bayram namazlarını topluca kılan Müslümanlar görevlerini yapmış olmanın sevinç ve mutluluğunu yaşarlar. Bayramlarda anne, baba ve büyükler ziyaret edilir, dargınlar barışır, hısım ve akrabalar arasında karşılıklı hediyeleşmeler dostlukları pekiştirir. Bayramlarda mü minler birbirleri ile bayramlaşır, uzakta olanlara tebrikler gönderilerek gönülleri alınır. Kabirler ziyaret edilerek ölüler için dua edilir. Kur an okunarak ve sadaka verilerek ruhları şad edilir.

Bayramlar, ALLAH ın mü min kullarına birer ziyafet günleridir. Bu günler, ALLAH ın rızasına uygun davranışlarla değerlendirilmelidir. Önemli bir ayı en iyi bir şekilde geçiren, mühim ibadetleri yerine getiren ve bir kaç yönden günahlarımızın affedileceği müjdelenen Müslümanların, bayram yapması elbette haklarıdır. Bu manada Bayram yapan insanlar gerçekten ne kadar da bahtiyar kişilerdir.

Mübarek Ramazan-ı Şerif in huzurlu ibadetlerinden ve birbirinden güzel hayırlı işlerinden sonra, milletçe bu güzel yaşayışın mükafatı olarak, Ramazan Bayramına kavuşmuş bulunuyoruz. Bizleri bu büyük nimete kavuşturan yüce Rabbimize hamdediyor, sevgili Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize salat ve selamlarımızı arzediyoruz. Rahmet ve mağrifet dilekleriyle ALLAH için sabahtan akşama kadar çeşitli sıkıntı ve güçlükler içerisinde oruç tutan, camileri huşu ve vecd içinde dolduran bütün Müslüman kardeşlerimin bayramlarını tebrik ediyor, yüce ALLAH tan nice bayramlara ulaştırmasını diliyoruz. Bugün acılarımızı, sıkıntı ve endişelerimizi bir tarafa bırakıp mutlu olmamız gereken bir bayram sabahındayız. Kimsenin gelip geçmediği bir dağ başında yalnız olsak bile bayram yapacağız. Çünkü bayram içimizdedir. Mü min, bayramını gittiği yere götürecek kadar heyecan dolu bir insandır. Bayramları şenlendirecek olan da bizleriz.

Bugün birbirimizi daha iyi anlamaya, ahlâkî erdemlerimizi geliştirmeye ve başkalarının dertleriyle dertlenmeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. Dini ve milli hayatımızda önemli bir yeri olan bayramların amacı; sosyal dayanışma, yardımlaşma ve kaynaşmayı sağlamak, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek, ibadet ve itaat ile ALLAH ın rızasını kazanmaktır.

Bayramlar sevinçlerin paylaşıldığı, gönüllerin coştuğu, kalplerin yumuşadığı, dargınlıkların, kırgınlıkların ve ayrılıkların giderildiği, akrabaların, dostların ve komşuların ziyaret edildiği, öksüzlerin, yetimlerin, fakirlerin, kimsesizlerin ve gariplerin sevindirildiği; misafirlerin tebessümle karşılandığı, ikramların yapıldığı; ihtiras düşmanlık ve bencilliğin bırakıldığı mübarek günlerdir. Bayramlar, sevinme ve sevindirme günleridir. Bayram, basit çıkarların, kısır çekişmelerin, bencil hırsların, anlamsız kırgınlıkların insan benliğini kuşatan duvarlarını yıkarak kişinin kendini aşması, etrafındakilerin farkına vararak paylaşmanın, kucaklaşmanın ve sevmenin engin ufuklarında kamil insan olmanın tadını doyasıya yaşayabilmesi demektir. Bayram namazlarının topluca, yan yana ve omuz omuza büyük bir coşku ile kılınması, bayramın aynı zamanda birleşme ve bütünleşme demek olduğunu, ayrılık ve farklılıklarda boğulmanın bizi zayıflatacağını, birbirimizin yanı başında olmanın bizi toplum ve millet olarak güçlendireceğini anlatır hepimize.

Bayramlar, iç dünyamızdan başlayarak sevgi ve huzuru dalga dalga topluma yaymanın, birbirimizi kardeş bilerek daha çok gözetmenin ve hoşgörmenin, öksüzleri sevindirmenin, yoksulları barındırmanın, yakınlarımızdan başlayarak dargınları barıştırmanın ve sonuçta birbirimizin gönlüne girmenin sevincini yaşadığımız, insan olma üst kimliğinin öne çıktığı kutlu zaman dilimleridir.

Bayramlar imanı, ibadeti ve tarihi bir sevinç atmosferinde buluşturan ve bu sevinci geleceğe taşıyan zaman dilimleridir. Bu zaman diliminde insanî duyarlıklar ve yardımlaşma öne çıkar, kardeşlik, paylaşma ve dayanışma ruhu canlanır, sosyal adaletin gerçekleşmesi yönünde yeni bir adım atılmış olur.