Yüzde 46.7 oy alan ve ikinci hükümeti kuran AKP, şu ana kadar almış olduğu reylerin hakkını verebilmiş değildir. Zira, AKP ye verilen oyların çok büyük bir bölümü, sağ diye ifade edilebilen tabandan gelmiştir.Sağdan gelen reylerin hedeflediği husus ve sağ görüşlü insanların iktidardan beklentileri ise, sahip olduğu milli ve manevi değerleri hem geliştirmek, hem de ezdirmemektir. Yani, yıllarca ikinci sınıf muamelesine tabi tutulmaktan kurtulmak ve Anayasanın amir hükmüne göre, herkes gibi Anayasal haklardan eşit bir surette müstefit olmaktır.Ne var ki, sağ taban, AKP hükümeti sayesinde, elan umduklarına maalesef şu ana kadar ulaşamamış, aksine yine bazı atanmışların insafına terk edilmişlerdir. Milli iradeyi nazarı itibara almayan Anayasal kuruluşların tasarruflarına tabi tutulmaları, sükutu hayale uğramalarına neden olmuştur. AKP ye rey verenlerin en önemli beklentilerinden ve belki de başta geleni, başörtüsü meselesinin çözüme kavuşturulması ve üniversitelere devam etmek isteyen öğrencilerin önünün açılmasıdır. Üniversitelerde başı açık çocuklarımız gibi, başı kapalı olanların da problemsiz tahsillerine devam etmesidir.Bu arzu AKP tarafından asla yerine getirilememiş, aksine MHP ile müştereken yaptıkları Anayasa değişikliği ile başörtüsünü çok daha büyük çıkmaza sokmuşlardır. Böylece, öğrencilerin kamplaşmasına, yeniden vuruşmalarına sebebiyet vermişler, yeniden üniversite kampüslerinin savaş alanına dönüşmesine neden olmuşlardır. Yeniden üniversitelerde sopaların sallandığı, silahların patladığı, bahçelerde kan aktığı görülmüştür.Üniversitelerde başörtüsünü çözemeyen, bir başka ifade ile kaosa dönüştüren iktidarın milletvekilleri de, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk Bayramı münasebetiyle TBMM de verilen davete eşli davet edildikleri halde, eşleri ile gitmeye cesaret gösterememişlerdir. Çünkü, düdüğün öttürülmesinden, tankların yeniden balans ayarı yapacağından ürkmüşlerdir. Böylece milli iradeyi de rezil ettiler. Milletin gözünden de bir kere daha düştüler. Bazı atanmışların direnme cesaretinin yarısını bile gösteremediler. Bazı atanmışların daveti boykot etmesinden dolayı ürkerek, ne olur ne olmaz telaşı perişanlığına düştüler. Bunların bu tavrını tedbir olarak düşünmek, ortamı yumuşatma olarak telakki etmek, mümkün değildir. Bir an için öyle düşünüldüğü kabul edilse bile, bazı atanmışların hatırına, korkusuna binaen uyum gösterilmesine karşın, kendilerine rey veren tabanın kırılıp, dökülmesine vesile olduklarını hiç düşünmediler mi? AKP milletvekillerinin takındığı bu tavrı, milletin affetmesi düşünülemez. Zira, tedbir takdiri değiştirmez. Her vesile ile milletin beklentilerine taarruz edenlerden, milleti hiçe sayıp, milli iradeyi hesaba katmayanlardan ürkmek ve dik duramamak sadece ve sadece bu iktidarın (AKP) milletvekillerine nasip olmuştur. İktidar olarak millete yaranamadılar. Bazı atanmışları da tatmin edemediler. Siyaset alanını kaosa çevirdiler. Ekonomiyi berbat ettiler. Başörtüsünü de rezil ettiler. Söylenecek söz kalmadı, pes doğrusu. Bazılarının tehditleri millete ninni gibi gelir. Millet nice tehditlerin tozu dumanı içinde yıllar geçirdi. Milletimizi layıkıyla temsil edemeyenlerden de yüreği yandı. Tehditler ve zorlamalardan hala ürkecek miyiz? Hala bu tehditlerin devamına müsaade edecek miyiz? Hâlâ milletin beklediği felaha erdirecek olan ezan sesini duyamayacak mıyız?
Pes doğrusu
Pes doğrusu
Bunlar da ilginizi çekebilir