Kültür-Sanat

Pardon...

Pardon...

Abone Ol

Bayramın üçüncü günü tahliye edilen Mehmet Ali Ağca nın özgürlüğü çok kısa sürdü. Sadece 8 gün... Adalet Bakanlığı nın başvurusu üzerine Yargıtay, İtalya da yattığı sürenin Türkiye deki cezalarından düşülemeyeceği gerekçesiyle mahkemenin kararını bozdu. Kaçacağı kuşkuları dile getirilen Ağca, ne yapacağını düşünmeye bile fırsat bulamadan polis tarafından yakalandı ve tekrar cezaevine kondu? Yine bir hata ve yanlış hesap yapılmazsa en erken 2014 yılında tahliye edilecek. Ağca nın avukatının ise itiraz hakkı yok.

Ağca nın serbest bırakılması kamuoyunda yoğun tartışmaya neden oldu. Yazılı ve görsel medya çok keskin tavır aldı. Suç değil, suçlu öne çıkarıldı. Aynı suçu işleyen başka suçlulara farklı muamele gözden kaçmadı?

Ağca olayının ele alınışındaki üslup ve içerik sanki ?kan davasını andırıyordu... Ağca ya kan davası güder gibi yaklaşmak da yanlış, bir dava arkadaşı olarak bakmak da... O, nihayetinde cinayet işlemiş bir katil? Papa ya kadar uzanan tetikçiliği sadece içerideki bir mekanizmanın değil, uluslararası bir suç trafiğinin uzantısı olduğunu gösteriyor. Derin bağlantılar ve istihbarat örgütleriyle örülü bir mekanizmanın ürünü yani... Kamuoyu hiçbir ayrıma tabi tutmaksızın her katile Mehmet Ali Ağca muamelesi yapsa keşke...

Mağdurların itiraz ve isyan çığlıkları altında yasalaşan af, toplumda adalet duygusunu zedeliyor. Suçlular cezasını tam çekmeden, bir kanunla kendilerini dışarıda buluyor. Bugün son aftan yararlanarak cezasını tamamlamayan o kadar çok suçlu var ki aramızda elini kolunu sallayarak dolaşıyor!

22.1.2006 / MUSTAFA ÜNAL / ZAMAN