Kırgızistan‘da 7-8 Nisan tarihlerinde gerçekleşen ayaklanma ve yönetim değişikliğinin ardından, Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov Moskova‘ya geldi.
Orta Asya‘nın en büyük nüfusa sahip olan stratejik ülkesi Özbekistan‘da Kerimov 1991 yılından bu yana yönetimde bulunuyor. Uzmanlar, Özbek liderin ABD ve Rusya arasında denge politikası izleyerek dış politikada etkinliğini devam ettirdiğine dikkat çekiyor.
Kırgızistan gibi Özbekistan da hem Rusya hem de ABD açısından stratejik öneme sahip. Taşkent, Afganistan operasyonlarında kullanılmak üzere 2001 yılında ABD‘ye verdiği Hanabad Karşi askeri üssünü, 2005 yılında Andican ayaklanmalarının ardından kapatmıştı. Kırgızistan‘ın Amerikan üssünü kapatma girişimlerinin ardından, ABD Özbekistan‘la üs konusunu yeniden gündeme almaya başladı. Son olarak da 6 Nisan‘da Amerikalı komutan David Petraeus Kerimov‘la ikili bir görüşme gerçekleştirdi.
Kerimov‘la Moskova arasında son dönemde ikili ilişkilerde sorunlar yaşanıyor. 2008‘de Rusya‘nın en önemli bölgesel projelerinden biri olan Avrasya Ekonomik Topluluğu‘ndan (Eurosec) çıktı. Moskova, avrasya ekonomik topluluğunu Kazakistan ve Belarus‘la birlikte gümrük birliğine taşıdı.
Moskova-Taşkent arasında bir diğer sorun ise Rus NATO‘su olarak bilinen Kollektif Güvenlik Anlaşması Örgütü çerçevesinde oluşturulan Hızlı Hareket Gücü‘ne Kerimov olumsuz cevap verdi. Kerimov, özellikle de Moskova‘nın Kırgızistan‘da yeni ortak güç için bir askeri üs oluşturmasına tepki gösteriyor. Taşkent‘le Moskova son olarak, Tacikistan‘da kurulan hidroelektrik santral nedeni ile karşı karşıya geldi.





