İnsanlar hınçlarını, kalplerini dolduran buğzu haykırıyorlar, hançerelerini yırtarcasına...

İnsanlar, insanlığın iflas ettiği Ortadoğu coğrafyasında, kan-gözyaşı ve bomba üzerinden menfaat devşirenlere, bu menfaat hesaplarına arka çıkanlara, dünyanın jandarması geçinen işbirlikçi Amerika‘ya, onların içerdeki işbirlikçilerine yüreklerindeki hıncı haykırıyorlar...Bir yandan ince ince yağmur yağıyor Çağlayan‘a... Çağlayan‘ı dolduran milyonlar, Gazze katliamlarını karşı, sus pus kesilen tüm küresel şeytanları protesto ediyorlar.

Göstermelik efelenmelerle, göstermelik nafile diplomatik turlarla, zevahiri kurtardıklarını zannedenler değil, kukla liderler, sahte kabadayılar değil, bu milletin evlatları sahip çıktı yine insanlık dramına... Filistin‘e ve Müslüman kardeşlerine...  Ey Siyonistler... Siz dünyayı başıboş mu zannediyordunuz? İşte biz buradayız... İşte, Çağlayan‘dayız...

Böyle bir miting görülmedi şimdiye kadar Çağlayan Meydanı‘nda... Böylesine yürek yangını görülmedi, insanlık vicdanında. Çağlayan Meydanı, hıncahınç dolu... Adım atmak mümkün değil, insan seli arasında. İnsanlar bir ağızdan yürek yangınlarını haykırıyorlar. İnsanlar, Siyonizmin Arz-ı Mev‘ud hesaplarıyla Filistin topraklarında yaptığı Müslüman katliamını, çoluk -çocuk- ihtiyar demeden, yerden gökten yağdırdığı ölümleri lanetliyorlar. Gökten bir ince yağmur yağıyor... Bir yandan insanlar çağlıyor, bir yandan gök bile insanlık için ağlıyor. Kürsüye çıkan her hatip, meydandaki kalabalığın öfke selini büyütüyor. Dalga dalga yayılıyor insanların dudaklarındaki öfke. Dalga dalga yayılıyor, küresel şeytanların suskunluğuna doğru. "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" düsturunu hatırlatıyor milyonlar... Herkes sussa biz susmayacağız. Dil ucuyla yapılan, gönülsüzce yapılan, zevahiri kurtarmak için yapılan protestoları da lanetliyoruz diye bağırıyor milyonlar. Bizi susturabileceklerini mi zannediyorlardı?

Cansuyu Genel Başkanı Mustafa Köylü, çıkıyor kürsüye "İsrail bütün gücüyle saldırıyor. Dünya, AB ve BM duruma kayıtsız kalıyor. Onlar susma görevini yerine getiriyor. Ya bizim Müslüman liderlerimiz ve Arap Şeyhlerimiz neden suskun? İsrail de bundan yüz bularak katliam üzerine katliam gerçekleştiriyor. Ey Müslümanlar ayağa" diyor... Meydan, hareketleniyor... Yumruklar savruluyor...

Memur Sen Başkanı Ahmet Gündoğdu ise, "Biz sustukça İsrail can üstüne can alıyor. Biz sustukça... İsrail daha da azıtıyor. Şimdi konuşma zamanı susmayalım ve haykıralım. Şimdi İsrail‘le mücadele edecek yeni bir çığır açmalıyız. Türkiye, yeni bir yol eşiğindedir. Türkiye, tarihe tanıklık edecek bir dış politika hamlesini gerçekleştirmelidir" diyor... Kürsüye çıkan her hatip, meydandaki insan selinin haykırışlarına paralel şekilde sesini yükselttiği için, adeta sesleri kısılacak noktaya geliyor... Meydanın değişik bölgelerinde Filistin için açılan hayır kermesi noktaları var... Kimisinde çay, kimisinde börek satılıyor... İnsanlar, ellerinden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyorlar... Kuruş kuruş biriktiriyorlar, kardeşlerimize atılan kurşun kurşun ölüme dur demek için var güçleriyle çabalıyorlar.

"Böl-parçala-yut"

TRT ekranlarında yaptığı Sınırlar Arasında programıyla, dünyanın bir çok bölgesinde yaşanan trajedileri ekranlara yansıtan, emperyalizmin hedeflerini ortaya koyan Banu Avar çıkıyor kürsüye. Avar, "Dünyada bir oyun oynanıyor. Bu oyun, böl, parçala ve yut olan emperyalizm oyunudur. Sadece Filistin‘de değil, Türkiye‘de de yaşanan budur, dünyanın her sorunlu bölgesinde yaşanan budur. Filistin‘e sahip çıkmak için, öncelikle emperyalizmin oyunlarını iyi analiz etmelisiniz. Üzerinizde oynanan oyunları iyi bilmelisiniz. Türkiye üzerinde oynanan oyunların bir parçası olan bu katliamlara suskun kalmamalısınız. Sizi kim temsil ediyor bir bakın, bunların İsrail ilişkilerine iyi irdeleyin. Derhal Konya‘da eğitilen İsrail pilotları dışarı atılmalı ve İsrail dostluk birlikleri bozulmalıdır" diyor.

Kurtulmuş‘u dinliyoruz

Kürsüye, bu muhteşem atmosferin oluşturulmasını sağlayan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş geliyor... Sloganlar... Sloganlar... Kurtulmuş, "Türkiye sıradan bir ülke değildir. Bir büyük medeniyetin birikiminin özetidir. O özetin ruhu da bugün burada Çağlayan Meydanındadır. Filistin‘in tapuları bizde midir? Tapuları bizdeyse, Filistin‘e kendi memleketimiz gibi sahip çıkmamız lazım. İstanbul gibi, Diyarbakır gibi, Bursa gibi sahip çıkmalıyız, çıkıyoruz. Filistin‘in tapularına sahip olan bir ülke olarak, iktidardan yüksek sesle konuşmasını ve icraat yapmasını bekliyoruz. BM, Avrupa Birliği susabilir. Amerika susabilir. Hatta zulme destek verebilirler. Ama insanların kalpleri burada, duaları burada" diyen Saadet Partisi Genel Başkanı Kurtulmuş "Filistin‘deki bebeklerin çığlıkları, dünyanın dört bir yanına yayıldı. Zalimler, doğurdukları bu kan denizinde boğulacaktır. Çünkü Gayretullaha dokunmuştur. Artık yeni bir dönem başlamıştır. Bugün, siyonizmin yıkılışa geçtiğinin işareti veriliyor. Ey Gazze halkı sabredin, direnin. Allah sizinledir zafer sizindir" diye konuştu.

Erbakan: Amerika İsrail‘e eyalet versin

Miting‘in sonunda Milli Görüş Lideri, 54. Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan katılıyor, telekonferans sistemiyle meydana... Meydan inim inim inliyor... Erbakan,. "1990‘da Rusya dağılıp, komünizm iflas edince, ABD‘nin tek kutup olmasını artık nihai zaferleri için yeterli gören ırkçı emperyalizm, şimdi 19 yıldan beri bir yandan Büyük İsrail‘i kurmak, diğer yandan da Fas‘tan Endonezya‘ya kadar 28 Müslüman ülkeyi kendi kontrolü altına alarak, İsrail‘in emniyetini sağlamak için 19 yıldan beri 20. Haçlı seferini yapmakta kesin ve kararlı adımlarla hedeflerine doğru yürümektedir. Sevr anlaşması, Osmanlının önüne Büyük İsrail‘i kurmak için konulmuştur. Fakat Anadolu‘nun inançlı evlatları buna müsaade etmediler. 5 yıl boyunca İstiklal Savaşımızı yaptık. Selçukluların ve Osmanlıların ahfadı olarak ırkçı emperyalizmin Büyük İsrail‘in bir parçası saydıkları Güneydoğu Anadolu‘muzu ve bütün yurdumuzu istilacı zalimlerden kurtardık. Fakat şimdi ırkçı emperyalizmin 1990‘dan sonraki yeni politikalarıyla BOP adı altında Büyük İsrail‘in kurulması ve onun emniyeti için Fas‘tan - Endonezya‘ya kadar 28 İslam Ülkesinin kontrol altına alınması ve bu meyanda Selçukluların, Osmanlıların mirasçısı, bağımsız bir devletin olmaması, yani Türkiye‘nin Olmaması hedefi yeniden ortaya konduğu içindir ki Afganistan ve Irak‘ın işgal olaylarını yaşadık. Ve bunu takiben İran, Suriye, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye‘nin ırkçı emperyalizmin kontrolü altına geçmesi için atılan adımları ve yapılan gayretli çalışmaları yaşıyoruz. Hedef İslam âlemi ve Türkiye‘dir. İşte ırkçı emperyalizmin bu gayeleri çerçevesinde ve arz ettiğimiz tarihi gelişmeler sonucunda bugünkü Filistin soykırımı ve katliamını yaşıyoruz" diyor..

Bebekler ölmesin

Herkes, kukla ABD‘nin Siyonist maşalarının katliamlarını ta ciğerinden gelen hınçla protesto ediyor. Yağmur yağıyor... Ama, çocuklu aileleri görüyorum. Minicik çocuklar, Gazze‘deki kardeşleri için ellerindeki bayrakları sallıyorlar. Miting alanında dolaşabildiğim noktalarda, insanlar, "Çek kardeşim, bizi de çek... Lanet olsun İsrail‘e" diye feryat ediyorlar.

Kürsüdeki hatip, Sezai Karakoç‘un muhteşem şiirini okuyor, ‘‘Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki, bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar, vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah‘ın gazabından kurtulamayacaklar.‘‘

Ey Muntakim olan Allah‘ım... Bizi intikamınla muzaffer eyle...

İndirin şemsiyeleri, Gazze‘de gökten bomba yağıyor

Yönetmen Gani Şavata‘nın, kürsüde gözyaşları içinde sesi kısıldı... "Ey Çağlayan Meydanını dolduranlar... Ey yağmur altında üzerlerinde şemsiyeler tutanlar. Kaldırın şemsiyelerinizi, Filistin‘de Gazze‘de insanların üzerine bomba yağarken, sizler burada şemsiyeler altında olmamalısınız" diye haykırdı Şavata... "Bu katliamı biz durduracağız. Sesimizi yükseltmenin zamanı gelmiştir ve durmadan haykıracağız... Haykıracağız" diye noktaladı konuşmasını Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Sadrettin Karaduman ise insanlık tarihinin bir dönüm noktasında olduğuna dikkat çekerek, "Dünya bu katliamı maç seyreder gibi kayıtsız kalıyor. ABD, BM ve AB de sadece seyrediyor. Müslüman ülkelerin dağınıklığı ise bizleri derinden yaralıyor. Dünyada ezilenlerin yüreği sizlersiniz" dedi.

Zulme karşı tek yürek

"Filistin halkı yalnız değildir", "Zulmü karşı tek yürek", "Siyonizm yenilecek, direnen Filistin kazanacak", "Ürkek değil, erkek liderlik", Bu ateş azıcık bizi de yaksa, Esir mi olurdu Mescid‘i Aksa", "Sessiz kalmıyoruz, zulmü, zalimleri lanetliyoruz" "Haysiyetsiz yaşamaktansa, şerefle şehadete hazırız", "Hamas‘a selam, direnişe devam", "Katil Siyonist, Filistin‘den defol", "Zulme karşı tek yürek, tek bilek", "Ey AKP, işbirliğinden vazgeç, ihaleleri iptal et, istifa et", "Mazlumlar ayağa kalkmadıkça, zalimler diz çökmez"... Miting alanında not aldığımız bazı pankartlar bunlar.

Biz buradayız işte!

Birkaç metre aralıklarla, ABD, İsrail bayrakları yakılıyor... Bush‘un kuklası yakılıyor... Küçük kızların elinde kızıl kana bulanmış temsili bebekler var... Yüreklerindeki acı, ellerinde tuttukları bebeklerle beraber büyüyor. Fotoğraf çektiğimi görünce, daha da hınçla bağırıyorlar. Yüzlerine yansıyan intikam duygusunu, tarif edebilmek çok zor...  İnsanlar hınçlarını, kalplerini dolduran buğzu haykırıyorlar, hançerelerini yırtarcasına... İnsanlar, insanlığın iflas ettiği Ortadoğu coğrafyasında, kan-gözyaşı ve bomba üzerinden menfaat devşirenlere, bu menfaat hesaplarına arka çıkanlara, dünyanın jandarması geçinen işbirlikçi Amerika‘ya, onların içerdeki işbirlikçilerine yüreklerindeki hıncı haykırıyorlar...  "Bir kötülük gördüğünde elinde düzelt, gücün yetmiyorsa dilinle düzelt, buna da gücün yetmiyorsa kalbinle buğzet"... Göstermelik efelenmelerle, göstermelik nafile diplomatik turlarla, zevahiri kurtardıklarını zannedenler değil, kukla liderler, sahte kabadayılar değil, bu milletin evlatları sahip çıktı yine insanlık dramına... Filistin‘e ve Müslüman kardeşlerine...  Ey Siyonistler... Siz dünyayı başıboş mu zannediyordunuz? İşte biz buradayız... İşte, Çağlayan‘dayız...

Mehmetçik Gazze‘ye

Kürsüye çıkan Hak-iş Başkanı Salim Uslu ise "Dünyanın çeşitli bölgelerinde savaştaki mağdur insanlara ulaşan Mehmetçik bugün Gazze‘ye gitmelidir" dedi. Uslu‘nun bu önerisi meydanda aynen yankı buldu... Meydan‘da "Mehmetçik Gazze‘ye" sloganları atılmaya başlandı...  Hamas temsilcisi Aram Bilal, bütün Türkiyeli kardeşlerim diyerek alanda toplananları selamladı ve şunları söylüyor: "Burada bugün bu kalabalığı gördükten sonra zaferin kesinlikle yakın olduğunu söylemek istiyorum. Bugün buradaki kalabalık ve coşku, Müslümanların birbirlerine olan inancını ve güvenini daha da bilemiştir. Müslümanların birbirine olan sevgisini, tek vücut olmasının gereğini ortaya koymuştur. Filistin‘de bir trajedi yaşanıyor. Filistin toprakları kan gölüne döndü.Siyonist çetelerin Gazze‘ye bomba attığı ikinci haftaya girdi. ABD ve Avrupa‘nın en büyük silahlarını kullanıyorlar. Ama yine de mücahitlere güçleri yetmiyor."

‘Amiral gemisi‘ İstanbul‘da battı

AFP Ajansı‘nın katılımcıların sayısını 700 bin, Emniyet‘in ise 200 bin kişi olarak açıkladığı Saadet Partisi‘nin Çağlayan‘daki Filistin Mitingi‘ni, kendini sürekli Türk medyasının amiral gemisi olarak tanımlayan Hürriyet Gazetesi görmedi. 10 kişinin bir araya gelip hayvan hakları için Taksim‘de yaptığı basın açıklamasını bile manşetlerine taşıyan Hürriyet Gazetesi‘nin 500‘den fazla Filistinliyi katleden İsrail‘i tel‘in mitingini görmezden gelmesi tepki çekti.

Hürriyet‘in bu tavrının "haber atlanması" olarak görülmesinin imkansızlığına dikkat çekilerek, açıkça kasıtlı olduğu ifade edildi. Hürriyet Gazetesi‘nin eskiden beri, İsrail‘in aleyhine olacak her türlü gelişmeyi ya görmezden geldiği ya da çok küçük şekilde geçiştirdiği kaydedildi.

Muhabir: Haber Merkezi