Aile & Yaşam

Ocak, Ekim, Aralık Dışında Türkçe Ay adı yok! Peki, diğer ay isimlerinin anlamı, kökeni nedir? İşte ayların dikkat çeken manaları

Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, ay isimleri hakkında bazı farklı ayrıntıları dile getirdi.

Abone Ol

Ayların kökenleri ve dikkat çeken hikâyeleri…

Bazı değerlendirmelere göre ayların kökeni hakkında şu satırlar ilginçtir;

Ocak: Öz Türkçe bir kelimedir. Evlerde ateş yakılan, yemek pişirilen ve ısınılan yer anlamına gelen "ocak"tan gelir.

Şubat: Süryanice kökenlidir. Tarımın yapılmadığı, dinlenme ayı anlamına gelen "şabat" kelimesinden evrilmiştir.

Mart: Antik Roma savaş tanrısı Mars'ın (Martius) adından gelir. Eski Roma'da yılın ilk ayıydı.

Nisan: Süryanice kökenlidir. Toprağın uyanmasını ve doğanın canlanmasını temsil eder.

Mayıs: Roma mitolojisinde bereket ve bahar tanrıçası olan Maia'dan gelir.

Haziran: Süryanice kökenlidir.

Temmuz: Süryanice ve Arapça kökenli bir isim olup, Babil takvimindeki Tammuz (Temmuz) ayından gelmektedir.

Ağustos: Adını Roma İmparatoru Augustus'tan alır.

Eylül: Süryanice kökenli bir kelimedir.

Ekim: Öz Türkçe bir kelimedir. Toprağın ekilme zamanı olduğu için bu ismi almıştır.

Kasım: Arapça kökenlidir. "Kısmak" veya "paylaştırmak" anlamlarından türetilmiş olup, kışın başlangıcını ifade eder.

Aralık: Öz Türkçe bir kelimedir. Yılın son ayı olmasından ve iki yılı birbirine bağlayan "ara" dönem olmasından esinlenilmiştir

HAZİRAN SÜRYANİCE NE ANLAMA GELİYOR?

Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, ay isimleri hakkında bazı farklı ayrıntıları şöyle dile getirdi;

“Aylarımızın adı malum: Ocak, Ekim, Aralık dışında Türkçe ay adı yok.

Şubat Şabat’dan galat, Aramice’de “dinlenme ayı” anlamına gelir.

Mart Martius, Marc’dan galat. Roma’nın savaş tanrısına bir gönderme.

Nisan İbranice, İbrani takviminin ilk ayı; Maia, Bahar, bereket, büyüme ve yağmur tanrıçası olarak kabul edilir. Hermes’in (Roma’da Mercury) annesidir. Zeus ile bir ilişkisinden Hermes doğmuştur.

Haziran, Temmuz Arapçaya Aramice, İbranice, Akkadca, Sümerce’den geçmiş, oradan Türkçeye geçmiş. Süryanice Dumuzi / Tammuz Bereket tanrısının adıdır.

Ağustos ay’ının kökeni şöyle: “Augustus” unvanı Latince’de “yüce, kutsal, ulu, tanrısal” anlamına gelir. Octavianus, MÖ 27’de bu unvanı aldıktan sonra “Imperator Caesar Divi Filius Augustus” adını kullandı. Divi Filius “Tanrı’nın oğlu” (Julius Caesar’ın evlat edinilmiş oğlu olduğu için Julius Caesar ölümünden sonra tanrı ilan edilmişti). MS 14’de ölümünden sonra Senato tarafından tanrı ilan edildi ve Divus Augustus / (Tanrısallaştırılmış Augustus) adı verildi. Böylece hem kral / imparator hem de tanrı statüsüne yükseldi. Roma’da imparator kültünün (imparatora tapınma) başlangıcı sayılır. Roma Senatosu, MÖ 8. yılında Sextilis adlı 6. ayı, imparatorun onuruna Augustus olarak değiştirdi. Bu ay “İmparator’un zafer ayı” olarak kabul edilir. Böylece Ağustos, bir “tanrı-kral”ın adını taşıyan, ona adanmış bir aydır. Yani biz de Tanrı kral Agustos’un zafer ayını kutluyoruz ve bu ayı ona adamış oluyoruz. Yani Hz. İsa’dan önce de İsrailoğulları haşa MÖ 538’de “Üzeyir Allah’ın oğlu dediler”. Böyle demelerinin sebebi, Babil sürgünü dönüşünde Hz. Üzeyir Tevrat hafızlarını toplayarak, eldeki sahifelerden yola çıkarak Tevrat’ı yeniden tedvin etti. Yahudiler de “Bunu ancak Tanrının ailelerinden, onun çocuklarından biri yapabilirdi” dediler. Augustus’a da (MÖ 23 Eylül 63 – 19 Agustos MS 14) “Tanrının oğlu” unvanı verilmişti. Kral’ın ailesi de “Tanrının ailesi” kabul ediliyordu. Bu bakış açısının Yahudiliğe nereden geçtiği bu örneklerden daha iyi anlaşılıyor.

Eylül İbranice “Elul” den geçti. Resmi yılın 12., Dini yılın 6. Ayı. “Yahudilikte tövbe ve muhasebe ay’ı” olarak kabul edilir.

Kasım Arapça bir kelime. Anlamı: “Bölen, ayıran, taksim eden” demektir. Bölen/ayıran anlamı 8 Kasım’dan Hızır-İlyas / Hıdırellez’e (6 Mayıs) kadar süren kış dönemi, diğer yarısı da Hızır günleri / yaz dönemi olarak adlandırıldığı için iki mevsimim ayrıldığı ay anlamına geliyor…”