ABD ve İsrail ortaklığında 28 Şubatta başlatılan savaşta İran, büyük bir direniş örneği sergilerken, etkili misillemeleriyle siyonist rejimi bozguna uğrattı.
Sonrasında ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın öne sürdüğü maddeleri kabul ederek gece saatlerinde ateşkesi kabul ettiğini açıkladı.
Bu açıklamadan saatler sonra İsrail Lübnan'a saldırı başlatırken sivil yaşam yerleri hedef alındı.
İsrail , sabaha karşı ilan edilen geçici ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını ileri sürerek soykırım yaptı.

İSRAİL LÜBNAN'DA SİVİLLERİ VURDU
İsrail ordusu, öğle saatlerinde hiçbir ön uyarı yapmaksızın Lübnan'ın başkenti Beyrut ile ülkenin doğu ve güney kesimlerine havadan ölüm yağdırdı. Yaklaşık 100 ayrı noktaya eş zamanlı düzenlenen ağır bombardıman, 2 Mart'taki şiddetli saldırıları bile geride bıraktı. Yıkımın bilançosu ise oldukça ağır. İlk belirlemelere göre 89 kişi hayatını kaybederken, en az 722 kişinin yaralandığı aktarıldı.
Lübnan Sağlık Bakanı Nasreddin'in yaptığı açıklamada, hastanelerin, acil yardım merkezlerinin ve ambulansların doğrudan hedef alındığına dikkat çekildi. Sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği ülkede, uluslararası ortaklardan acil cerrahi ekipman ile ilaç desteğine ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.
"ATEŞKES LÜBNAN'I KAPSAMIYOR"
Katliamın hemen ardından kameralar karşısına geçen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sergilediği soğukkanlı tavırla uluslararası topluma adeta meydan okudu. ABD Başkanı Donald Trump'ın 8 Nisan saat 01.30 sularında duyurduğu ateşkese atıfta bulunan Netanyahu'nun sözleri şok etkisi yarattı.
İsrail Başbakanı, "Trump'ın İran'la ateşkes imzalaması bizi şaşırtmadı. İran ile imzalanan geçici ateşkes Lübnan'ı kapsamayacak. Savaşa her an yeniden başlamaya hazırız. Parmağımız tetikte." diyerek barış çabalarına kapıyı sertçe kapattı. Sürecin ciddiyetini bozan bir diğer açıklama ise İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'den geldi. Zamir, her türlü fırsatı değerlendirerek Hizbullah'a yönelik operasyonların aralıksız süreceği bilgisini paylaştı.
BOĞAZ KAPATILDI, KÜRESEL TİCARET TEDİRGİN
Tel Aviv'in Lübnan hamlesi, bölgedeki kriz fay hatlarını anında harekete geçirdi. İsrail'in ateşkesi bozmasını gerekçe gösteren İran, küresel enerji piyasalarının can damarı olan stratejik Hürmüz Boğazı'nı petrol tankerlerinin geçişine durdurdu. Oysa Washington ile varılan uzlaşmanın en temel şartı, boğazın ulaşıma koşulsuz açık kalmasıydı.
15 GÜNLÜK KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI
Hatırlanacağı üzere, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırılar, Tahran'ın sert misillemeleriyle topyekün bir bölgesel savaşa evrilmişti. Gelinen son aşamada Trump, 2 haftalık ateşkesi ve İran'dan gelen 10 maddelik teklifi müzakere için "uygulanabilir bir temel" olarak gördüğünü kaydetmişti.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi cephesinden yapılan değerlendirmede ise savaştaki hedeflere ulaşıldığı vurgulandı. Nihai müzakerelerin en fazla 15 gün içinde Pakistan'ın başkenti İslamabad'da sonuçlandırılmasının hedeflendiği belirtildi. Türkiye, Pakistan ve Mısır'ın arabuluculuk için yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği sürerken, sahadan gelen kanlı haberler masadaki umutları saniye saniye eritiyor.





