“Yolda yürürken bir kâfir sizi çevirse ve ‘Müslüman mısın?’ diye sorsa ne hissedersiniz?” diyerek bitirmiştik, geçen haftaki yazımızı…
Öyle ya, Müslüman siması farklıdır; giyimi kuşamı, edebi ve hitabıyla da farklı olan Müslüman “ben Müslüman’ım” demese de Müslüman olduğunu her durumda hissettirir karşı tarafa…
“Kudüs’ün kapılarında boğulmak” bahsinden mülhem “ne hissedersiniz?” sorusunu sormuştuk…
Peygamber Efendimizin (S.A.V.) “gidin” dediği, ismini Hz Ömer’in verdiği, surlarını Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptığı kadim Kudüs’ün yedi kapısı var, sur içinden Mescid-i Aksa’ya açılan kapı sayısı ise 10…
Mescid-i Aksâ’nın bir kapısı Müslümanlara tamamen kapalı… Müslümanlar, Aksâ’nınMegâribe Kapısı’ndan hiçbir şekilde giriş çıkış yapamazlarken, bu kapıda ellerinde silahla 7/24 nöbet tutan İsrail askerleri sadece Yahudilerin Mescid-i Aksâ’ya girmelerine izin veriyor... Giriş; ama ne giriş… Bir sivil Yahudi’ye en az iki İsrail askeri eşlik edecek şekilde tertiplenen bu girişlerle Müslümanların mahremi çiğneniyor; haliyle bu ihlallere “giriş” değil, “baskın” demek çok daha doğru bir tanımlama olacaktır…
Mescid-i Aksâ’nın diğer dokuz kapısının anahtarları ise Müslümanlarda ve fakat kontrolü yine Yahudilerde… Her kapıda en az 7-8 İsrail askeri bekliyor…
Bakışlarıyla ve alaycı gülümsemeleriyle sizi tahrik eden elleri silahlı İsrail askerlerin sizi her an çevirip çantanızı araması ve “Müslüman mısın?” sorusunu sorması pek mümkün…
İlk kıblene, ikinci mescidine, üçüncü haremine ibadet maksadıyla giriş yapmak üzereyken, bir Yahudi askerinin “Müslüman mısın?” sorusuna muhatap olmak!.. Hele bir de üzerine, “Madem Müslümansın oku bakayım Fatiha’yı” telkinini bir Yahudi’den duymak, iman etmiş bir kalbi bedeninde taşıyan kişinin iliklerinin çekilmesine, bedenin soğumasına yol açmaz mı?
İşte nefessiz kalınan o an’a rağmen dik durmak; tıpkı kapılarında boğulan Kudüs gibi!..
Kadim Kudüs’ün yedi kapısından Megâribe, Davut ve Halil kapıları neredeyse Müslümanlardan arındırılmış durumda… Megâribe Kapısı, Yahudi mahallesine dönüştürülen Megâribe Mahallesi ve Mescid-i Aksâ’nınMegâribe Kapısı’na açılıyor… Sadece Kudüs ziyaretinde bulunan Müslümanlar Davut ve Halil kapılarını kullanıyorlar… Kadim Kudüs’ün Esbat, Sahire, Şam ve Cedid kapıları ise Müslümanların şehre giriş-çıkış yaptıkları kapılar… Ve bu kapılarda da yine tam teçhizatlı elleri tetikte bekleyen İsrail askerleri nöbet tutuyorlar, şehre giren Müslümanları kontrol etmek için!..
Bir şehir ki; temeline konulan ilk taşıyla, surlarıyla, kapılarıyla; ayetiyle, peygamberleriyle hadisleri ve dualarıyla Müslüman ve fakat boynu bükük boğuluyor!..
Ey Müslüman! Bugün modern dünyada nefes alamıyorsan, dön ve Kudüs’ün kapılarına bak…
Sebebi orada!..