Kültür-Sanat

Nabucco... Ne proje imiş ama!...

Nabucco... Ne proje imiş ama!...

Abone Ol

Nabucco Projesi‘nin Ankara‘da imzalanması sonrasında proje ile ilgili yorumlar artmaya başladı.

Yapılan yorumlarda projenin önemi ve büyüklüğünün yanında henüz kesinlik kazanmamış tarafları da vurgulanıyor.Zaman‘dan Fikret Ertan,‘Nabucco ve Hazar‘ın statüsü‘ başlıklı yazısında,  Nabucco‘nu başarılı olabilmesi için Hazar‘ın Statüsü ile ilgili problemlerin çözülmesi gerektiğinin altını çiziyor:

"(...) Anlaşma şüphesiz hem AB ve hem de Türkiye açısından son derece önemli. Ayrıca gelecekte Irak, Mısır, Suriye ve muhtemelen İran‘ın katılımlarıyla Ortadoğu açısından da önem kazanacak.(...)

Nabucco, bu boyutlarına ek olarak Hazar ülkelerini de projeye dahil ederek çeşitli olumlu etkilerde bulunacak. Bu bağlamda şüphesiz akla ilk gelen ülke Azerbaycan. Bu ülke, Nabucco‘nun hemen hemen kesinleşmiş ilk gaz tedarikçisi. Azerbaycan‘ı muhtemelen Türkmenistan takip edecek; zira bu ülke, son günlerde Nabucco‘yu desteklediğini, projeye katılacağını belirtmiş bulunuyor.

Azeri gazından sonra Türkmen gazı, Nabucco‘nun gaz kaynağı bakımından son derece önem taşıyor; çünkü diğer muhtemel kaynaklar olan Irak, Mısır ve İran‘ın durumları henüz netleşmiş değil. (...) Türkmen gazının Türkiye‘ye ulaşması için en uygun, en ekonomik yol Hazar Denizi‘nin altından geçecek Trans-Hazar hattı denen hat.

Bu hat ise Hazar‘ın hukukî statüsü konusundaki ihtilaftan dolayı bekleyip duruyor; çünkü taraflar bugüne kadar savundukları pozisyonlardan vazgeçmiş, herhangi bir uzlaşma zeminine girmiş değiller hâlâ.

İran, pozisyonu konusunda en ısrarlı, en inatçı taraf olarak ortada duruyor. Bugünün gerçeklerini bir türlü kabule yanaşmıyor ve hâlâ Hazar‘ın statüsü için Sovyetler Birliği ile 1921 ve 1940‘ta yaptığı paylaşım anlaşmasının esas alınmasını istiyor. (...)

Rusya‘ya gelince; bu ülke Hazar‘ın millî sektörler halinde paylaştırılması gerektiğini savunuyor. Bunun da kıyı uzunluklarını temel alan esaslara göre yapılmasını istiyor. (...)

Kısacası, Türkmenistan‘ın Nabucco‘ya katılması, Hazar‘ın hukukî statüsü ile yakından alakalı bir durum. Bu bakımdan gerek AB‘nin gerekse de Türkiye‘nin bu konuyla da ilgilenmesi, gerekirse taraflarla görüşmesi gerekiyor. (...)"

(Fikret Ertan/ Zaman)