Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, ekonomiye dair değerlendirmelerde bulunduğu açıklamasına ısrarla ve büyük bir kararlılıkla faizin üzerinde durmaya devam edeceğini vurgulayarak başladı.

''FAİZİN OLDUĞU YERDE SÖMÜRGECİLİK VARDIR, RANTİYE VARDIR''

Kurdaş, ''Ekonomiyi değerlendirirken faizsiz ekonomiyi değerlendirmemek olmaz. Düzelteyim, daha doğrusunu söyleyeyim; kötü ekonomiyi konuşuyorsanız, faiz mikrobunu konuşmadan olmaz. Çünkü faiz mikrobunun bulunduğu bir ekonomide millet için bir ekonomi inşa edilmesi mümkün değildir. Çünkü faizin olduğu yerde sömürgecilik vardır, rantiye vardır, ülkenin bütün varlıklarının vampir gibi emilmesi vardır.'' ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre AKP iktidarı döneminde yapılan faiz ödemelerinin 1,1 trilyon Türk Lirası olduğunu vurgulayan Kurdaş, bu paranın dolar olarak karşılığının 500 milyar 900 milyon dolar olduğunu belirtti.

''ALIN TERİMİZİN VE EMEĞİMİZİN BAŞKALARINA GİTTİĞİNİN GÖSTERGESİDİR''

Kurdaş, ''500 milyar 900 milyon doları şöyle bir düşündüğünüzde, yeniden bir ülke kuracak paradır. Bizim de sömürge haline dönüştürüldüğümüzün resmi belgesidir. Adeta alın terimizin ve emeğimizin başkalarına gittiğinin göstergesidir. Bu ekonomi bizim ekonomimiz mi, yoksa faiz düzeninin ekonomisi mi? Yorumu siz bırakıyorum'' sözleriyle vahim tablonun detaylarını paylaştı.

YAPILAN 3 AYLIK ÖDEME, BAZI BAKANLIKLARIN YILLIK BÜTÇESİNDEN BÜYÜK

Kur Korumalı Mevduat hesaplarıyla ilgili dikkat çekici tespitlerde bulunan Kurdaş, ''Güya bu sisteme geçilirken Türk Lirası'nı koruyacak ekonomik tedbirler alalım denildi. Nass denildi, faiz yok denildi. Besbelli faiz olmasına rağmen... Aralık ayında açılan hesaplar vardı. Eğer bu hesaplarda döviz karşılığında bir kayıp yaşanmışsa bu fark devlet tarafından yapılacaktı. Birkaç gün önce ilk ödemeler yapıldı ve bu hesaplara Hazine'den 13 milyar TL'lik ek ödeme yapıldı. Faizden elde ettikleri haksız kazanç üzerine, bir de bizim paramızdan ekstra 13 milyar TL daha bu hesaplara ödeme yapıldı.'' şeklinde konuştu.

Bazı bakanlıkların yıllık bütçelerinden örnekler veren Kurdaş, ''Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2022 yılı bütçesi 7,1 milyar TL, Dışişleri Bakanlığı'nın 7,48 milyar TL, Ticaret Bakanlığı'nn 8,4 milyar TL, İçişleri Bakanlığı'nın 14,7 milyar TL, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 14,8 milyar TL. Baktığınızda Kur Korumalı Mevduat hesaplarına ödenen 3 aylık döviz kuru farklarının 5 bakanlığın bütçesinden büyük ya da hemen hemen eşit olduğunu görüyoruz. Zaten faizden kazanan bu hesaplara, Hazine'nin bir de bu ödemeyi yaptığını görüyoruz.'' ifadelerini kullandı.

Kurdaş, ''Bu bakanlıklar dışında Milli Savunma Bakanlığı'nın yıllık bütçesi 80,4 milyar TL, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bütçesi ise 64,6 milyar TL. Bu iki bakanlığı özellikle seçtim. Kur Korumalı Mevduat sistemiyle 3 ayda ödenen para 13 milyar TL. Bunu ortalama kabul edip, her 3 ayda bu miktarın ödendiğini düşündüğünüzde ortaya bu 2 bakanlığın yıllık bütçesine yakın miktarlar çıkacak. Milli Savunma Bakanlığı'mızla ve yatırımlarımızla övünüyoruz ve bir savaş bölgesindeyiz. Gıda savaşlarından bahsediyoruz, tarım diyoruz ve gıdanın stratejik önemini anlatıyoruz ama 3 ay için Hazine'den ödenen para bu 2 bakanlığın yıllık bütçesi içerisinde ciddi bir orana tekabül ediyor. Ayrıca bu para İstanbul Büyükşehir Belediyesi bütçesinin yarısına denk geliyor. Yani hükümet 16 milyonluk bir şehre hizmet götürecek bir belediyenin bütçesinin yarısı, nass diyerek faizcilere aktardı.'' sözleriyle konuşmasını sürdürdü.

''ASIL MESELENİN FAİZ MİKROBU OLDUĞUNU GÖRELİM''

Örneklerini çeşitlendirerek devam eden Kurdaş, ''Çanakkale Köprüsü 2,5 milyar Euro'ya yapıldı, yani 40 milyar TL'ye. Bütçeden 2022 yılı için faize aktarılacak miktar 240 milyar TL. Hükümet, 6 adet Çanakkale Köprüsü'nü faize vermeyi kararlaştırdı. 2022 yılında tarıma verilecek destek 29 milyar TL olarak açıklandı. Bu da faize verilecek paranın, köylüye verilecek destekten 8 kat fazla olduğunu gösterir. O zaman tekrar hatırlatacağım. Son 18 yılda Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve AKP hükümeti faiz harcamalarına 1,1 milyar TL ödemiştir. Bu parayı döviz kuruyla hesapladığımız zaman 500 milyar 900 milyon TL'ye denk gelmektedir. Yeniden devlet kurulabilecek bir miktarı faiz olarak vermişiz. Lütfen düşünelim ve asıl meselenin faiz mikrobu olduğunu bilelim.'' ifadeleriyle sözlerini noktaladı.

Muhabir: Haber Merkezi