Olmak ve ölmek... Aralarında sadece zar/an farkı var... Eski yazıya vakıf olanlar anlayabilir; hayatla bağımız ‘kaf‘la ‘kef‘ mesabesindedir..

An dediğimiz zaman aralığının başlangıcında olmamız sonunda da olacağımızın garantisi sayılmaz... Kopar ip, ne olduğunu anlamadan savruluruz ve ‘ Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan, arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan geçerken‘ buluruz kendimizi.. Sevdiklerimiz, dostlarımız silinir belleğimizden.. Ve biz hayal oluruz onların gözünde.. Hayat sarkacında salınan insanın iç dünyasında neyin belirleyici olduğu sorusunun önümüze koyduğu farkındalık düğümü budur.. Az-çok bilinen fırtınalı siyasi geçmişinin, adının üzerine iliştirilen onlarca etiket ve hakkında düşülen yüzlerce dipnotun ötesinde, duygu ve sevgi insanı olarak tanıdığım Muhsin Yazıcıoğlu hayatın sırrını veren dokunuşla işaretlenmiş biriydi...  Kimsenin bendesi, militanı, adamı olmadı; kimseyi de o seviyeye itmedi... Kendini, kabullerini tartışılmaz doğru saymayan biriydi... 12 Eylül öncesi yaptığımız sohbetlerin neredeyse tamamında gençliğin yerli ve yabancı provokatif unsurların saldırısına maruz kaldığından yakınan; Mamak askeri cezaevinde dört yılı hücrede olmak üzere yedi seneyi aşan tutukluluğun ardından beraat kararıyla serbest kaldığında, herhalde geçmişi en sağlıklı değerlendiren kişiydi Yazıcıoğlu... Yanında, yakınında bulunmuş dostlarından başlayarak solda saf tutmuş lider konumundaki insanlara kadar pek çok kişiye Türkiye‘nin uluslararası bir komployla karşı karşıya olduğunu anlatmaya çalıştı.. Hiçbir zaman klasik siyasetçi tanımına uyan bir insan olmadı Muhsin Yazıcıoğlu.. Partisine puan kazandıracağını bildiği halde siyasetin kıyasıya rekabete dayanan kuralsız sert üslubundan hep uzak durdu.. Siyasette aradığı tek şey samimiyet ve nezaket ölçüleriydi. Rumelihisarı‘nda birlikte ettiğimiz kahvaltıdaki söyledikleri hâlâ hatırımda: ‘ Allah‘tan milletimize 12 Eylül öncesinin çatışma ortamını bir daha yaşatmamasını niyaz ediyorum. Ama yaşanan acıların bize o yıllarda sağdaki ve soldaki gençliğin samimiyetini unutturmamasını da..‘ İnsanın dostunu ebediyete uğurlaması zor... ‘Muhsin başkana Allah‘tan rahmet, ailesine, BBP camiasına, sevenlerine ve Sivas‘a sabır diliyorum.. (AVNİ ÖZGÜREL / RADİKAL)

Muhabir: Haber Merkezi