Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr Oya Akgönenç Giresun‘da "Milli Görüş Neden ve Niçin Var?" konulu konferans verdi.

Konferansa Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Tekbaş, Emekli Eğitimci-İş Adamı İsmail Derbeder, Bulancak İlçe Başkanı Ömer Öztürk, üyeler ve Milli Görüş camiası mensupları büyük ilgi gösterdi. "Milli Görüş‘ü doğru anlatmalıyız ve doğru anlamalıyız" diyen Akgönenç, "Milli Görüş bir fikir patlamasıdır. Milli Görüş bizim kendi örf, adet, din ve geleneklerimize dayanarak, tarihimizden güç alarak, istikbalimize bakmak ve ihtiyaç duyduğumuz gücü kendimizde bularak bu hamleyi yapma fikridir. Dik durmaktır. Başkalarından borç alarak değil, Milli Görüş kendimiz olmamızdır" dedi.

Belgeler elimizde

Milli Görüş akımının, Milli Kurtuluş savaşımızı yapan düşüncenin özündeki anlayışla aynı olduğunu söyleyen Akgönenç, "Şimdi bu düşünce hâkim olduğu müddetçe Türkiye güçlü olur ve yükselir. Türkiye‘nin güçlü olmasını istemeyenler her zaman Milli Görüş hareketini baltalamaya çalışmaktadır. Nitekim Refah ve Fazilet Partilerini kapattıkları zaman sudan sebeplerle hareket ettiler. Arkasından o olmadı, bu sefer AK Parti kurdurularak bir bölme hareketi başlatıldı. O zaman arkasında dış güçler vardı. Bundan emin olabilirsiniz, çünkü dokümanlar elimizde" şeklinde konuştu.

Bu ülkedeki fabrikalar nereye gitti

Akgönenç, "Eskiden hayli canlı olan hayvancılık oldukça zayıflamış durumda. Bu kadar başarılı olduğunu umut ettiğimiz iktidar neden hayvancılığa tam destek veremedi. Tarımda çok kötü durumdayız. Biz bundan beş, altı yıl öncesine kadar kendimize yeten beş ülkeden biriydik. Hatta dış ülkelere buğday gönderirdik. Şimdi ithal ediyoruz. Bu çizilen tozpembe tablonun arkasındakileri görmeye çalışın! Ortada bir gerçek var ki, söylemle uyuşmuyor. O kadar hayvan ve ekim nereye gitti? Bu fabrikalar nereye gitti?" diye sordu. Milli Görüşle olan büyük mücadelenin arkasında D-8‘ler yatıyor!" dedi.

Maalesef biz, ithalat cenneti bir ülke olduk

Fabrikaların çalışmamasına rağmen pazar tezgâhlarında her türlü ürünün satılmasının korkutucu boyutta olduğu belirten Akgönenç , "Her şeyi dışarıdan alır hale geldik. Maalesef biz, ithalat cenneti bir ülke olduk. Avrupa ve Amerika‘da ne satılıyorsa pazarlarımızda satılıyor. Ama ne gariptir ki hiçbirini biz üretmiyoruz. En kaba yaptığımız iş, dışarıdan gelen parçaların montajını yapmak. Sonuç olarak sekiz sene içinde dış borçlarımız tam altı misli katlandı. Tabi bunlar göze görünmeyenler. Ortada sıcak para var. Ama bu sıcak para, yani üretime dayanmayan para yabancının getirip bizim borsaya bıraktığı, sonrada kaymağıyla alıp götürdüğü para. Yarın bir sıkıntı, bir kriz olduğu, bir ambargo yaşandığı zaman ne yapacağız? Eski fabrikaların enkazına gidip yeniden çalıştırmaya mı çalışacağız?" sorusunu yöneltti.

Füze kalkanında Avrupa kurtulacak diye biz zarar göreceğiz

Füze kalkanındaki başka bir tehlikeye de dikkat çeken Akgönenç, "İran‘dan füzeler ateşlenirse şayet, ülkemizden onları etkisiz hale getirecek füzeler de otomatik harekete geçecek. İki füze, Türkiye topraklarında buluşacak. Başlıkta yer alan bütün tehlikeli silahlar, maddeler bizim topraklarımıza saçılacak. Yani Avrupa kurtulacak diye biz zarar göreceğiz." diye konuştu.

Bölgede çok hassas bir oyun oynandığını vurgulayan Akgönenç, "Bu oyunlar için çeşitli planlar yapılıyor. Bölgede savaş çıkartarak bir şey elde etmek isteniyor. Bu nedenle bizim bir an önce gerekli tedbirleri almamız gerekiyor. Bizim füze kalkanına ihtiyacımız yok. Çünkü kimse ile kavgamız yok. Avrupa kurtulacak diye de biz sıkıntıya giremeyiz. Buna evet derken muhtemel zararları iyi saptanmalıdır" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi