Tavus kuşu tüyü, yengeç bacağı, iğne, levrek pulu, kibrit, elma çekirdeği, böcek kanadı, fıstık, kabak çekirdeği gibi nesnelerin üzerine İstanbul‘un tarihi yerlerini resmeden mikro art sanatçısı Hasan Kale, saç teline İstanbul panoramasını işleyecek. Böceğin bir kanadına Galata Kulesi‘ni, diğer kanadına Süleymaniye Camii‘ni sığdıran Kale, yaptığı açıklamada, farklı objelerde İstanbul‘u anlatmaya devam ettiğini söyledi. Kale, bu sanatla 15 yıldır uğraştığını belirterek, yaptığı çalışmanın okullarda bir dersinin ya da eğitiminin bulunmadığını kaydetti. Şu ana kadar 200‘e yakın obje üzerinde çalıştığını aktaran Kale; "200 farklı objeden söz ediyorum. Dünyada ve Türkiye‘de böyle bir şey yok.
Resme ilgi duyanlarda hem farklılık, hem de farkındalık oluşturmak amacıyla çalışmalarıma devam ediyorum. Bu yürek işi. Bu aslında bir aşk. Tavus kuşu tüyü üzerine İstanbul‘da bir cami ve kuş, divit ucuna cami ve kayıklar, yengeç bacağına İstanbul panoraması, büyük bir böceğin sol kanadına Galata Kulesi, sağ kanadına Süleymaniye Camii‘ni çizdim. Çivi üzerine İstanbul manzarası ve kayık, eski bir paraya da Ayasofya‘yı resmettim" diye konuştu. Kale, üzerinde çalıştığı nesneler arasında kibrit çöpleri, bulgur taneleri, elma çekirdekleri, balıkgözleri, iğne, salyangoz, gitar, erişte ve makarnaların da yer aldığını dile getirerek, İtalyanların büyük makarnalarının Türkiye‘de olmadığını, bu nedenle İtalya‘dan makarna getirttiğini kaydetti. Hasan Kale, yıllar önce "ne kadar ince çizgiler çizilebileceği" konusuna kafa yorduğunu anlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "15 yıl önce ne kadar ince çizgiler çizdiğimi görebildiğim andan itibaren kafama takılan ‘ne kadar küçük nesneye resim yapabilirim?‘ sorusuydu. İki seçeneğim vardı. Biri oturup yapıp, cevap vermekti. Diğeri de uzun yıllar bu soruyla yaşayabilmekti. Ben cevap verdim. İyi mi yaptım, kötü mü yaptım, bilmiyorum.
Üzerinde çalıştığım nesneler gittikçe küçülecek. Önümdeki projelerden biri, bir saç teline İstanbul panoraması çizmek. Saç teli projesini mikroskopla yapacağım. Şu ana kadar yaptığım eserlerde mikroskop ve büyüteç kullanmadım. Hedefler ve projeler bitmiyor. Ne kadar üretken olursanız, ne kadar çok şey yaparsanız, o kadar yeni şeyler için yer açıyorsunuz ve onlara bir kapı aralıyorsunuz" dedi. Kale, çok emek isteyen ve zor bir sanatla uğraştığını, yaptığı işi mikro art sanatı olarak nitelendirdiğini anlatarak, şunları kaydetti: "Anlatımı olan, konuşturma dilini başlatan bir sanattır. Farklı olduğu için, akılda kalıcı olduğu için konuşturuyor. Ben her ufak objeye bir şeyler çizmeye başladığım andan itibaren onun üzerine ne çiziyorsam aslında onu büyütüyorum. Konuşturarak büyütüyorum.
Anlatım ve ifade biçimi olarak konuşturuyorum. Boyayı damlattığınız andan itibaren yapraklar kanatlar bir anda buruşmaya başlıyor. Kuruması ve tekrar eski haline gelmesi zaman alıyor. Özel bir sistem kullanılıyor. Boyalar özel hazırlanıyor. Bazılarında yağlı boya kullanılır, bazılarında farklı boyalar kullanılır. Hangi boyayı kullanırsanız kullanın, bu eserler disipline edilmiş bir elin buraya aktarımıdır" diye konuştu.