Günümüzde adeta sadece bir eğlence aracı olarak kullanılmakta olan ekran avantajı özelde kültürel ve dini hassasiyetlerin korunmasında önemli bir işlev üstlenmekte. Bunları anlatırken şu sıralarda TV5 ekranlarında bir aydır yapmakta olduğumuz Dekorart programını gündeme getirmek istiyorum. Eyüpsultan daki Modesa Mobilyacılar Merkezi ile yapılan işbirliği ile arzu eden kişilerin televizyonu arayarak evleri dekore edilmekte, oturma grupları yemek odası, yatak odası, danışman içmimarın eşliğinde yeniden düzenlenmekte. Bir ay gibi kısa bir zaman olmasına rağmen gelişen yoğun ilgi hem program açısından hem de sektördeki hizmetin canlanmasına katkıda bulunmakta. Gerçi bu formattaki programlar BBC ve RTL gibi yabancı ekranlarda da sıkça görülmekte ama bu da ekranların bu hizmette de önemli rol oynayabildiğini kanıtlamakta. Peki neden şimdiye kadar sadece eğlence ağırlıklı kullanılan ekranlar bu tarz yerli sanayi gibi, ticaret gibi, üretim gibi alanlarda işlev görmemiş derseniz. Zararın neresinden dönersek kârdır deyip biz de bu çalışmalara devam deriz.
Nisan 1 şakası
Kelime ve kavramlar aynı zamanda bir kültürü taşımaktalar kullanan insanlarca... Bayram denildiğinde ne anlamaktayız Bunun dünya dili İngilizce deki karşılığı fest, festival mı yoksa holiday mi diye düşünürsek... Holy yani kutsal, kutlu, mübarek anlamlarını karşılıyor. Biz de iki tane asli bayram var. Kurban ve Ramazan... Holiday... diğer bayramlar acaba tatil günü mü yoksa bayram mı Ya da dinin vazettiği bu iki kutsal bayram yanısıra resmiyetin koyduğu bayramlar mevcut. Cumhuriyet bayramı, Çocuk bayramı, gençlik bayramı gibi. Bir de diğer tüketime endeksli zorlama bayramlar var. Sevgililer bayramı, çiçek bayramı vs. Bir de günler var. Dünya sigara içmeme günü, tv seyretmeme günü ve Nisan ayının ilk günündeki April Fools Day den alınma bizde Nisan Bir Şakası denilen Dünya Aptallar Günü . Evet bugün Nisan 1. Çevrenizde size yaklaşan bir malınızı, eşyanızı alarak şakalayabilir. Ya da herhangi bir konuda ciddi bir husus varmış gibi sunum yaparak işi şakayla noktalayabilir. Ama bu işlerin bir de ciddi boyutu var ki bugünlerde kutlamaya başladığımız Kainatın Efendisi nin hayatında özelde çocuklarla genelde büyüklerle yaptığı şakalarda hep memnuniyet verici hoşca şakalarda hiç aldatmaca ve yalan olmadığı görülmüş ve hiç kimseye incitici, rencide edici şaka yapmadığı görülmüştür.
Kutlu Doğum
Her şerde bir hayır vardır ilkesiyle Danimarka daki karikatür densizliğinin ardından bu yıl daha fazla çalışma gayretiyle değerlerimize sahiplenme arzusu kamçılanmış oldu. Özellikle Peygamber Efendimiz hakkında onu daha çok tanımak ve tanıdıkça sevmek ve sevdikçe de daha çok benimsemek yolunda ümmet şuurlanmasında ziyadeleşme sözkonusu oldu. Bu seneki Kutlu Doğum haftasına daha yoğun program ve hazırlıklarla ilginin çokluğu da buna delalet etmekte. Sivil kuruluş ve dernekler, belediyeler şimdiden hazırlıklarını yaptılar. Müftülüklerle de işbirliği ile daha ciddi bir şekilde konu ele alınarak resmi-sivil bağlamda daha geniş kapsamlı program akışları yapılmakta. Benim dikkatimi çeken bir husus da genel bir program yerine Efendimizi farklı boyutlarda tanımak adına kadınlara düzenlenen bir eş olarak Hz. Muhammed , erkekler için, bir aile reisi, bir idareci, bir kumandan, bir işadamı olarak Hz. Muhammed , çocuklar için ise bir baba olarak Hz. Muhammed gibi farklı konularda çalışmalar yapılmakta. Yurtdışında nasipse bu programlar için 5 Nisan da Belçika dan başlayarak, 7-8 Nisan Frankfurt, 9 Nisan Düsseldorf ve 10 Nisan da Brüksel deki Kitap ve Peygamber dostlarıyla buluşacağız inşallah