Gündem

Mazeret değil iş üretin...

Mazeret değil iş üretin...

Abone Ol

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, millet adına sorumluluk ve görev üstlenen kişi ve kurumların görevlerini dört dörtlük yapmaları gerektiğini belirterek, "Milletimizin yargı ve adalet konusunda mazeret üretmeye tahammülü yok" dedi.

Meclis Başkanı Şahin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Parlamento Muhabirleri Derneği‘ni ziyaret etti. Ziyarette gazetecilerin sorularını cevaplayan Şahin, tutukluluk süreleri konusunda yapılan düzenlemenin ardından yaşanan tahliyelerle ilgili tartışmalara ilişkin soruları cevapladı.

Şahin, adalet en yüce değer olduğunu belirten Şahin, adaleti gerçekleştirecek olanların da bağımsız yargı organları olduğunu vurguladı. Yargı alanında yaşanan sorunların bir tartışma konusu olmasından üzünt¸ duyduğunu ifade eden Şahin, "Ancak şunu da ifade edeyim. Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz. Millet adına sorumluluk ve görev üstlenmiş olan kişi ve kurumların görevlerini dört dörtlük yapmaları gerekir. Milletimizin mazeret üretmeye, özellikle yargı ve adalet konusunda tahammülü olmadığı kanaatindeyim. Bu ifadeleri kimseyi suçlamak için söylemiyorum. Bu alanla ilgili kimler sorumluysa birlikte hareket etmeli ve bu tahliyeler sebebiyle kamuda meydana gelen bu tepkileri bir an önce dindirerek gerekli tedbiri almalıdır. 2010 yılını geride bıraktık. Sanıyorum 15 bine yakın dosya zaman aşımı nedeniyle düştü. Böyle giderse önümüzdeki yıl 20 bin olur, daha sonraki yıl daha farklı rakamlara çıkar" değerlendirmesini yaptı. Şahin, yaşanan gelişmelerden Yargıtay‘ın ve hükümetin ne kadar sorumlu olduğunun sorulması üzerine şöyle konuştu:

"Kim haklı, kim haksızı araştırmaya çalışırsak asıl sorunu çözmekten uzaklaşırız. Asıl sorun bir takım tahliyelerin kamu vicdanında oluşturduğu rahatsızlıktır. Tahliye edilenlerin kimi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına yerel mahkemelerce çarptırılmıştır. 10 yıllık süre içinde bu dosyalar kesinleşmediği için bu durumla karşı karşıyayız. O halde bana göre, hukukçu kimliğimle de ifade ediyorum, bu dosyaları biran önce herhalde mümkündür. Biran önce görüşüp, bunları kesinleştirme şartları varsa kesinleştirip, eğer tahliye edilmiş olan kişilerle ilgili karar onanırsa bunların tekrar tutuklanması keyfiyetidir. Birbirimizi suçlayarak bu sorunu çözemeyiz. Şu haklıydı, bu haksızcı. Bunlar sorunu çözmüyor."

Şahin, ‘Yargı cephesinde bir ihmal olduğunu düşünüyor musunuz?‘ sorusu üzerine bir suçlama ortaya koyması halinde daha önce söyledikleriyle çelişeceğini belirtti. Şahin, böyle bir çelişkiye düşmek istemediğini belirterek, "Ben suçlu aramıyorum, çözüm arıyorum" dedi.

El birliğiyle yargı reformu

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, el birliğiyle köklü bir yargı reformunun ihtiyaç olduğunu söyledi. Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da cevaplayan Gül, tutukluluk süresi ve tahliyelerle ilgili tartışmalara ilişkin değerlendirmesinde köklü bir yargı reformuna ihtiyacı olduğunu başından beri söylediğini vurguladı. Buna herkesin katıldığını dile getiren Gül, yargı reformu deyince yargılamanın hızlandırılması, hakim ve savcıların ihtiyaçlarının karşılanması, yargının daha modernleşmesi gibi bütün bunların içine girdiğini söyledi. Yargı reformu yapılmayınca birçok haksızlık ve yanlışlıkların ortaya çıktığının altını çizen Gül, el birliği içinde reformun yapılması gerektiğini belirtti. Tutuklu sayısının hükümlü sayısından fazla olduğunu ve bunun Türkiye‘ye yakışmadığını dile getiren Gül, yargılamanın uzamasının ise çok büyük haksızlığa neden olduğunu kaydetti. Gül, bunların çözülmesi için elbirliğiyle köklü bir yargı reformu gerektiğini ifade etti.