Kültür-Sanat

Maskeleri düşenler...

Maskeleri düşenler...

Abone Ol

Bu saatten sonra hiçbir kimse BDP‘nin statükonun partisi olmadığını iddia edemez. BDP‘lilerin AK Parti‘ye yüklenerek "siz kendi partinize sahip çıkamıyorsunuz, sonra da günahı bizim boynumuza atıyorsunuz" gibi bir mazeretin arkasına sığınmasını hiç kimse inandırıcı bulmuyor. Bu partinin, MHP ve CHP ile el ele verip statükonun değişmemesi için birlikte hareket etmesini tarih de, seçim sandığı da asla unutmayacak.

Her kritik eşikte PKK‘nın devreye girmesi gibi BDP de Türkiye‘deki derin statükonun yaşaması için devreye girmiştir. BDP, Kürtleri kandıran bir rejim partisinden başka bir şey olmadığını bütün dünyaya göstermiştir. Türkiye, çirkin bir oyunun pençesinde ve maalesef bunu bir türlü kıramıyor. Her kritik eşikte şehit haberleri geliyor. 25 yılda asker hiçbir strateji değişikliği, hiçbir savunma ve hücum değişikliği yapmadan karakol baskınları yiyor, mayın saldırısına maruz kalıyor ve sürekli şehit veriyor. Kimse askere ‘bunu bir açıkla‘ demiyor. Şehit verdikçe MHP oylarını artırıyor, şehit verilen yerlere devlet baskıyı artırdıkça da BDP oylarını artırıyor. PKK ne uzuyor ne kısalıyor. Ne zaman derin statükonun ihtiyacı olsa ortaya çıkıyor ve eylemlerini yoğunlaştırıyor. 22 Temmuz 2007 seçimlerinden önce de eylemlerini sürekli artırmıştı. Şimdi darbe anayasasının değiştirilmesi gündeme geldi. Reformlar Meclis‘te görüşülürken, bu süreçte yine PKK eylemlerinin ardı arkası kesilmiyor.

Bugün her şey ayan beyan ortaya çıkmıştır ki, PKK ve BDP ‘Kürtlere devlet baskısı olabilsin‘ diye derin statüko tarafından kurulmuş organizasyonlardan başka bir şey değildir. Anayasa oylaması da BDP‘nin bu maskesini düşürmüş ve gerçek kimliğini göstermiştir.