Mahmut Arıkan, TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada özellikle dış politika başlıklarında sert mesajlar verdi.
Konuşmasının öne çıkan kısmında, Amerika Birleşik Devletleri’ni ağır şekilde eleştiren Arıkan, ABD’nin küresel krizlerin ve çatışmaların baş aktörlerinden biri olduğunu savundu. 2026 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak olan ABD’nin bu organizasyonu düzenlemesini “kabul edilemez” olarak nitelendirerek, vicdan sahibi ülkeleri ABD’ye karşı boykota çağırdı.
İran meselesinde ise dikkat çeken uyarılarda bulundu. İran’a yönelik olası bir ABD kara saldırısının büyük sonuçlar doğuracağını belirten Arıkan, Türkiye’nin bu tür bir operasyonda kesinlikle yer almaması gerektiğini vurguladı. Böyle bir durumda ABD’nin “büyük bir hezimet yaşayacağını” ifade etti.Arıkan ayrıca Türkiye’nin İran’a karşı net bir duruş sergilemesi gerektiğini söyleyerek, en azından insani yardım koridoru açılması çağrısı yaptı. İran’daki gelişmeleri sadece komşu bir ülkenin meselesi olarak değil, “ortak tarih ve kaderin bir parçası” olarak değerlendirdi.
İşte Mahmut Arıkan'ın grup toplantısında yaptığı konuşma
Muhterem Genel Başkanlarım, Kıymetli Milletvekillerimiz, Partilerimizin değerli yöneticileri,
Değerli misafirler, ekranları başında bizleri izleyen değerli vatandaşlarımız;Yeni Yol Meclis Grubumuzun grup toplantısına hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Sözlerimin hemen başında, dün akşam Kosova karşısında tarihi bir galibiyet alarak göğsümüzü kabartan A Milli Futbol Takımımızı yürekten tebrik ediyorum. Sahaya yansıyan milli ruh ve sergilenen takım oyunu, özlediğimiz başarıyı beraberinde getirdi.
Haziran 2026’da başlayacak Dünya Kupası’nın Kanada, Meksika ve ABD ev sahipliğinde düzenlenecek olması, sporun barış misyonunu yeniden tartışmaya açmaktadır. Ancak dünyanın en büyük haydut devleti ABD’nin spor maskesi altında barışa katkı sunması mümkün değildir!
24 yıl aradan sonra Dünya Kupası’na katılma başarımız büyük önem taşımaktadır, fakat insanlık boyutu göz ardı edilemez. Hiçbir kupa, bir çocuğun dökülen bir damla kanından daha değerli olamaz.
ABD’YE TEPKİ VE BOYKOT ÇAĞRISI
Yakın tarihimizin en büyük yıkımlarında imzası bulunan ABD’nin bu organizasyona ev sahipliği kabul edilemez.
Türkiye başta olmak üzere vicdan sahibi ülkeler, ABD’nin ev sahipliğinden men edilmesi için harekete geçmelidir.
Nasıl ki Rusya Ukrayna sebebiyle spor organizasyonlarından çıkarıldıysa, ABD de Gazze’deki katliamlara verdiği destek nedeniyle aynı muameleye tabi tutulmalıdır.Bu hem insani hem hukuki bir gerekliliktir.
İRAN GERİLİMİ VE TÜRKİYE’NİN DURUŞU
Bugün ABD’nin İran’a yönelik yeni bir kara saldırısı planladığı konuşulmaktadır.
Türkiye hiçbir bahane, hiçbir baskı ve hiçbir “stratejik ortaklık” masalıyla bu kirli planın parçası olmamalıdır!
Sözde İran kaynaklı balistik tehdit söylemleriyle kamuoyu yönlendirilmekte, ancak hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamaktadır.
Bir ülkenin güvenliği başkalarının garantisine bırakılamaz!
NATO, ÜSLER VE MİLLİ EGEMENLİK TEPKİSİ
İstanbul Boğazı’nda NATO Deniz Unsur Komutanlığı kurulması ve güneyde yeni NATO karargâhları planlanması ciddi endişe doğurmaktadır.
Türkiye NATO üyesidir ama NATO’nun ülkesi değildir!
Kürecik radar sistemi üzerinden yapılan iş birlikleri de sorgulanmalıdır.
İsrail’in Demir Kubbesini geliştiren firma ile Kürecik sisteminin aynı olması tesadüf değildir!Ülkenin tapusunu NATO’ya mı verdiniz? sorusu artık milletin ortak sorusudur.
İRAN’A YARDIM ÇAĞRISI VE TARİHİ KARDEŞLİK
İran’da yaşananlar yalnızca bir komşu ülkenin sorunu değildir.
Biz İran ile sadece komşu değiliz; aynı tarihin, aynı kaderin insanlarıyız!
Çanakkale’de Tebrizli, Meşhedli şehitlerimizin varlığı bu kardeşliğin en açık göstergesidir.
Bu nedenle çağrımız nettir:
Türkiye derhal İran’a insani yardım koridoru açmalıdır!
- Van’da lojistik üs kurulmalı
- Kızılay ve AFAD koordinasyon sağlamalı
- Tıbbi destek ve arama kurtarma ekipleri sevk edilmelidir
Sınırlar haritada çizilir, vicdanın sınırı olmaz!
EKONOMİK KRİZ, TARIM VE MİLLETİN GERÇEK GÜNDEMİ
Türkiye’nin gerçek gündemi; geçim derdi, ekonomik baskılar ve hayat pahalılığıdır.
İnegöl ve Kocaeli ziyaretlerinde görüldüğü üzere:
- İşletmeler ayakta kalma mücadelesi veriyor
- Vergi ve SGK borçları katlanmış durumda
- İhracatçılar haksız cezalarla karşı karşıya
Aynı şekilde tarımda da kriz derinleşiyor:
- Patlıcan 190 TL, domates 134 TL
- En büyük banknotla 1 kilo biber alınamıyor!
Türkiye’nin bir tarım politikası yok!
Fındıkta ise üretici eziliyor:
- Fiyatlar 350 TL’den 180 TL’ye düştü
- Üretici korunmuyor, piyasa baskılanıyor
En az 300 TL taban fiyat açıklanmalı ve üretici korunmalıdır.
SİSTEM ELEŞTİRİSİ VE “ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT” VURGUSU
Türkiye bugün sadece ekonomik değil, ahlaki bir kriz de yaşamaktadır.
Belediyelerde ve kamu kurumlarında ortaya çıkan skandallar,
çürümüş sistemin kaçınılmaz sonucudur.Tapu sızınca devlet gibi, görüntü sızınca seyirci gibi davranılmaz!
İktidarın 5G’si:
- Güç zehirlenmesi
- Görevi ihmal
- Güveni istismar
- Gündemi değiştirme
- Geçimi unutturma
Bizim 5G’miz ise:
Güler yüz, Güven, Gayret, Gelişim ve Gerçekliktir.Son sözümüz nettir:
KURULMUŞ OLAN BU ÇÜRÜMÜŞ SİSTEM ARTIK TÜRKİYE’Yİ TAŞIMIYOR!
Bu sistemle;
- Adalet sağlanamaz
- Eğitim düzelmez
- Ekonomi toparlanmaz
- Toplumsal güven yeniden inşa edilemez
ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT DEMEYEN TÜM SİSTEMLER ÇÜRÜMEYE MAHKUMDUR!
Hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.


