İsrail’in Lübnan topraklarına yönelik saldırıları sürerken, bölgeden gelen görüntüler direnişin rengini ve birliğini tüm dünyaya ilan ediyor. Güney Lübnan’da işgal güçlerine karşı en ön safta çarpışan iki Filistinli genç, İbrahim Halayili ve Huzeyfe Ganâyîmî’nin şehadet haberi, İslam dünyasındaki mezhep ayrılığı senaryolarını altüst etti. Sünni ve Şii unsurların omuz omuza verdiği bu mücadele, sadece bir toprak savunması değil, aynı zamanda bölgesel bir dayanışma sembolüne dönüştü. Şehitlerin naaşları, Lübnan’daki Filistinli mültecilerin hafızası olan Şatilla Kampı’nda düzenlenen mahşeri bir törenle ebediyete uğurlandı.
ŞEHADET HABERLERİ KAMPA ULAŞTI
İbrahim ve Huzeyfe’nin şehadet haberinin kampa ulaşmasıyla birlikte sokaklar adeta buz kesti, ardından yerini büyük bir öfke ve gurura bıraktı. Binlerce Filistinli mültecinin katıldığı törenlerde tekbirler susmadı, işgal karşıtı sloganlar Beyrut semalarında yankılandı. Gösteri yürüyüşüne katılan binlerce kişi, genç mücahitlerin intikamının alınacağı vurgusunu yaparken, kamptaki atmosfer "vatandaşın gözü cephede" dedirten bir kararlılığa büründü. Mezhep tartışmalarının yerine direniş saflarının konuşulduğu bu süreçte, iki gencin hikayesi ise yürekleri dağladı.
EBU UBEYDE’NİN KARDEŞİNDEN DUYGULANDIRAN PAYLAŞIM
Direnişin sembol isimlerinden Ebu Ubeyde’nin (Huzeyfe el-Kahlût) kardeşi Useyd Semir Abdullah, bu iki gencin hayat serüvenine dair çarpıcı detaylar paylaştı. Abdullah, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, gençlerin şehadetlerini tebrik ederek bu yürüyüşün kutsallığına dikkat çekti. Şehitlerin çocukluklarından beri direnişin içinde büyüdüğünü kaydeden Abdullah, bu fedakarlığın karşılıksız kalmayacağını ifade etti. Lübnan sathında yayılan bu birliktelik ruhunun, işgalci güçlerin bölgedeki planlarını sekteye uğrattığı bizzat direniş kaynakları tarafından aktarıldı.

YERMUK’TAN ŞATİLLA’YA UZANAN HİCRET VE DİRENİŞ
Şehit düşen İbrahim ve Huzeyfe’nin hayat hikayesi, aslında Filistin davasının sürgün ve direniş dolu tarihinin bir özeti niteliğinde. Suriye’deki Yermuk Kampı’nda dünyaya gözlerini açan bu iki genç, savaşın ve yokluğun ortasında Lübnan’daki Şatilla Kampı’na hicret etmek zorunda kalmışlardı. Ancak sığındıkları bu yeni kampta da sessiz kalmayı reddederek direniş saflarına katıldılar. Güney Lübnan’ın sarp coğrafyasında İsrail ordusuna karşı göğüs göğüse savaşırken şehadete eren gençlerin cenaze töreninde, "Müslümanlar tek yürek" mesajı verildi.





