Eskiden evlerin bereket kaynağı, tüten ocaklardı. "Ocağın tütsün" duası, bir ailenin en büyük zenginliği sayılırdı. Ancak günümüzde mutfakların yerini sipariş uygulamaları, annenin el lezzetinin yerini ise kimin, hangi halde pişirdiği belli olmayan paketler aldı. Toplumun kanayan bu yarasına neşter vuruldu, sofradaki tehlikenin görünmeyen yüzü gözler önüne serildi.

"OCAK" KAVRAMI TARİHE KARIŞIYOR

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, evlerdeki değişimi ve bunun aile yapısı üzerindeki tahribatını çarpıcı ifadelerle anlattı. Yemeğin artık mutfakta pişmek yerine motosiklet kuryelerle kapıya taşındığına işaret edildi. Evin bir diğer adının "ocak" olduğu hatırlatılarak, bu kültürün kaybolmasıyla birlikte kadının da asli hüviyetinden uzaklaştığı belirtildi.

Hocaefendi, bu durumun sadece bugünü değil, geleceği de tehdit ettiğini vurguladı. Evde yemek pişmediğini gören çocukların, bu durumu normalleştirerek kendi hayatlarında da aynısını tatbik edecekleri ve nesiller boyu sürecek bir kopuşun yaşanacağı kaydedildi.

PİŞİRENİN HALİ YEMEĞE SİRAYET EDİYOR

Meselenin sadece karın doyurmak olmadığının altı çizildi. Dışarıdan gelen yemeklerdeki en büyük riskin "manevi hijyen" olduğu ifade edildi. "Pişiren besmeleyle mi pişiriyor? Abdestli mi, guslü var mı? İman hassasiyeti ne durumda?" sorularını yönelten Topbaş Hocaefendi, aşçının ruhi durumunun pişen yemeğe, oradan da o yemeği yiyen insana geçtiğini belirtti. Yemeğin maddi gücünün yanında bir de manevi gücü olduğu, bu gücün de insanın ibadetine ve ahlakına doğrudan etki ettiği aktarıldı.

YANLIŞ LOKMA FEYZİ KESİYOR

Konuşmada, tasavvuf büyüklerinden örnekler verilerek helal ve temiz lokmanın önemi anlatıldı. Mevlana Hazretleri’nin, "Bu seherde bende bir sunuhat (manevi doğuş) olmadı, demek ki ağzıma yanlış bir lokma girmiş" sözü hatırlatıldı. Yenen gıdanın insanın manevi dünyasında tıkanıklığa yol açabileceği veya tam tersine şifa olabileceği vurgulandı.

Şah-ı Nakşibendi Hazretleri’nin kendi tarlasında yetiştirip kendi hayvanlarından elde ettiği malzemelerle pişirdiği yemeğin, hastalara şifa niyetine dağıtıldığı örneği verildi. "Pragmatist, oportünist ve tabiri caizse yamyam olmamanın yolu"nun, boğazdan geçen lokmanın manevi temizliğinden geçtiği ifade edildi.

Kaynak: Haber Merkezi