"Önemli olan, bütün bu keskinliklerden, sertliklerden bir sonuca ulaşabilmek, herkesin yüzde yüz içine sinmese de bir ortak zemin bulmayı başarmak" diyen Radikal yazarı İsmet Berkan, "kısacası, kırmızı çizgiler var ve olacak elbette ama umut da var" diyerek noktalıyor yazısını.
Hükümet Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın ‘Kürt açılımı‘ adını verdiği politikalar demetinin içini doldurmaya çalışadursun, başka siyasi partilerimiz ve köşe yazarlarımız olmak üzere herkesten ve her kesimden ‘kırmızı çizgi‘ beyanları gelmeye başladı...
Kürt sorunu, doğal olarak çok sert bir kutuplaşmayı, keskin görüş ayrılıklarını ve daha da önemlisi çok kuvvetli duyguları ortaya çıkarıyor. (Laiklik tartışmaları bunun yanında karnaval eğlencesi gibi kalır.)
Önemli olan, bütün bu keskinliklerden, sertliklerden bir sonuca ulaşabilmek, herkesin yüzde yüz içine sinmese de bir ortak zemin bulmayı başarmak. Bana öyle geliyor ki esasen kendiliğinden bir ortak zemin de oluştu: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı. Kimsenin, Kürtler dahil, çözümü daha fazla demokrasi ve daha fazla insan hakları bağlamı dışında aradığını sanmıyorum artık.
Demokratik Toplum Partisi‘nin geçmişte bazı kurultay ve çalıştaylar sonrası sıraladığı talepler veya zaman zaman PKK tarafından dile getirilen talepler ne olursa olsun, Kürtler için Anayasa‘da özel bir statü arayışının artık sona erdiğini, bu talebin yavaş yavaş ortadan kalkmakta olduğunu düşünüyorum.
Yerel özerklik veya federasyon gibi talepler de aynı şekilde ortadan kalkıyor. Ama onun yerine, yerel yönetimlerin güçlenmesi, yerel yönetimlere yetki devri gibi Türkiye‘nin zaten yapması gereken idari reformlar konusu ağırlık kazanıyor.
Eğitimde Kürtçe konusunda da sanırım fikirler belirginleşiyor, lise seviyesinde bazı derslerin, yeterli öğrenci talebi olması durumunda Kürtçe dahil anadillerde verilmesi için devletin önlem alması yetecek gibi gözüküyor.
Hafta sonunda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bir yerleşimin eski adını iade etti bile. Doğrusu da budur: Orada yaşayanlar kendi köylerine, kasabalarına, şehirlerine ne isim veriyorsa, o ismi kullanmak gerekir, o isim değiştiyse onu iade etmek gerekir.
Kısacası, kırmızı çizgiler var ve olacak elbette ama umut da var.





