Bi düşünün!

Başkanlık işi küllenmişken… Bahçeli, başkanlığa bu kadar karşı ve aleyhine konuşmaları ortadayken… Durduk yerde… MHP lideri aniden başkanlık çıkışı yaptı! 

Kim ikna etti? Kimlerle görüştü? Tabanı da evet demezken, neden birden başkanlık savunucusu oldu? Henüz bilen yok!

***

İktidar da balıklama daldı bu çıkışa… Tuğrul Türkeş’in “uyarıları” biraz şahsi addedildi

Oysa… Cumhurbaşkanı’nın yanındaki generaller FETÖ’cü çıkıyor hâlâ. Yakın ekibi ve siyasetçilerden hiçbir tasfiye yapılabilmiş değil! 

NATO’cu FETÖ ile mücadele yürütülüyor. Sürmesi de lazım. En büyük lokomotif de Erdoğan! 2019’a kadar da bir sıkıntı yok. Kanunsa kanun, yetkiyse yetki, çoğunluksa

çoğunluk!

Dışarıda fiili bir savaştayız, terör diz boyu, Suriye ve ekonomik problemler...

Konjonktür de böyle bir geçişe, gerilime hiç müsait değil! 

Durumumuz şuna benziyor: “Biz şu anda açız! Pastayı nasıl yesek!” diye düşünüyoruz. 

***

Erken seçim, -tehditvari de olsa- gündeme geldi.

Referandum yerine neden erken seçim düşünülmüyor?

CHP yükselemiyor, belki düşmüş, HDP baraj altında, MHP desen hakeza! 

***

Evet’çiler Erdoğan’a evet diyecek. 

Oysa referandumla getirilecek değişiklik ta 2019’da! Yani üç yıl var.

Bu değişiklik neden 2019’un Mart/Nisan’ında değil de şimdi?

Acaba daha derinden, CIA vs. üzerinden Beştepe’ye bir tuzak, kurt kapanı mı kuruluyor?

***

Bu hızlı değişikliği bugünden, toplumun kodlarına uygun bir lider üzerinden yaptırıp…

Başka birilerini mi oturtma planları var? Ya da başka hesaplar… 

Tel Aviv’de, New York’ta oyun mu biter! Acaba devletimiz bu işi askıya alsa, bi düşünse, ertelese mi! Ne dersiniz?

Allah’ın Evini, Müslümanlara Açın!

“Gönlüm şunu istiyor, sokak çocuklarının bile sığınabildiği yer Allah’ın evleri olsun!

Ankara’ya, İstanbul’a gelip otel parası bulamayan kimsesiz, sokakta kalmış insanların sığınacağı yer yine Allah’ın evleri olsun!

Camilerin yanı başında, müştemilatında oluşturulacak küçük bir yer sayesinde bir gariban, aç kalmış, susuz kalmış, sığınacak bir yer bulamamış insanlar Allah’ın evlerine

sığınma imkânı bulsun!

***

Hiçbir endişe ve korku, camilerin kilitli olmasını haklı kılmaz. 

Unutulmamalı ki, hırsızlık endişesi ile camilerimizi kapalı tutarak yaptığımız hırsızlık, hırsızların camilerden götürdüklerinden daha büyük bir hırsızlıktır.’’

***

Diyanet İşleri Reisi Mehmet Görmez Hoca bu ince mesajı Ankara’da bin 100 cami dernek başkanına karşı söyleyeli tam dört yıl, bir hafta oldu! Şu ana kadar, sadece tek

bir yürekli ve yüce gönüllü bir Müslüman, bir imam İstanbul’dan çıktı. O da ancak dondurucu kar kışta sokakta donan kedilerimize açabildi camisini. O imamın da başına

kim bilir neler getirmiştir “Müslüman Cemaati!”

***

Henüz -15 derecede yanı başımızdaki sokakta geceleyen 5 yaşında bir sabiye, aç, susuz kalacak yer bulamamış bir garibana camisini açan, etrafına müştemilat yapan

bir “Müslüman” çıkmadı! Oysa asırlardır bekliyoruz o “Müslümanı…”

***

Bir şu Diyanet’in tepesindeki yüce gönüllülüğe bakın, bir de şu imamlarımıza, camilerdeki nobranlığımıza, Müslümanlığımıza bakın!

Yoksa CNN mi izlediler!

Geçtiğimiz Çarşamba akşamı…

Başbakan aniden Külliye’ye çıktı. 

Üç saat ikili görüşme oldu.

Tam da aynı saatlerde… 

***

Saadet Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu…

CNN Türk’te etkili bir program gerçekleştirdi…

Sosyal medyayı aldı bir kuşku!

Acaba bir yandan görüşürken, diğer yandan CNN Türk mü izlediler!?. 

Hani 15 Temmuz gecesinden de aşinalık var ya! Merak işte!

Dönülmez akşamın ufku!

Arkadaşlarımız geçtiğimiz Cuma Mersin’deki Şehir Hastanesi açılışındaydılar! 

Başbakan konuşurken, meydandakiler boşalmaya başlamış, Cumhurbaşkanı konuşurken de yüzde 25 insan kalmıştı. Gerçi 2’deki program 4’te başlamış. Ama olsun!

Sakarya’da da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı boş salona konuşmuş! 

***

İllerden de pek heyecanlı haberler gelmiyor. Anketler de öyle… 

Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın, dört gün içinde toplamda 7 saat “Biz bu işi nasıl alacağız” toplantısı yaptılar. Tabii ki Varlık Fonu da konuşuldu.

Son toplantıda Cumhurbaşkanı “Merak etmeyin, 6 puan artırırım!” da demiş! Belli ki millet “Mutlak İktidara” ikna edilememiş henüz. 

İki yol var. Ya “Dönülmez akşamın ufkundayız” denilecek! 

Veya; “Meclis bir kez daha görüşsün” denilecek.

Ya Feminist, Ya Gülenist!

Geçenlerde bir bakanlığa yolum düştü… İki çeşit baskın yaşam tarzı dikkatimi çekti.

Meğerse o kurumumuzda vaktiyle Bakan şöyle çalışmış: 

***

Gündüz feministlerle… Gece Gülenistlerle…  İyi formül değil mi!

ABD’ye güvenli, Ortadoğu’ya ölüm!

ABD Başkanı Donald Trump, Suriye’de ‘güvenli bölgeler kuracağını, yaraları saracaklarını, insanlara yardım edeceklerini’ açıkladı. 

Bugüne kadar ABD’ye güvenli bölge, Suriye’ye, Ortadoğu’ya, Kuzey Irak’a, Türkiye’ye ölüm getirdi. İnşallah bu kez öyle olmaz!

Görüntü, revizyon işareti mi?

Seçim öncesi…

Seçim sonrası…

Bakanlar Kurulu yeni göreve geldiğinde detay görüntü paylaşılır. Ancak dün de paylaşıldı!

Bu detayı, revizyona işaret saymalı mıyız? 

Ankara kulislerinde, revizyon olacaksa ekonomi yönetimi dahil bazı yardımcılar, toplamda 6 bakanın değişebileceği konuşuluyor. 

Ankara’da siyaset zemini bugünlerde biraz kaygan… Bildiğimiz bu kadar!