Bazı okurlar soruyor, "Neden Hanefi Avcı‘nın iddialarını köşende değerlendirmiyorsun" diye. Hemen söyleyeyim: "Korkuyorum." Yok yok Hanefi Avcı‘dan veya onun suçladığı Gülen Cemaati‘nden değil. "Kullanılmaktan" korkuyorum.

Olan biteni anlamlandıramadığım için çekiniyorum. Çünkü Avcı‘nın yazdıkları aslında hepimizin uzun süredir konuştuğu, söylediği, yazdığı, dedikodusunu yaptığı konular. Avcı bunları "içeriden" biri olarak dillendirmiş ama "Şaşırdık. Allah Allah böyle miymiş" diyen kimse yok. Bu yüzden de korkuyorum. Çünkü Hanefi Avcı yıllardır bildiğimiz bir isim. Geçmişte "illegal dinlemeler" yapmış, yaptırmış, telekulağı Genelkurmay Başkanı‘na kadar uzatmış bir isim. Cemaatlere çok da uzak değil. Hatta dün cemaatlere yakın birinin yazdığına göre "cemaatler" tarafından kollanmış/ üst görevlere atansın diye torpil yapılmış bir emniyetçi. Şimdi birdenbire böyle bir kitapla karşımızda...

Bakan Çelik‘in, "Fethullah Gülen evete destek verince bu kitap çıktı" sözüne katılmıyorum. Kitap dediğin boyacı küpü değil ki, sokup çıkarasın bir anda. Belli ki, bir hazırlık var önceden. Ama niye şimdi? Bu yüzden bu kitapla ilgili bir yorum yapmaya korkuyorum.

30 yıldır bu meslekteyim. Çok şey gördüm. Özellikle emniyet ve istihbarat camiaları ilginçtir. Avcı her ikisi de. Onlar bir şey yaptığı zaman biz sıradan insanlar buna bir anlam yüklemeye, bir hedef görmeye çalışırız. Biraz daha akıllı olanlarımız, hedefin arkasındaki hedefi görmeye uğraşırlar...

Fatih Altaylı HABERTÜRK

Muhabir: Haber Merkezi