Mardin‘de olanlar bu sözlerle geçiştirilecek türden değil..
Sıkılan kurşunlar devletin dağıttığı silahlardan çıktı.. Devlet o canileri korucu yapmış; maaş veriyor; silah, kurşun veriyor..
Sırtlarını devlete dayamışlar, belli ki eşkıyalık yapıyorlar.. Anlatılanlara bakılırsa hepsi ali kıran baş kesen olmuş..
Bir köy düşünün.. Bir grup kalaşnikof‘lu, bir grup silahsız.. O köyde güç dengesi nasıldır?
Tabii ki ‘kalaşnikof‘lunun borusu öter!
Eli silahlı adamdan herkes korkar..
Güneydoğu‘da bu konumda olan 70 bin silahlı korucu var.. Büyük çoğunluğu cahil, eğitimsiz.. Büyük çoğunluğu bir başka aileyle tarla, bağ, bahçe, hayvan, çocukların dalaşı veya başka bir nedenle husumet içinde..
Ve otomatik tüfek taşıyorlar!
Kimbilir neler oluyordur.. Ne büyük haksızlıklar yapılıyordur..
Eminim birçok kişi ‘korucu terörü‘nden bunalmıştır.. Zart zurt etmelerinden.. Kendilerini devletin yerine koymalarından..
Genelkurmay Başkanı Başbuğ bir süre önce koruculuk sistemini övdü.. Yararlarını anlattı..
Kuşkusuz yararları vardır.. Peki verdiği zararlar?
Mardin‘de gördük.. Terörle yaşayanlar, terörle mücadele edenler bir gün en azılı terörist kadar cani olabiliyor..
Aynı yöntemi izleyebiliyorlar.. Çünkü gördükleri, bildikleri bu..
Örnek mi? PKK‘nın ilk yıllarına bakın.. 1984-1985 yıllarına.. PKK, düşman bellediği Kürt ailelerin kökünü kazımak için çoluk çocuk demeden tümünü öldürdü.. Bu yüzden bebek katili olarak anılmadılar mı?
Mardin‘de korucuların yaptığı farksız mı? Onlar da köyde canlı bırakmamak için binlerce mermi sıkmış.. PKK gibi..