Kültür-Sanat

Korkularımıza dair

Korkularımıza dair

Abone Ol

Kimileri kızıyor ama, bence Genelkurmay Başkanı‘nın en özlü sözlerinden biri idi "Paranoya" meselesi. Bunu bir de, bin türlü kuşku ile bin türlü yeri suçladığı "güverte"de söylemiş olsaydı, tam tarihi olurdu. Muhtemelen çok eksik bir liste var aşağıda. Korkularımıza dair...

Listeleri bırakın; hayatınıza bakın. İnsanları özgürlükten, bağımsız karakterden yıldıracak biçimde "Korkutularak" yetiştirildiğiniz ilk aile ve okul ortamlarından, askerlik, iş, evlilik, geçim gibi aşamalara dek... Korku, hep korku. Zaten kafayı yememek mümkün değil! Buna bir de, hukuki, siyasi, demokratik, toplumsal uzlaşma hatları oluşturamamış, parçalanmış, yağmalanmış bir imparatorluktan çıkmış bir devlet ruhu eklenince... Korkma sönmez, tabii! En yukarıdaki listede mutlaka çok korktuklarınız vardır: Ama istatistiksel olarak, mesela 86 yıllık cumhuriyette, cumhuriyetten itibaren veya son 30 yılda hangilerine ne ölçüde rastlandı? (Mesela, "İran‘ın henüz olmayan muhtemel atom bombası"na dair küresel korku karşısında da, şu iki fiili istatistik bulunur: Ortadoğu‘da halihazırda elinde atom bombası olan devlet İran mı, İsrail mi? Topraklarında, bir başka devletin emrine amade nükleer bombalar bulunan ülke İran mı, Türkiye mi? Dünya tarihinde bugüne kadar başka ülke topraklarında onbinlerce insanı katletmiş, yakmış, kuşaklar boyu hastalığa mahkûm etmiş atom bombalarının yüzde 100‘ünü hangi devletler kullandı: ABD ve yine ABD.)

Korku hakiki bir şey olabilir; paranoya ise afaki! Bir tehlike de ikisini karıştırmaktır; veya karıştırılmasına seyirci kalmak, daha beteri, karıştırılmasına teslim olmak!