Bir tarihlerde kabiliyetiyle şöhreti doğru orantılı olmayan, camiamızın sevilen isimlerinden, çağdaş meddah Recep Demirkaynak, kendisiyle yaptığımız röportajda aynen şöyle bir şey söylemişti: "Derdi olmayan sanatçı değildir" Sanatçının bir kaygısı olacak, söyledikleriyle topluma bir şeyler kazandırma misyonu olacak, yaşadığı toplumun sancılarını çekecek, sanatçı duruşu olacak Son dönemde karşımıza çıkan ya da çıkarılan sanatçıların böyle bir derdi tasası olup olmadığını siz zaten açıkça görüyorsunuz. Sanatçı kavramı, şöhret kavramıyla paralel yürür hale geldi son dönemde. Şöhretli olan sanatçıdır Polemik üreten sanatçıdır Medya magazin programlarında görünen sanatçıdır Yok böyle bir şey Sanatçı, ufuk açan insandır Sanatçı, yön veren insandır Sanatçı, toplumun güzel yüzünü yansıtan insandır Hangi bedii sanat dalında olursa olsun, sanatçı güzeli ortaya koyan, farklılığı ortaya koyan, hayatın farklı yönlerinin olduğunu insanlara hatırlatan insandır.

Sanatçı, toplumun örnek aldığı insandır. Olumlu yönleriyle toplumun güzel yüzüdür. Varolan kültürel mirasa, bulunduğu konum ile, içinde bulunduğu sanat dalıyla her yönüyle katkıda bulunan insandır.

Zara da kendisiyle yaptığımız röportajda, "Toplumda belli konumlara ulaşmış olan herkesin üzerine düşen vazifeler vardır. Zenginin üzerine düşen yükümlülük zekatını vermektir. Biz, sanatçılar da, sanatımızla topluma karşı olan zekatımızı vermek zorundayız" mealinde bir şeyler söylemişti. Açıkça söylemeliyim ki, televizyon ekranlarında yayınlanan magazin programlarını seyrederken, sanatçı diye önümüze sunulan insanların yaptıklarını izlerken, içimiz bunalıyor. Elbette, bu cenderede, ahlaksızlık ikliminde tepişenlerin içinde gerçek sanatçılar da kendilerini gösterme fırsatı bulamıyorlar. Yaptıklarıyla gündeme gelemiyorlar Topluma vermeleri gereken mesajları veremiyorlar. İfsad merkezi olarak çalışan medya, zaten doğru ve söyleyecek sözü olan insanlara mikrofon uzatmak konusunda cimri davranıyor. Onların derdi, toplumun bozulması, bir şeylerin dejenere olması, güzelliklerin üzerine örümcek ağlarının örülmesi Çünkü, onların beslendiği kaynak reyting Çirkinliklerin, habis ilişkilerin insanların maraz meraklarını gıdıkladığını, kim kiminleymiş, kim nasıl yakalanmış meselelerinin habercilik konusunda kendilerini yücelttiğini zannediyorlar.

Ve, öyle bir sanat, sanatçılık kavramı ortaya çıkıyor ki; polemik içinde olmayanın bu sektörde yeri yoktur Çok tanınan bir yapımcı, kendi portföyünde olan bir sanatçı için, "Onun tüm polemiklerini özel olarak hazırlıyoruz, kime sataşacağını, kime laf yetiştireceğini özel olarak belirliyoruz" gibi bir şeyler söylemişti. Kısacası, sanat camiası, kifayetsiz muhterislerin tepiştiği çorak bir alana dönmüş durumda. Derdi, kederi olan, bu memleketin acıları, sancıları için bir şeyler söyleyecek olanlar ikinci planda, saman alevi gibi parlayıp medyanın gazıyla, sanal polemiklerle üretilen şarlatanlar ise baş tacı durumda. Olan ise, sanatımıza, kültür damarlarımıza oluyor Bunun tek sorumlusu, bu çirkinlikleri baş tacı yapan medyadır!