Gazetemiz Ankara Temsilcisi Ferhat Koç ve Parlamento Muhabiri Ebubekir Gülüm‘e önemli açıklamalarda bulunan El Hadidi, Hasan Yaşar‘ın tercümanlığını yaptığı görüşmede Türk halkına da ‘Filistin davasını her zaman destekliyoruz‘ mesajı verdi.Mısır Ankara Büyükelçisi Dr. Alaaddin El Hadidi, ülkesinin İsrail‘in Gazze‘deki son işgal ve katliamına karşı sessiz kaldığına yönelik eleştirilere ve  ateşkes sırasında yaşanan gelişmelerle ilgili tepkilere cevap verdi. Gazetemiz Ankara Temsilcisi Ferhat Koç ve Parlamento Muhabiri Ebubekir Gülüm‘e önemli açıklamalarda bulunan El Hadidi, Hasan Yaşar‘ın tercümanlığını yaptığı görüşmede Türk halkına da ‘Filistin davasını her zaman destekliyoruz‘ mesaj verdi.

Mısır‘ın reklam peşinde olmadığını ve bugüne kadar Filistin davası için 120 bin şehit verdiğini söyleyen El Hadidi, "Biz Filistinlilerin kanı üzerinden ticaret yapan bir millet değiliz. Üzerimize düşenin aslında fazlasını bile yapıyoruz. Ancak bunun reklamını yapmıyoruz. En büyük ispatı ise, Filistin için verdiğimiz 120 bin şehittir" dedi.

Mısır‘ın hiçbir zaman Filistin‘e olan yardımları kesmediğinin altını çizen El Hadidi, "Filistin‘e yönelik ne gıda yardımını ne siyasi bakımdan desteğini kesmedi. Ama yapılan her şeyin açıklanması gerekmiyor. Her şeyi yaptı ancak reklamı yapmadı. Biz konuşmuyoruz ama yapıyoruz" dedi.

Yardımlar hep Mısır‘dan girdi

Filistin davasının verdikleri desteğe başka bir örnek ‘Filistin‘deki birlik sağlama‘ çabalarını gösteren El Hadidi, " Filistin‘deki savaşın sebebi İsrail olduğuna kadar Filistin‘in kendi arasındaki parçalanmışlığıdır. Mısır, birlik sağlamak için çok çaba sarf etmiştir" dedi.

Mısır‘ın suskunluğu diye bir mesele olmadığını kaydeden El Hadidi, hükümetin bu sorun için çaba gösterdiğini, halkın ve üniversitelerde öğrencilerin eylem yaptığını ancak medyada fazla yer almadığına işaret etti.

"Biz hiçbir zaman Filistin‘e gidecek yardımların önünü kesmedik. Türkiye‘den gelen bütün yardım kuruluşları Mısır üzerinden gittiler. Biz bunların tamamını teşvik ettik" diye konuşan El Hadidi, "Biz aslında her zaman ateşin altına elimizi soktuk. Sürekli Filistinlilerin elinden tuttuk. Türk Başbakanı sert açıklamalar yaptı. Halktan rağbet gördü. Mısır‘ın siyaseti ise biraz farklı. Sonuç alıcı bir diploması takip etti. Mısır‘ın son savaşta hedefi, bir an önce savaşın, vahşetin durdurulmasını sağlamaktı. Bunun için çok diplomatik çaba sarfetti ve elhamdülillah oradaki savaş durdu" dedi. Refah kapısındaki uygulama nedeniyle yapılan eleştirilerde bilgi kirliliği olduğunu savunan El Hadidi, kapının savaş boyunca insani yardımlar ve yaralılar için sürekli açık olduğunu söyledi.

İsrail‘in asıl hedefi Mısır‘dı

Ateşkeste; Türkiye Başbakanın sert açıklamaları, İslam alemindeki mitingler ve Mısır cumhurbaşkanının diplomatik çabalarının etkili olduğunu söyleyen El Hadidi, "İnşallah bu nihai bir ateşkes olacak. Bunda hepsinin topluca etkisi oldu" diye konuştu. İsrail‘in Hamas ile değil aslında Mısır ile savaşmak istediğini söyleyen El Hadidi, "Çünkü Hamas‘a silah kaçakçılığında yardım oluyor diye Mısır‘ı ciddi anlamda töhmet altında bıraktı. İsrail, ‘Aslında problem Hamas değil ona silahı verendir diyerek Mısır‘ı kastetti. Ve NATO güçlerinin, Mısır ile Gazze arasında konuşlanması istedi. Ancak bunu tamamen reddettik. Bunun karşısında dik durduk. İsrail, Filistin davasını bitirmek için Mısır‘ı ve silahlı kuvvetlerini töhmet altında bırakarak, Mısır‘ı savaşın içine çekmeyi planladı. Bütün bunlara rağmen Mısır, Filistin halkına yardımda durmamıştır ve ebediyen de destek verecektir" dedi.

Filistin‘in haklı davasının unutulup silah kaçakçılığı meselesine odaklanılmasını da eleştiren El Hadidi, "İsrail, işgali ve ambargoyu unutturup olayı silah kaçakçılığına ve Hamas‘a yöneltmek istiyor. Buradaki tünellerin sebebinin buradaki işgal olduğunu herkes niye göz ardı ediyor? Tünellerin sebebi, Gazze‘deki ambargo ve Filistin‘deki işgaldir. Bunların sorumlusu, Gazzeliler değil onlardır. Tünellerin sonucu ambargoyu, ambargonun sonucu ise savaş getirdi aslında" diye konuştu.  Gazze‘ye silah kaçakçılığı yapıldığını doğrulayan Büyükelçi El Hadidi, "Silah kaçakçılığına şüphe yok. Ancak öyle büyük bir miktarda değil. Delili de şu. Eğer büyük silahlar sokmuş olsalardı, çok büyük füzeler fırlatırlardı. Gördüğümüz kadarıyla, küçük füzeler atılıyor" dedi.

Filistin ile Mısır arasındaki sınırın 14 km olduğunu kaydeden El Hadidi, buna karşın denizdeki Filistin sınırının 51 km ve İsrail-Gazze sınırının ise 40 km olduğunu hatırlattı. El Hadidi, "Dolayısıyla İsrail‘in sınırları Mısır‘dan daha fazla. Onların bahsettiği silah kaçakçılığının hepsinin Mısır‘dan girme ihtimali var mı? İsrail‘den de silah kaçakçılığı yapılıyor Gazze‘ye. Bizim 14 km‘ye karşı onların 51 km. Önce kendilerine baksınlar" diye konuştu.

İsrail‘in Gazze‘deki baskısının halen devam ettiğini belirten El Hadidi, "Gazze etrafını hem karadan, hem havadan, hem de denizden İsrail‘in elinde. O yüzden Gazze‘deki her şeyden sorumlu olan İsrail‘in kendisidir. İsrail her şeyi yapıp silah kaçakçılığı bahanesiyle Mısır sınır kapısını da ele geçirmek istiyor aslında" dedi. Başbakan Erdoğan‘ın sert açıklamalarının ateşkes sürecinde etkili olduğunu söyleyen Büyükelçi El Hadidi, "Erdoğan‘ın elini güçlendiren ise aslında Saadet Partisi‘nin 2 milyonluk mitingi idi. Parlamentoda 300 milletvekilinin İsrail dostluk grubunda olmasına ve televizyonların İsrail‘in yanında olduğuna bakma sen diyecek cesareti verdi. (Sen kanunlar üzerinde bir devlet değilsin. İstanbul‘daki miting, bunun örneğidir. Benim halkım bu savaşa karşıdır) diye çok net bir şekilde tavır ortaya koymasına neden olmuştur" dedi.

Barış için İsrail tamamen  çekilmeli

Ateşkesin içeriği ile ilgili bilgi de veren Büyükelçi El Hadidi, sivillere karşı savaşın durdurulması, savaşın tamamen bitmesi, kapıların açılması, Filistinlilere yönelik baskının durması, Hamas ve El Fetih arasında anlaşmanın sağlanması konusunda Arap Birliği‘nden bir karar çıktığını kaydetti. Türkiye‘nin de yeni üye olarak böyle bir anlaşma çıkması için çaba sarfettiğini kaydeden El Hadidi, "Ancak İsrail ve Hamas, bazı sebeplerden dolayı bu anlaşmayı kabul etmedi" dedi.

Ama Türkiye‘deki mitingler ve Mısır‘ın diplomasisi ile İsrail‘in ateşkesi kabul ettiğini kaydeden El Hadidi,  ‘Önce anlaşma sağlansın sonra ateşkes sağlansın‘ görüşünü Mısır‘ın kesinlikle kabul etmediğini tam tersine ‘önce ateşkes olsun, sonra anlaşma sağlansın‘ fikrini savunduğunu belirterek, "Şimdi ise ateşkesin sürekli olması için tüm diplomasisini ortaya koymuş durumda. Eğer İsrail Gazze‘den askerini çekmezse savaş devam edecek gibi gözüküyor. O yüzden İsrail‘in askeri varlığının tamamen çekilmesi için çaba yürütüyoruz" dedi. El Hadidi, anlaşmanın yapılmasının ardından Gazze‘deki harap olan altyapının yeniden inşasına yönelik yeni bir anlaşma yapılması gerektiğine işaret etti.

Obama‘nın elinde sihirli değneği yok

Obama‘nın gelişiyle Ortadoğu‘daki muhtemel değişiklikleri de değerlendiren El Hadidi, "Bazıları, Obama‘nın gelir gelmez Süpermen gibi her şeyi çözmesini bekliyorlar. Elinde sihirli bir değnek varmış gibi bütün problemi bitireceğini zannediyorlar. Ama Obama‘yı ABD‘nin içinde bekleyen büyük bir kriz ve bu yıl içinde 4.5 milyon ABD‘linin evinin yıkılması sorunu bekliyor. Bunlar Obama‘nın önceliği olacak. Ama Ortadoğu‘nun özel durumu, onun önceliği konumuna itecektir" diye konuştu.  Obama‘nın tüm tarafları dinleyip, tüm görüşleri alıp Ortadoğu‘da kalıcı bir çözüm için adım atmasını temenni eden El Hadidi, "Ortadoğu meselesi, tüm dünyayı özellikle ABD‘yi direkt ilgilendiren bir mesele. Obama ciddi manada bir kararlılık ortaya koysun ve ciddi bir adım atsın" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi