Kültür-Sanat

Kılıç çekmedikçe ve minbere çıkmadıkça...

?Kılıç çekmedikçe ve minbere çıkmadıkça...'

Abone Ol

Londra‘da Arapça yayınlanan Şarkulevsat gazetesinden Rıdvan Elseyyid‘in Zaman‘ın yorum sahifesinde yayınlanan ‘Peçe, entegrasyon ve mücadele söylemleri‘ yazısı, Fransa‘dan sonra Suriye‘de gündeme gelen peçe yasağını değerlendiriyor:

"Mısır‘daki bazı üniversite rektörleri, bazı eğitim bakanları ve yükseköğrenim son yıllarda peçeli kızların sınıflara girmesini engellediler. Fakat her defasında mahkemeler peçeli kızların yanında yer aldı, bakanların ve üniversite rektörlerinin kararlarına karşı çıktı. Fransa ve Belçika‘da bilindiği üzere parlamentolar okullarda, üniversitelerde ve kamu kuruluşlarında dini semboller taşınamayacağı gerekçesiyle peçenin yasaklanması yasasının çıkarılmasını tartışıyorlar. (...)

Bugün Avrupa‘nın başörtüsü ve peçe tutumuna gelince; Avrupalılar peçeyi tam bir kültürel manzumeyle irtibatlı kılıyor veya birbiriyle mücadele eden iki kültürel manzume -Avrupa aydınlanma ve İslamcı ‘geri kalmışlık‘- olduğunu ifade ediyorlar. Bu söylem başörtüsü ve peçeyi aşıp ifade özgürlüğü gerekçesiyle Hz. Peygamber‘e yönelik karikatürlere, cami inşaatına müdahaleye, minare yasağına, Müslümanlarla ilgili önlerine gelen sorunlarda İslam şeriatının bazı hükümlerini tanımaya başlayan yargıçlara karşı kampanya başlatmaya geçiyor. Müslümanlar gibi Avrupa da kültürel olarak değişti, entegrasyon ve ulusal kimlik konularını gerekçe gösteren bir tür İslamfobia ortaya çıktı.

Suriye, Mısır, Tunus ve diğer ülkelerin kararlarına dönelim. Avrupalılar başörtüsü ve peçenin geçmişte ve şimdi kendilerine yabancı olduğunu iddia edebilirler. Arap ve İslam ülkeleri için durum öyle değil. Zira bu ülkelerde nesillerden beridir peçe biliniyor ve yaygın. (...) Evet ortada gençlerde yeni bir bilinç var. Bu bilinçlenmenin sebebi İran ve Suudi Arabistan değildir. Bu bilinçlenme İslamî uyanışın sonucudur. Uyanışın ise evde, sokakta ve halka açık alanlarda göstergeleri, birbirini izleyen ayinleri ve gelenekleri vardır. Kahire, İskenderiye, Şam ve Halep sokaklarındaki kadınların yüzde 80‘i başörtülü, yüzde 20‘si de peçelidir.

Arap ve İslam ülkelerindeki peçeli kızlara yönelik bu kararları almaya sevk eden sebep veya sebepleri anlamış değilim. Ne var ki olumsuzlukları beklenen olumlu yönlerinden daha büyük olacaktır. İnsanları sembolleri ne olursa olsun bırakalım. Böylelikle karşı koymak zorunda kalmasınlar. Bu konuda Şam‘ın ilk ‘kralı‘ Muaviye Bin Ebu Süfyan‘ın şu ifadesini düşünelim: "İçinizden her biriniz kılıç çekmedikçe veya minbere çıkmadıkça dilediğini yapsın."