TÜSİAD ile BM Nüfus Fonu‘nun geçen hafta yayımlanan iki araştırmasına göre, 2000 yılında 65 yaş ve üstü nüfusumuz, toplam nüfusumuzun yüzde 5.7‘siydi. 2050 yılında nüfus artışımız 100 milyona yaklaşırken duracak ve 65 yaş üstü nüfus oranımız yüzde 17.3‘e çıkacak. Başka bir deyişle: 65 ve üstü yaşlardaki vatandaşlarımızın sayısı 2010 yılında 3.5 milyondu... 2050 yılında 9 milyona çıkacak...
Avrupa ve Rusya‘nın en büyük zaaflarından biri nüfusun yaşlanması ve azalmaya başlamasıdır. 2050 yılına kadar Rusya‘nın nüfusu 30 milyon, Almanya‘nın nüfusu 10 milyon azalacaktır; doğurganlığın düşmesi yüzünden. Foreign Affairs dergisinde, "Çin mucizesi"nin duraklayacağı, çünkü "tek çocuk" politikası yüzünden Çin nüfusunun yaşlanmaya başladığı yönünde araştırmalar çıkıyor... Peki, Başbakan‘ın "en az üç çocuk" sloganı doğru mu, yanlış mı?..
Başbakan‘ın sloganının doğru ve önemli tarafı şudur: Şehirli, eğitimli, ‘orta sınıf‘ın doğurganlığı tehlikeli şekilde düşmektedir! Keşke bu kesim üç çocuk yapsa... Ama bu, tavsiye ile olmaz, adeta sosyoloji kanunudur... Teşvik politikalarının sınırlı bir etkisi olur elbette. Görülüyor ki, "Türkiye‘nin geleceği" deyince "nüfus" meselesine artık yeni bir gözle bakmalıyız.
Taha Akyol-MİLLİYET