Kerkük İl Meclisi’nin dün gerçekleştirdiği kritik oturumda valilik makamına seçilen Muhammed Seman Ağa, göreve gelir gelmez birlik ve beraberlik mesajları verdi. 2003 yılından bu yana ITC olarak savundukları "Dönüşümlü Vali Sistemi"nin mimarı olduklarını hatırlatan Ağa, bu modelin Kerkük’ün çok kültürlü yapısı için en adil çözüm olduğunu vurguladı.
"Sadece Türkmenlerin Değil, Tüm Kerküklülerin Valisiyim"
Anadolu Ajansı’na konuşan Muhammed Seman Ağa, yönetim anlayışının kapsayıcı olacağının altını çizdi. Türkmenlerin yönetim geleneğinde ayrımcılığa yer olmadığını belirten Ağa, şu ifadeleri kullandı:
"Türkmenler yönetici olduklarında Arap, Kürt, Süryani demeden tüm kesimlere en iyi hizmeti götürecektir. En büyük amacımız ve başarımızın ölçüsü, tüm Kerküklülerin valisi olabilmektir."
100 Yıllık Özlem ve Zorlu Bir Siyasi Süreç
Kerkük’te Türkmenlerin yönetimden uzak kaldığı yaklaşık 100 yıllık sürecin ardından bu hakkın elde edilmesinin kolay olmadığını ifade eden Ağa, sürecin perde arkasını anlattı. Bağdat ve Kerkük’teki Arap ve Kürt siyasi aktörlerle yürütülen yoğun pazarlıklar ve ikna süreçleri sonucunda bu noktaya gelindiğini belirtti. Ağa, Türkmenlerin geçmiş yönetimlerden çok zarar gördüğünü ancak buna rağmen hiçbir kesime zarar vermediklerini hatırlattı.
Hedef: Yarım Asırlık Siyasi Gelenek
Muhammed Seman Ağa, "Dönüşümlü Vali Sistemi"nin sadece geçici bir çözüm değil, kalıcı bir siyasi gelenek olmasını istediklerini söyledi. Bu sistemin en az 50 yıl boyunca uygulanması gerektiğini savunan Ağa, hedeflerini şöyle özetledi:
-
Adalet: Kerkük’te şimdiye kadar sağlanamayan yönetim adaletini tesis etmek.
-
Temsiliyet: Tüm bileşenlerin kentin asli unsuru olduğunu hissetmesini sağlamak.
-
İstikrar: Tek taraflı yönetimlerin yarattığı gerginliği ortadan kaldırarak Kerkük’ü bir huzur kenti yapmak.
Kerkük’te başlayan bu yeni dönem, sadece Irak Türkmenleri için değil, Ortadoğu’nun en hassas dengelerine sahip kentlerinden biri olan Kerkük’ün geleceği için de bir test niteliği taşıyor. Muhammed Seman Ağa’nın liderliğindeki bu modelin bölgedeki diğer çok kültürlü şehirlere örnek olup olmayacağı ise şimdiden merak konusu.





