ASALA’nın eylemleri Ankara’yı bir dizi arayışa itti.
Devlet ricalinde ASALA’nın saldırıların karşı bir cevap verme gereği hasıl olmuştu.
Haliyle o yıllarda devlet askerdi.
Dönemin Devlet Başkanı eski Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, ASALA’nın saldırıları sonrası bir açıklama yapmak zorunda kalmış ve operasyon sinyali vermişti.
Peki bu operasyonu kim ya da kimler yapacaktı?
Eğer ASALA’ya verilecek cevabın arkasında Türkiye’nin olduğunun belgelenmesi, Ankara ile iltisaklı isimlerin takibe alınarak açığa çıkartılmaları, veya yakalanmaları ya da öldürülmeleri, diplomatik gerginliğe neden olacaktı.
Böylesi bir durumda Türkiye’nin haklılığı zedelenecek, bir anda bütün oklar Türkiye’ye yönelecekti.
O zaman nasıl olacaktı?
Özellikle 70’lerin sonu 80’li yılların hapis cezası alan, idama mahkum edilen, çok sayıda ülkücü yurt dışına kaçmıştı.
Bunların çoğu komünizmle mücadele adı altında silahlı eylemlere katılmış, askeri eğitim almış, milli hassasiyetleri yüksek, elleri tetiğe yatkın gençlerdi.
Aranan kan bulunmuştu.
Devlet Başkanı Kenan Evren kamuoyuna yaptığı açıklamada “Türk hükümeti, Türkiye Cumhuriyeti’ne açılmış bir savaş olarak gördüğü bu cinayetleri sona erdirmek için gerekli bütün önlemleri almakta kararlıdır. Bu bağlamda, gücümüzü gerekli gördüğümüz yerlerde ve gereken zamanlarda kullanmamız doğal karşılanmalıdır…” diyecekti.
Bu açıklamaların ardından ilk eylem Paris’te gerçekleştirildi. Bir hafta içerisinde ASALA ile bağlantılı üç işyeri bombalandı.
İkinci eylemin adresi Fransa’nın sahil şehri Marsilya oldu. Sözde 1915 Ermeni soykırımı anısına yaptırılan anıt açılışın ardından 10 saat geçmeden havaya uçuruldu.
Misillemeler ardı ardına geliyordu. ASALA’nın önemli isimlerinden Ara Toranyan’nın aracı bombalanmış, Toranyan saldırıdan yaralı olarak kurtulmuştu.
ASALA neye uğradığını şaşırmıştı. Fransa, Belçika ve Yunanistan’dan örgüt içi infazlar başlamıştı.
Nedeni de İstihbarata zafiyetiydi. ASALA Türkiye’nin nokta operasyonlara karşı şaşkındı.
Esenboğa saldırısında canlı olarak yakalanan daha sonra idam edilen Levon Ekmekçiyan’ın sorgusunda elde edilen bilgilerde dikkatlice değerlendirilmişti.
Dönemin yüksek tirajlı gazetelerinden Günaydın “Hedef ASALA liderleri”, manşetiyle çıkmış, “Beş kişilik vurucu tim Lübnan’a gönderildi” haberleri gazete sütunlarını süsler hale gelmişti.
Eğer bir eylem planı varsa bunun gazete manşetlerinden tüm dünyaya ilan edilmesinin kime ne faydası vardı? Türkiye’ye olmadığı kesindi?
DEVLET KİMLERE NE ÖNERDİ?
7 Şubat 2007 tarihinde Eski İstanbul MİT Bölge Başkanı ve Cumhurbaşkanı Kenan Evrenin damadı Nuri Gündeş “Can Dündar Soruyor” programına katılmış ve 80’li yıllarda ASALA ya karşı yapılan operasyonların varlığını şu sözlerle özetlemişti : “ASALA operasyonu devletin oraya ulaşamadığı yerlerde savaş veren insanlar olarak bizler oraya gittik. Ben değil ama ekibim gitti”
Yine Dönemin Milli İstihbarat Teşkilatı müsteşarı olan Mehmet Eymür, ASALA’ya karşı Çatlı’nın kullanıldığını ifade etmişti.
Eymür 2019 yılında Sabah gazetesine verdiği bir röportajda Çatlı ve arkadaşları için “ Ben muhaliftim onların kullanılmasına. Zaten kim kimi kullandı belli değil. Onlar Nuri Gündeş'e bağlı olarak çalıştılar. Bir Ermeni anıtına bomba koydular, bir de bir arabanın altına bir şeyler koydular. Doğru düzgün yaptıkları bir operasyon yok yani. Bir diğer grup MİT'in elemanı Sabah Ketene'nin Kerküklü Türkmen grubuydu. Danimarka ve Kuzey Avrupa ülkelerinde aktiftiler. Onlar da ses getiren bir eylem yapmadılar ama Çatlı ve ekibinden daha iyi ve güvenilirdi.” ifadelerini kullanmıştı.
‘Şahin’ ‘Albay’ ‘Boksör’ takma adlarıyla bilinen MİT’çi Metin Günyol, Ercan Çitlioğlu’nun yazdığı ‘Ölümcül Tahteravalli Ermeni-Kürt Sorunu’ adlı kitapta Çatlı’yla ilgili önemli bilgiler vermişti.
Metin Günyol Çatlı’yı ASALA’ya karşı kullandıklarını ve başarılı olduklarını söyleyecekti.
ASALA’ya karşı Çatlı ve ekibini kullanan MİTçi Metin Günyol, Abdi İpekçi Suikasti sonrası yakalanan Mehmet Ali Ağca’yı da ilk sorgulayan isimlerdendi.
Kısacası devlet ASALA terörüne karşı üstü taşeron kullanarak karşı operasyonlara girişmişti.
ASALA’ya karşı operasyon teklifini Mehmet Ali Ağca’da doğrulamış, kendisine de böyle bir teklif yapıldığını fakat teklifi kabul etmediğini açıklamıştı.
Devletin yaptığı teklif gayet açıktı. ASALA’ya karşı, af.
ASALA ile mücadele edenlerin cezaları affedilecek, memlekete rahatça dönebileceklerdi.
2:BÖLÜM SONU












