Haberde muhabir, hava kuvvetleri imamı her yerde aranıyor diyor. Hava kuvvetleri imamı, aranmak! Oysa aranan bir terörist. İmamlıkla alâkası yok.

Özellikle darbe girişiminden sonra Müslümanlara ait birçok kelime hızlı bir şekilde aşındırıldı. Darbe girişiminden sonra dedim ama önceden başlamıştı bu aşındırma. O kelimelere asliyeten düşman olanlar da mal bulmuş mağribi gibi hemen aşındırılmış anlamların üstüne atladı. Atlamakla kalmadılar o aşındırılmış anlamı toplumun tüm katmanlarına yaygılamaya çalışıyorlar. Oysa halk hafızasında oluşmuş o anlamlar daha dün oluşmuş değil. Yüzyıllardan beri kullanılan anlamlardır. Halkla devletin arasını pekiştirmiş kelimelerdir çoğunlukla. Cumhuriyetle birlikte halkla devletin arasını pekiştiren kelimelere ve kelimelerin anlamlarına düşmanlık oluşturulduğunu zaten biliyoruz. Ne mi söylemeye çalışıyorum.

Osmanlı döneminde dergâh ve tarikatlar toplum katmanında faal bir şekilde sosyal hayatı oluşturan ve yönlendiren sosyal gerçeklik olarak devletle halkı pekiştiren çok önemli toplumsal varlıklardır. O dönemde devletin düşmanlığını bırakın bizzat devlet tarafından bu faaliyetler desteklenerek ayakta durması sağlanmıştır. Hatta devleti yönetenler tarafından kurulmuş olanlar da vardır. O dönemde devletle dergâh ya da tarikatın herhangi bir alıp veremediği olmadığı gibi zaten devlet -günümüz laiklerinin ifade ettiği gibi- din devleti olduğu için herhangi bir sorun da yaşanmamıştır. Dergâh, tarikat ve vakıf müesseseleri toplumun asli katmanında sosyal gerçekliği oluşturan değerli yapılardır. Oralarda yaşanan hayat zaten toplumun çoğunluğunda yaşandığı ya da yaşanmak için çalışıldığı uhrevi dünyalardır. Kısacası, Osmanlı döneminde herhangi bir dergâh, tarikat, cemaat, vakıf vb devleti ele geçirmeye çalışmamıştır. Çünkü zaten devlet kendisinin devleti olduğu için devleti ele geçirme diye bir şey yok. Geldik mi şimdi ‘bak bak ne diyecek, dur bakalım, dur hele ne diyecek’ dedikodumsu merakın ucuna.

Cemaat diyorum, cemaat Müslümanlara ait bir kelimedir. Hoca, imam vb kelimeler de Müslümanlara ait kelimelerdir. Hele hele İslam kelimesi bizzat dinimizin adıdır, daha ötesi yok. Darbe girişiminden sonra bu kelimelerin anlamları aşırı bir şekilde aşındırıldı. Örneğin hava kuvvetleri imamı deniliyor. Normal şartlarda düşündüğümüzde hava kuvvetleri imamı ne güzel bir ifadedir. Ordumuzun hava kuvvetlerinin imamı varmış, özlediğimiz bir durum değil mi. Ama bu ifade bir terör örgütünün sözde hava kuvvetlerinden sorumlu teröristi. Peki, buna imam denileceğine FETÖ’nün sözde hava kuvvetlerinden sorumlusu denilse de imam kelimesi aşındırılmasa ve imam kelimesinin içeriğine terör doldurulup o mübarek imam kelimesinin kutsal anlamı boşaltılmasa olmaz mı, olur. Ama o zaman laiklerin işine gelmez. Laik basın zaten biz Müslümanlar olarak anlamını yücelttiğimiz ne kadar kelime varsa o kelimelerin anlamlarını aşındırmak için tetikte bekliyor. Üstüne üstlük laik devletimiz de yücelttiğimiz anlamları sıradanlaştırmak için elinden geleni yapıyor. Burada bilinçli bir dejenerasyon çalışması var. İmam, hoca gibi kelimeleri terörle aynı cümle içinde kullanmak bu güzel kelimelerimizi çirkinleştirmek içindir. Yoksa terörün bu güzel kelimelerimizle alâkası olmadığını herkes biliyor. Hiçbir Müslüman vatanını satmaz ve hiçbir Müslüman masum insanların üzerine bomba yağdırmaz. Üstelik bomba yağdırılan insanlar da Müslüman. FETÖ’nün Müslümanlıkla alâkası yok. Darbe girişimi İslam’la bağdaştırılamaz.

Devletimizin İslamlaşması şart. Müslüman halkın sosyal gerçekliğini kabul etmesi gerekiyor. Müslüman halkın devleti de Müslüman olmalıdır. İslam’ı, Müslümanları ve Müslümanlara ait kelimeleri terörle anmak İslam’a ve Müslümanlara hakarettir.

Cemaat camidedir Amerika’da değil! Güzelim cemaat kelimemizi harcamayalım!