Hükümet, on binlerce yeni iş imkânını şu günlerde yarattığına göre seçim kesin olarak 14 ay beklenmeden yapılacaktır. Yaz başında yapılacak referandumda yüzde 60 ve üzerinde evet bekleyen AKP, bu desteği yaz "rahatlaması"nın ardından genel seçim oyuna tahvil etmek isteyecektir.
Hükümetin çok sayıda öğretmen, denetim ve sağlık görevlisinin işe alınacağını açıklaması seçim kampanyasının başladığını gösteriyor.
AKP‘nin anayasa paketinin Meclis‘teki görüşmelerini soluk almadan yaptırmasının nedeni de böylece bir açıklamaya kavuşmuş oluyor: Erdoğan ve AKP‘nin üst düzeyi referandum ve ardından seçim için bir takvim hazırlamıştır, bu takvimin yürümesi için anayasa kavgasının belli bir süre içinde tamamlanması gerekiyor.
Bu göstergeler, Erdoğan‘ın "başkanlık sistemi" tartışmasını ortaya atmasını da katarsak, "baharda referandum, sonbaharda genel seçim" ihtimalini güçlendiriyor.
Böyle siyasi ortamlarda iktidardaki parti, kamu imkânlarını da elinde bulundurduğundan, muhalefetin yapacağı hazırlıklarda gecikmesini sağlamak amacıyla "baskın seçim" taktiğine başvurur.
Normal seçim tarihine zaten 14-15 ay kaldığına göre, iktidar partisinin "baskın seçim"e başvurması halinde, Başbakan‘ın daha önce söylediği "erken seçim olmaz" sözünü de boşa çıkarmadan saptanacak en erken seçim tarihi, ekim ayı olacaktır.
Ekim ayındaki seçim, normal tarihinden 8 ay önce yapılmış olacağından "erken seçim" sayılmayabilecektir. Hükümet, on binlerce yeni iş imkânını şu günlerde yarattığına göre seçim kesin olarak 14 ay beklenmeden yapılacaktır.
Yaz başında yapılacak referandumda yüzde 60 ve üzerinde evet bekleyen AKP, bu desteği yaz "rahatlaması"nın ardından genel seçim oyuna tahvil etmek isteyecektir. Eğer CHP anayasa değişikliğini mahkemeye götürür ve iptal ettirtirse genel seçimin ekimde yapılması kesinleşir. Böyle bir iptal kararından, pakete evet demiş olan yüzde 60 ve hatta hayır demiş olan yüzde 40‘ın da bir bölümü hoşnut olmayacaktır. O hoşnutsuzluğun sandığa yansıması da kaçınılmazdır.
Başbakan Erdoğan‘ın bugünden cumhurbaşkanlığı hesapları yapmasına, başkanlık sistemini rahatça konuşmasına bu hesaplar yol açmıştır.
Ekim ayında sandığın ortaya konulması ihtimalinin kuvvetlenmiş olmasını muhalefet partileri de göz önünde tutuyor. Ancak anayasa paketi konusunda uyguladıkları gerilim taktiğinin sonuçta AKP‘ye yarayacağını öngörmemiş olmalarının da bir açıklaması olmalıdır.
Eğer AKP‘nin takvimi beklediği gibi yürürse, CHP ve MHP Tayyip Erdoğan‘ı Çankaya‘ya da kendilerinin çıkarmış olacaklarını bilmelidirler.