Kültür-Sanat

Kalkan, öldürücü bir dış politika hatası

Kalkan, öldürücü bir dış politika hatası

Abone Ol

NATO ciddi bir varoluş krizi yaşıyor. Doğu‘ya genişlemenin gölgesinde, çekişebileceği bir düşmana ihtiyaç duyan askeri ittifakların olmazsa olmazlarından yoksun kalma yolunda ilerliyor.

İttifakın yeni adresi, destekçi olabilecek her ülkeden genç paralı asker aramak haline geldi. Bu askerler, Afganistan‘da boğulan hasta ittifakın saflarına sıkışacak. NATO eski Sovyet ülkelerini üyeliğe kabul ederek daha fazla asker çekmeye çalışıyor. Belki de gelecekte NATO‘nun Afrika ülkelerini de kapsayacak şekilde genişlemesini garipsemeyeceğiz... Belki Somali de bir gün üye olur...

NATO, hayatta kalması için gerekçe bulunmamasına rağmen, hegemonyayı derinleştirmek istiyor. Bu tuhaf mantık nedeniyle Türkiye‘ye şu soruyu soruyoruz: Temiz bir siyasete sahip Türkiye‘yle, bu ülkeye ve siyasi eğilimlerine saygı göstermeyen, ona AB‘de rol vermeyen NATO üyeleri arasında ne fark var? ‘Sıfır sorun‘ politikası çöker Türkiye askeri teknolojiden yararlanmak için Batı‘yla iştigal etmek istiyorsa bile bu da mantıklı değil. Zira Ankara‘nın çıkarı bu ittifakı terk etmek. Hatta Türkiye böylelikle diğer ülkelerin de aynı adımı atmasının yolunu açabilir. Dünya kan döken ve tarihi felaketler yaşatan askeri ittifaklara ihtiyaç duymuyor.

Bugün dünya siyasi hareketlilik ve siyasi coğrafya bağlamında değişim yaşarken, Türkiye geleceğin dünyasında rol oynamak için tarihi bir fırsata sahip. Bu değişim farklı kıtalarda birçok ülkeyi kapsıyor ve birçok düzlemde ipuçları belirdi. Türk siyasetçiler yaptıkları öldürücü hatayı gözden geçirmeli. Aksi takdirde, kendilerini ‘sıfır sorun‘ adlı durağa değil, ‘sorunların anası‘ durağına götürecek trene binecekler. (Londra‘da Arapça yayımlanan Kuds ül Arabi gazetesi, 25 Kasım 2010)

Eymen Halid-RADİKAL