Yürekleri yakan olayın üzerinden tam 24 gün geçti ama acının boyutu her yeni detayla katlanarak artıyor. 15 Nisan günü bir okul koridorunda yankılanan silah sesleri, sadece o anı değil, geride kalanların hayatını da paramparça etti. Arkadaşlarıyla şakalaşıp zil sesini bekleyen küçücük bir çocuğun, sırf dersindeki başarısı yüzünden ölümle burun buruna gelmesi, kaderin en acı cilvesi olarak hafızalara kazındı. Türkiye, hastane kapısında çaresizce bekleyen ailenin sessiz feryadına ortak oluyor.

O Gün Neler Yaşandı?

Ayser Çalık Ortaokulu'nda 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli'nin açtığı ateş sonucu matematik öğretmeni Ayla Kaymaz ile 8 öğrencinin yaşamını yitirdiği o kara günde, ağır yaralanan 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu'nun da geçtiğimiz günlerde kurtarılamadığı hatırlatıldı.

Aynı saldırının kurbanlarından Mustafa Aslan'ın ise vücuduna isabet eden 9 kurşunla hala yaşam mücadelesi verdiği kaydedildi. Küçük çocuğun 24 gündür yoğun bakım ünitesinde tutulduğu aktarıldı.

Başarının Bedeli Bu Mu Olmalıydı?

Asıl kahreden ayrıntı ise ailenin hastane önündeki bekleyişi sırasında gün yüzüne çıktı.

Mustafa'nın matematiğe olan sevgisi, onu o gün ön sıraya taşımıştı. Acılı baba Hasan Aslan, oğlunun normal şartlarda arka sıralarda oturduğuna dikkat çekti. Sınavdan 100 aldığı için öğretmeninin onu onore etmek istediğini belirten baba, acı gerçeği şu sözlerle ifade etti: "O gün matematik sınavından 100 aldığı için öğretmeni oğlumu onore etmek amacıyla ön sıraya almış. Saldırı sırasında da kurşunların hedefi olmuş."

Hastane Kapısında Umutlu Bekleyiş

Ailenin hastane bahçesindeki umutlu ama bir o kadar da endişeli bekleyişi sürüyor. Yürekler ağızda, nefesler tutulmuş durumda. Doktorların Mustafa'yı hayatta tutabilmek için seferber olduğu vurgulandı.

Baba Aslan, oğlunun hayati tehlikesinin sürdüğünün altını çizerek, "Tüm Türkiye’den dua bekliyoruz." şeklinde konuştu.

Gözler şimdi yoğun bakım ünitesinin kapısından gelecek o tek bir umut verici haberde.

Kaynak: Haber Merkezi