Türkiye-Çin Eşleşme Merkezi İş Geliştirme ve Proje Yönetim Grup Başkanı Can Kabaali, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceğini Millî Gazete'ye değerlendirdi. Son yıllarda iki ülke arasındaki ticaret hacminin artış gösterdiğine dikkat çeken Kabaali, bundan sonraki sürecin yalnızca ithalat ve ihracat rakamlarıyla değil, üretim ve teknoloji odaklı iş birlikleriyle şekillenmesi gerektiğini söyledi.

1000580400

ORTAK ÜRETİM VURGUSU

Küresel ekonomik dengelerin değiştiğini belirten Kabaali, pandemi, jeopolitik gelişmeler ve küresel krizlerin şirketleri yeni üretim merkezleri aramaya yönelttiğini ifade etti. Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya'nın kesişim noktasındaki stratejik konumuna işaret eden Kabaali, bu avantajın ortak üretim modeliyle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kabaali, "Yeni hedefimiz; ortak üretim, teknoloji transferi, yüksek katma değerli sanayi yatırımları ve üçüncü ülkelere birlikte ihracat olmalıdır" ifadelerini kullandı.

YATIRIMLAR ANADOLU'YA YAYILMALI

Yatırımların yalnızca büyükşehirlerde yoğunlaşmaması gerektiğini vurgulayan Kabaali, Anadolu'nun organize sanayi bölgeleri, tarımsal potansiyeli ve genç iş gücüyle önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
Gerçek kalkınmanın yatırımların ülke geneline dengeli şekilde yayılmasıyla mümkün olacağını dile getiren Kabaali, üretim kapasitesinin Anadolu'da da güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

KATMA DEĞERLİ SANAYİ HEDEFİ

Montaj ağırlıklı yatırımlarla teknoloji geliştiren üretim merkezleri arasında önemli fark bulunduğunu ifade eden Kabaali, Türkiye'nin hedefinin sadece fabrika sayısını artırmak değil, bilgi üreten, ihracat yapan ve küresel markalar ortaya koyan bir üretim ekosistemi oluşturmak olması gerektiğini söyledi.

KOBİ'LER VE ÜNİVERSİTELER SÜRECE DAHİL EDİLMELİ

Yerli firmaların bu dönüşümün dışında kalmaması gerektiğini belirten Kabaali, KOBİ'lerin Çinli yatırımcılarla ortak projeler geliştirebildiği, üniversitelerin teknoloji ürettiği ve genç girişimcilerin uluslararası pazarlara açılabildiği bir modelin inşa edilmesi gerektiğini ifade etti.

"BAŞARI TİCARET HACMİYLE SINIRLI DEĞİL"

Türkiye-Çin ilişkilerinin sadece ticaret rakamlarıyla değerlendirilmesinin eksik olacağını söyleyen Kabaali, başarının kurulan ortaklıkların niteliği, sağlanan istihdam, geliştirilen teknoloji ve dünya pazarlarına birlikte sunulan ürünlerle ölçülmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin yalnızca tüketen bir pazar değil, üreten, geliştiren ve yön veren bir ülke olması gerektiğini vurgulayan Kabaali, doğru planlama ve güçlü vizyonla önümüzdeki dönemde Türkiye'nin küresel ekonomide daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini ifade etti.

Muhabir: Abdullah Kutay Eskalen