Bismillâhirrahmânirrahîm;
MİLLÎ Gazete, tarımın “stratejik bir alan” olduğunu bilerek yayın yapan bir medya kuruluşumuz. Baştan beri, tarımı desteklemesi, çiftçinin yanında yer almasıyla tanınıyor. Hele, Sadettin İnan kardeşim bu alana daha farklı bir ilgi duyuyor. Tarım alanında yapılan haksızlıklara, oynanan oyunlara gönlü razı değil. Halkımızı bilgilendiriyor, yöneticilerimizi uyarıyor.
Hileli fabrika satışlarını, Cargill’in gıda konusundaki tuzaklarını, nişasta bazlı şeker oyununu, çiftçi zarar ederken köşeyi dönme derdinde olanları, “Genç Çiftçi” gibi projelerle yapılmak istenenleri, GDO’lu ürünlerle ilgili haberleri, çiftçiye destek amaçlı olması gereken gübredeki fahiş kârları, et üzerinden oynanan oyunları hep Sadettin İnan’ın yazı ve haberlerinden öğrendik.
Sadettin kardeşim, yanlış giden işlerin peşini bırakmıyor. Kamu malını yağmalayanları affetmiyor. Çıkarına dokunduğu için rahatsız olanlarla amansız mücadele içinde. Gözdağı vermeler, avukat ordusuyla karşısına çıkmalar onu yıldıramıyor. Doğru, sorumlu haber anlayışı sebebi ile hep “haklı” çıkmaktan güç ve cesaret alıyor. Millî Gazete yönetimi onun en büyük destekçisi. Bu kadar önemli bir alanda yapılan uyarılar bizi rahatlatıyor. Bu yayınlarda, kul hakkına girenlere tepkimizi buluyoruz.
Millî Gazete, 17 Ağustos 2021’de yine “bir gazetecilik olayı”na imza attı. 180 bin lira maaşlı Tarım ve Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Fahrettin Poyraz’ın hukuksuz, keyfi yönetimini belgelerle açıkladı. Millî Gazete farkıyla, “Adalet Onaylı Müfteri” manşetini kullandı.
MIZRAK ÇUVALA SIĞMADI
HABERE göre, Genel Müdür’ün göreve gelme şekli de şaibeli. Daha sonra “dünür” de oldukları Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Selâhattin Külcü’nün hukuksuz atamaya göz yumduğu anlatılıyor.
Millî Gazete’nin olayın kaynağına dayanarak yaptığı yayınlarından rahatsız olan Genel Müdür, konumuna güvenerek Millî Gazete üst yönetimini mahkemeye verdi. “FETÖ tarzı yayın yaptıkları” iftirasını attı. Halbuki, söz konusu kişi FETÖ’nün “Kimse Yok mu?” kuruluşunun yeleğini giyerek FETÖ’ye destek verdiği; Afrika’daki okullarında şantiye şefliği yaptığı anlaşıldı. Millî Gazete, her iki olayı resimleriyle belgeledi.
Olay, FETÖ’cülerin taktiğini de ortaya çıkardı. Başkalarını FETÖ’cülükle suçlayarak, kendilerini aklamaya çalışıyorlar. Hedef saptırıyorlar. Emniyet ve halk bu türden tuzaklara karşı uyanık olmalı. Ortada her kılığa girebilen bir yapı var.
Konuya bakan Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği’ne teşekkür ediyorum. Genel Müdür’ün maksadını anlayıp “suç duyurusu”nu dikkate almayarak, Millî Gazete yönetiminin ifadesini alma ihtiyacı bile duymadı. “Türkiye’de hâkimler var” dedirtti.
Genel Müdür’ün maaşının 180 bin lira oluşunda bir gariplik yok mu? Günde 6 bin lira. Orta düzeydeki memurun bile alamadığı parayı bir günde alıyor. Birden çok maaşlı bürokrat iddiaları açıklığa kavuşturulmalı. Olay “âdil” bir noktaya getirilmeli.
Millî Gazete’nin sorumlu yayıncılık anlayışı kamu harcamalarındaki israf konusuna eğilmeyi zorunlu hale getiriyor. Yöneticilik ateşten gömlektir. Kamu malında kasıt ve ihmalkârlığı olanların akıbeti hayrolmaz.
LİYAKAT ÖNEMLİ
KAMU görevi bir “emanet”tir. Adalet mülkün temelidir. Yöneticinin değişmez özelliği “âdil” olmaktır. Adaletin olmadığı yerde düzen bozulur. Hiçbir şey iyi gitmez. Kamu görevlileri ehliyet ve liyakat sahibi olmalıdır. Değilse, görev veren de; görev alan da vebalden kurtulamaz.
Dikkat ettiniz mi? Ülkemizde en çok eleştiri alan bakanlık Tarım ve Orman Bakanlığı’dır. Çünkü alanında yetişmiş, liyakat sahibi insanlar görevlendirilmiyor. İsterseniz, Tarım Bakanlığı’nda görev yapmış son üç bakanın mesleki alanlarına bir göz atalım: Faruk Çelik işletmeci, Ahmet Eşref Fakıbaba başarılı bir cerrahî doktor; Bekir Pakdemirli ekonomist. Peki, tarım ve ormancılık alanında uzmanlaşmış “bir kişi” bulunamıyor mu?
Cumhurbaşkanı’nın bile “Başarılı olamadık” dediği “eğitim”e bakalım. Her bakanın gelişi ile birlikte “sistem” değişikliğine gidiliyor. Eğitim yapboz tahtasına dönüştü. Son 19 senede 8 bakan görev yaptı. Alanları hukuk, işletmeci, akademisyen, mühendis, elektronik ve haberleşme mühendisi şeklinde. İçlerinde yalnız Ziya Selçuk eğitim fakültesi mezunu. O da, salgında, okulların kapalı olduğu dönemde görev yaptı.
Her branşta yetişmiş insanımız var. Herkesten alanında faydalanılmalı. İşlerin dağınıklığı bu yüzden! Yeni Millî Eğitim Bakanı’na teklifim: Yönetmelik gereği, 4 yılda bir toplanması istenen “Millî Eğitim Şûrası” 7 yıldır toplanmıyor. İlk şûranın teması, “Kadroların Alanında İstihdamı” olsun! Her alanda kurallara uymak verimliliği getirir. İllâ ehliyet; illâ liyakat!
Yayıncılık farkını gösteren Millî Gazete’yi tebrik ediyorum.