İsrail'de siyasi çalkantılar ve güvenlik krizleri tırmanırken, ülke basınından Netanyahu yönetimine yönelik en sert tepkilerden biri geldi. Yıllardır siyasi kariyerinde inşa etmeye çalıştığı imajın 7 Ekim 2023 günü tamamen silindiği belirtilen Netanyahu için sandık ve kamuoyu baskısı giderek ağırlaşıyor. İsraillilerin son iki neslin gördüğü en büyük güvenlik zafiyetiyle baş başa kaldığı bu süreçte, faturanın sadece askeri değil, devasa bir ekonomik krizle de ödeneceği vurgulanıyor.
"7 Ekim Sadece Bir Askeri Yenilgi Değil"
Haaretz gazetesinde yayımlanan dikkat çekici haberde, Netanyahu'nun başarısızlığının yalnızca 7 Ekim olaylarıyla sınırlı kalmadığı ifade edildi. O gün yaşananların doğrudan Netanyahu'nun sorumluluğunda gerçekleşen devasa bir yenilgi olduğu kaydedilirken, İsrail halkının ülke tarihinin güvenlik bakımından en tehlikeli dönemlerinden birini yaşadığının altı çizildi.
İsrailli yetkililerin de 'tarihteki en büyük istihbarat ve askeri başarısızlık' olarak tanımladığı 7 Ekim süreci, Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın Filistinlilere ve Mescid-i Aksa başta olmak üzere kutsal değerlere yönelik ihlallere karşılık verme gerekçesiyle başlattığı "Aksa Tufanı" operasyonuyla patlak vermişti. İsrail makamları söz konusu saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin ise yaralandığını duyurmuştu.
Fatura Halkın Cebine Kesilecek
Saldırıların ardından İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü ve şu ana kadar 73 bin 317 kişinin hayatını kaybettiği, 173 bin 961 kişinin yaralandığı soykırım süreci, İsrail iç ekonomisini de adeta kilitledi.
Haberde, Savunma Bakanlığı için ayrılan benzeri görülmemiş bütçelerin, peş peşe gelen vergi artışlarının, kamu hizmetlerindeki kesintilerin ve katlanarak artan kamu borçlarının uzun yıllar boyunca vatandaşın yaşam standardını baltalayacağı aktarıldı.
Kontrolden çıkan mali tablonun ülke geleceğini kararttığına işaret edilen analizde nihai hüküm şu satırlarla ifade edildi:
"Tarih, Netanyahu'yu ülke tarihinin en kötü başbakanı olarak yazacak."
Ülke genelinde tırmanan hoşnutsuzluk ve çığ gibi büyüyen ekonomik külfet karşısında, gözler şimdi Netanyahu hükümetinin atacağı yeni adımlara çevrildi.




