Filistin'deki kanlı ablukayı kırmak için yola çıkan vicdan gemilerinde nefesler tutuldu. Nisan ayında İtalya'dan demir alan ve 70 ülkeden sivilleri taşıyan yardım filosu, açık denizde İsrail askerlerinin hedefi oldu. Zodyak botlarla gemilere çıkan silahlı güçler dehşet saçarken, Türkiye'den yola çıkan sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de o ateş çemberinin tam ortasında kaldı.
30 GEMİYLE İRTİBAT KESİLDİ: FATMA ZENGİN ALIKONULDU
18 Mayıs sabah saatlerinden itibaren bölgeden gelen görüntüler krizin boyutunu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Aktivistlerin ve İsrail güçlerinin peş peşe yayınladığı videoların ardından açık denizde adeta bir iletişim karartması başladı.
Filo koordinasyon merkezinden yapılan açıklamaya göre, öğle saatleri itibarıyla tam 30 gemiyle telsiz ve telefon irtibatının koptuğu kaydedildi. İsrail askerlerinin botlarla yanaşıp zorla güvertesine çıktığı gemilerden birinde bulunan HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin'in alıkonulduğu aktarıldı.

MAHMUT ARSLAN'DAN JAMMER GÖLGESİNDE TARİHİ MESAJ
Operasyonun ortasında seyrine devam etmeye çalışan gemilerde ise korkunç bir sinyal savaşı yaşanıyor. Filoya bu ay dahil olan HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan'ın bulunduğu Kasr-ı Sadabad gemisine yönelik sinyal kesici (jammer) saldırıları sürerken, Arslan saat 13.10'da o zorlu anlarda dünyaya seslendiği bir video paylaştı. Arslan'ın kayıtlara geçen mesajında şu ifadeler kullanıldı:
“Kasr-ı Sadabad Gemisinde bulunan vicdan gönüllülerinin dünyayla bağlantısı, jammerlarla hukuksuz şekilde kesilmeye çalışılıyor. Uluslararası sularda gerçekleştirilen bu saldırı; yalnızca bir gemiye değil, insanlığın vicdanına, dayanışmasına ve özgür iletişim hakkına yöneltilmiş açık bir tehdit ve korsanlıktır. Silahsız sivillerin, insani yardım gönüllülerinin ve Gazze’ye umut taşımak isteyen insanların hedef alınmasını en güçlü şekilde lanetliyoruz. Siyonist İsrail bilmelidir ki; vicdanın sesini susturamayacaktır. Başkenti Kudüs olan özgür ve bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.”
ANKARA'DAN İSRAİL'E KORSANLIK RESTİ
Yaşanan bu skandalın ardından devletin zirvesi de anında teyakkuza geçti. Dışişleri Bakanlığı, uluslararası suları ihlal eden bu eylemi en sert dille kınayarak, vatandaşlarımızın durumu için diplomatik girişimlerin başlatıldığını duyurdu. Bakanlığın yayınladığı o bildiride olayın vahametine dikkat çekildi:
"Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda gerçekleştirilen ve yeni bir korsanlık eylemi teşkil eden müdahaleyi kınıyoruz. Söz konusu filoda yaklaşık 40 ülkenin vatandaşı bulunmaktadır. İsrail’in saldırıları ve sindirme politikaları, uluslararası toplumun adalet arayışını ve Filistin halkıyla dayanışmasını hiçbir şekilde engelleyemeyecektir. İsrail’in, müdahaleye derhal son vermesi ve alıkonulan filo katılımcılarını koşulsuz olarak serbest bırakması gerekmektedir. Filoda bulunan vatandaşlarımızın güvenli şekilde ülkemize dönmeleri konusunda gerekli girişimlerde bulunulmakta ve diğer ülkelerle iş birliği halinde süreç yakından takip edilmektedir. İsrail’in hukuk tanımaz eylemlerine karşı uluslararası toplumu gecikmeksizin ortak ve kararlı bir tutum almaya davet ediyoruz."





