Kültür-Sanat

İsrail değişmek zorunda!

İsrail değişmek zorunda!

Abone Ol

İsrail askerlerinin İHH yardım gemilerine yaptığı hukuk dışı baskının yankıları, bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. Uluslararası sularda seyreden sivil ve silahsız bir gemiye ‘orantısız güç kullanmak‘ yoluyla müdahale edilmesinin, siyasi bir bedeli olacaktır kuşkusuz...

Halen yönetimde bulunan ve 2009‘da Likud lideri Netanyahu önderliğinde kurulan hükümetin, en zor dönemlerinden birine girdiğini de göstermekte. Dışişleri Bakanı koltuğunda K. Kore‘nin ‘diplomatik embesil‘ diye tanımladığı, aşırı sağcı ‘İsrail Evimiz‘ Partisi‘nden Lieberman‘ın bulunduğu koalisyonun çelişkilerini iyice su yüzüne çıkaran son olaylar, İsrail‘in iç siyasetinde bir dönüşüm yaratacak gibi... Başka kimleri rahatsız ediyor bu hükümet, özetleyelim.

Ortadoğu, küresel kapitalist sistemin yeni genişleme dalgasında bir savaş havzası olarak değil, bir barış bölgesi olarak tanımlanmakta...  Ekonomik krizin ardından genişleyecek olan büyük pazar, Ortadoğu bölgesini yeni açılım alanı olarak belirlemiş durumda. Zira eldeki kapasitenin sınırlarına gelindi ve pazar tıkandı. Nitekim daha önce Büyük Ortadoğu Projesi, Genişletilmiş Ortadoğu gibi isimlerle anılan ve pek de kabul görmeyen değişim önerisinin, bugün herhangi bir kavramsal tanımlama yapılmadan hayata geçirilme aşamasında olduğunu söyleyebiliriz. Bu yeni dönem, Ortadoğu‘nun askeri endüstriyel kompleksin beslendiği ana damar olmaktan çıkmasını ve yeni bir barış dünyasının kurgulanmasını gerektiriyor. Eski İsrail‘in süregiden tavrıyla, bu yeni yapıda varlığını sürdürmesi mümkün değil. Yeni siyasi mimari, edepsizlerin terbiye edilmesini öngörüyor.

Yeni İsrail‘i talep eden diğer bir odak ABD yönetimi. Dünyanın birçok farklı bölgesinde ve özellikle de Müslüman ülkelerde yükselen anti-Amerikanizmin ana kaynağının İsrail olduğu kanaati, giderek yaygınlaşmaya başladı. Obama yönetimi, aşırı sağcı İsrail hükümetinden hiç hazzetmiyor ve onların döküp saçtıklarını temizlemekten de yılmış durumda...

Dünya Musevi cemaatinin çoğunluğu, sanıldığının aksine bu yönetimin arkasında durmuyor.... Nitekim geçtiğimiz günlerde aralarında Bernard Henri-Levy, Alain Finkielkraut gibi önemli Fransız Yahudi entelektüellerin bulunduğu bir grubun, 3000 imza ile Avrupa Parlamentosu‘na sunduğu mektup, Musevi diasporasının, yönetimin yaklaşımına dair ne denli endişeli olduğunu gösteriyor...

İsrail‘de hükümetin politikalarının ülkeyi uçuruma doğru sürüklediğine inanan iç muhalefet kanadı da ayakta...

(D. Ülke Arıboğan / AKŞAM)