7 Nisan'da öğle saatlerinde İstanbul'un göbeğinde patlayan silah sesleri tüm Türkiye'nin yüreğini ağzına getirmişti. İçinde faaliyet bulunmadığı iddia edilen İsrail konsolosluk binası önünde emniyet güçlerimizi hedef alan ve bir teröristin ölü ele geçirildiği o karanlık saldırının perde arkası aydınlanıyor. Soruşturma derinleştikçe, eylemin sıradan bir silahlı saldırı değil, ince ince işlenmiş büyük bir terör faaliyeti olduğu ortaya çıktı.
Bagajı Açık Araçtan Tekbirlerle İndiler
Olay yerindeki detaylı incelemelerde tüyler ürperten anların şifrelerine ulaşıldı. Levent Mahallesi Prof. Ahmet Kemal Aru Sokak'ta şüpheli Onur Çelik tarafından kiralanan 41 AIC 024 plakalı aracın dört kapısı ve bagajı açık halde bulundu.
Saldırganlar Ahmet İmrak, Onur Çelik ve Yunus Emre Sarban'ın bu araçtan sırt çantaları ve uzun namlulu silahlarla tekbir getirerek fırladıkları kaydedildi. Hedefte doğrudan polis vardı. Teröristlerin, Yapı Kredi Plaza çevresindeki Çevik Kuvvet ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine kurşun yağdırdığı, emniyet güçlerimizin ise anında karşılık verdiği vurgulandı.
DEAŞ'ın Karanlık Hücresinde "Sadakat" Ağı
Soruşturmada tutuklanan 9 kişinin doğrudan DEAŞ'ın hiyerarşik yapılanmasında yer aldıkları saptandı. "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla cezaevine gönderilen bu kişilerin, örgütün çıkarları doğrultusunda hareket ettiği aktarıldı.
Eylemin sızıntı olmaması için sadece organik bağı bulunan "sadık" militanlarla yürütüldüğü ifade edildi. Dijital materyallerdeki ve istihbari raporlardaki tespitler, bu karanlık ağın basit bir tesadüfle izah edilemeyeceğini gözler önüne serdi. 9 kişinin eylemden haberdar olduğu ve örgütün verdiği görevle "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçunu işledikleri anlaşıldı.
Resmi Makamlardan İlk Yanıtlar Ne Olmuştu?
Kanlı eylemde 2 polisimiz yaralanmış, 3 saldırgandan biri ölü, diğer ikisi ise yaralı ele geçirilmişti. Resmi makamlardan ilk etapta net bir örgüt adı telaffuz edilmese de, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi öldürülen saldırgan için "dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu belirlendi" ifadelerini kullanmıştı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise süreci yakından takip ederek soruşturmada bir başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısının görevlendirildiğini duyurmuştu.
Adliye Koridorları Hareketli
Emniyet ve savcılık boyutu nefes kesen operasyonda toplam 17 kişi gözaltına alınmıştı. Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne dün sevk edilen 12 şüpheliden 9'u Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı. İki kişi için adli kontrol kararı verilirken, bir şüpheli savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Yaralı teröristler Onur Çelik ve Ahmet İmrak'ın hastanedeki tedavileri devam ederken, diğer 3 kişinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Gözler şimdi hastanedeki saldırganların vereceği ifadelere ve emniyetteki sorguların neticesinde hazırlanacak kapsamlı iddianameye çevrildi.





