Tahran'da sular durulmuyor. Ülke içindeki siyasi dengeler ve dış politika manevraları her geçen gün yeni bir tartışmanın fitilini ateşlerken, bu kez hedef tahtasında doğrudan devlet televizyonu var. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın ekranlarda dönen söylemlere karşı gösterdiği sert tepki, devlet organları arasındaki derin çatlağı bir kez daha gözler önüne serdi.
"Kendimi Ordudan Ayrı Görmüyorum"
Tahran’da katıldığı bir toplantıda zehir zemberek açıklamalarda bulunan Pezeşkiyan, yayın kuruluşunun ordu ile sivil irade arasına adeta kama sokmaya çalıştığını savundu. Kendisini İran Silahlı Kuvvetleri’nden asla ayrı görmediğini ve ordusuyla gurur duyduğunu net bir dille ifade eden Cumhurbaşkanı, ekranlardan yükselen sesin ayrışmaya hizmet ettiğini söyledi.
Pezeşkiyan, yayın politikasını doğrudan hedef alarak şu ifadeleri kullandı:
"Devlet televizyonunun 'askerler bir tarafta hükümet diğer tarafta' söylemi ayrışma anlamı taşır ve bu söylem İsrail'in de söylemidir. Devlet televizyonun bunu söylemeye hakkı yok."
Bardağı Taşıran Son Damla: Sansür ve Hakaretler
Aslında bu kriz, Tahran sokaklarında ve siyaset koridorlarında ilk kez yaşanmıyor. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile devlet televizyonu arasındaki gerilimin geçmişi oldukça kabarık. ABD ile yürütülen hassas müzakereler sırasında, ekranların sürekli anlaşma karşıtı isimlere açılması ve müzakere heyetine yönelik meydanlardaki hakaretlerin canlı yayınlarla evlere taşınması zaten sabırları zorlamıştı.
Son olarak İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın katıldığı televizyon programının yayınının ortasında aniden kesilmesi ise bardağı taşıran son damla oldu ve ülkede büyük bir infial yarattı.