ABD de İran a dair konuşulanlar, Irak savaşı öncesinden farksız. Yönetim, yaratacağı tüm felaketlere rağmen İran ı vurmayı düşünüyor.
Bush yönetiminin İran a saldırı düzenlemek konusunda ciddi olmadığını sanırdım hep, zira bu İran ın nükleer programını hızlandırmaktan başka şeye yaramazdı. Ama İran hakkında bugün duyduklarımız, korkunç derecede tanıdık geliyor. Bunun nedeni, bazı ABD li yetkililerin İran a dersini vermeye çoktan karar vermesi olabilir.
Bugün o manşetlerde yer alan ülke elbette ki Irak değil, İran. Fakat paralellikler çarpıcı. Üst düzey Beyaz Saray yetkililerinin ülkeyi sistematik yalanlarla vahim bir savaşa sürüklemesinin üzerinden üç yıl geçti, ama hâlâ aynısını yapmayı deneyebiliyorlar?
Yönetim Irak taki ?başarılı harekâtı yinelemek niyetinde. Şimdi Tahran ın en büyük terör destekçisi olduğunu iddia ederek, kanıt olmasa da İran ı da 11 Eylül le ilişkilendirmeye uğraşıyor. İran ın uranyum zenginleştirme teknolojisini kusursuzlaştırırsa, kısa sürede ?geri dönülemez noktayı aşacağını vurgulayarak, tehdidi acil göstermeye çalışıyor. Oysa geçmişte birçok ülke İran ın yaptığının çok ötesine gitti ve nükleer programını silah üretmeden bitirdi.
Ve elbette, ABD askerlerinin hayatına mal olan Irak direnişiyle İran arasında bağ kurmaya gayret ediliyor; Genelkurmay Başkanı General Peter Pace bunu destekleyecek kanıt olmadığını söylese de...
Diplomasi başarısız olursa, ABD yönetimi Demokratları İran a karşı güç kullanmayı öngören bir karara ikna edebilir. Ne de olsa başkanlığa hevesli birçok Demokrat şahin pozu takınmaya çalışıyor ve bu meselede Başkan Bush un da sağına konumlanıyor?
Küçük bir grubun siyasi veya ideolojik ajandasının dünyanın kritik bir bölgesinde yeni bir felaket yaratmasına bir daha izin veremeyiz.
2.4.2006 / J. CİRİNCİONE / FOREİGN POLİCY / RADİKAL