Kültür-Sanat

İntikam savaşını önlemek!

İntikam savaşını önlemek!

Abone Ol

"Şartlar değişti. PKK kart olmaktan çıkıyor. Kuzey Irak "yeni tehdit" algılamasıyla Türkiye ile yakınlaşmak zorunda kalacak. Türkiye, Irak için siyasi taraflar açısından en etkin devlet haline gelebilir..." diyen Yeni Şafak gazetesi yazarı İbrahim Karagül; Türkiye‘nin,  Irak merkezli kazanımlarına dikkat çekiyor.

Kuzey Irak yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani‘nin Kerkük konusundaki açıklaması, Türkiye‘nin "Gazze‘den sonra Kerkük‘e dikkat" çekmesi, Barack Obama‘nın çekilme hazırlıkları ve Barzani yönetiminin "çekilmeyin" talebi ile Iraklı Arapların merkezi yönetim üzerinden Kürt nüfuzunu daraltma girişimleri çerçevesinde binlerce askeri Kerkük ve çevresine yerleştirme girişimleri, hep korkulan etnik çatışmayı yakınlaştırıyor mu?..

Irak Başbakanı Nuri El Maliki, Mesut Barzani‘yi "ayrılıkçı" olmakla suçlarken Barzani de ona "diktatör" diyor. Bağdat, merkezi yapıyı güçlendirerek K. Irak‘ı adeta köşeye sıkıştırmaya sıkıştırırken Barzani‘nin "Musul‘da gözümüz yok" demesi, geri adım atar bir pozisyon belirlemesi, Sünni Araplar‘ın Cumhurbaşkanlığı‘nı istemesi işgal sonrası şartların köklü biçimde değişeceğinin göstergesi.

Bu dönemde, Türkiye Ortadoğu açılımının en üst sırasına yeniden Irak‘ı yerleştirmek zorunda. Sanıldığı gibi bu sadece PKK eksenli değil. Hem Bağdat‘la çok yakın işbirliğini hem de K. Irak‘la yakınlaşmayı içeriyor. Dahası Türkiye, Irak‘ta ciddi bir olasılık haline gelen Arap-Kürt geriliminin önüne geçme şeklinde tanımlanabilecek bir misyon üstlenmesi kuvvetle muhtemel.

Hoşyar Zebari‘nin; PKK konusundaki işbirliğini kastederek, "Bir yıl önce nerdeydik, şimdi nerdeyiz. Şimdi hareket zamanı. Yeni bir iklime girdik. Sizin zayıf bir partneriniz değil, güçlü bir ortağınız olmak istiyoruz" ifadesi, Amerikan işgali sonrası oluşan dengelerin nasıl da kökünden değişmek üzere olduğunun göstergesi.

Sadece Sünni Araplar‘ın değil, Şiileri‘nin K. Irak‘a karşı cephe alması, ülkenin kuzeyine "Kürdistan" demeyeceklerini, "Kuzey Irak" diyeceklerini açıklamaları da öyle. Hem Bağdat yönetimi, hem Sünni Araplar hem de Şii Araplar, dikkatlerini K. Irak‘a yöneltmiş durumda. ABD‘nin çekilmesinin geride bırakacağı boşluk, Araplar için Kürtler‘e karşı bir intikam zemini oluşturabilir. İşte bu dönemde, Bağdat‘la bir çok alanda ileri anlaşmalar yapan, Şii Araplar‘la Osmanlı sonrası en ciddi yakınlaşma içine giren, Sünni Araplar‘la Irak içi dengelerde neredeyse ortak yaklaşım sergileyen, bütün bunlar olurken Kürtlerle işgal sonrası hiç olmadığı kadar yakınlaşma eğilimi içine giren tek ülke var, o da Türkiye.

Şartlar değişti. PKK kart olmaktın çıkıyor. Kuzey Irak "yeni tehdit" algılamasıyla Türkiye ile yakınlaşmak zorunda kalacak. Türkiye, Irak için siyasi taraflar açısından en etkin devlet haline gelebilir. Amerikan işgali, Türkiye‘nin güneyinde büyük bir güvenlik tehdidine yol açtı. Şimdi bu tersine dönüyor, tehdit işbirliği haline geliyor, güce dönüşüyor. Bu durum, yeni Ortadoğu açılımında Irak merkezli kazanımları Türkiye için en büyük kazan, en güçlü kart haline getirebilir. Yeter ki Arap-Kürt intikam savaşının önüne geçilsin!