Kültür-Sanat

İnternet tutkunu Başbakan

İnternet tutkunu Başbakan

Abone Ol

Delikanlı KGB‘nın kanatları altındaki ‘kripto‘ enstitüsünü bitirmiş, 80‘lerin sonunda  SSCB Savunma Bakanlığı‘nda şifreler ve iletişim teknolojileri üzerine işbaşı yapmıştı.

Bilgisayarın, internetin emeklediği yıllardı. Henüz 20‘li yaşlarının başındaydı. Bir gün bilgisayarında bir virüs buldu. Merak etti. Uğraştı, didindi ve onu yok edecek ilk antivirüs programını 90‘ların başında kendi kendine yazdı. Bugün sadece Çin‘de bile 100 milyon adet satan antivirüs programının ‘babası‘. Ve hikâyesi bugün çok daha güncel... Aslında onu tanımayan yok. ‘Laboratoriya Kasperskovo‘, uluslararası adıyla ‘Kasperky Lab‘ın kurucusu. Yevgeni Kasperski. 45 yaşında.  İnternet tutkunu Başkan Medvedev‘in kadim dostu.

Onunla ilgili, Rus kaynaklarında hiç görmediğim ve önemsediğim bir ayrıntıyı geçen hafta New York Times‘ın pazar ekinden öğrendim: Her ne kadar 1997‘de ‘Kaspersky Lab‘ı kursa da, küresel sıçramayı yapıp ‘dünya antivirüs markası‘ olmasını, 2003‘de Çin‘de açtığı ofise borçluymuş.  Ve Çin hükümeti, sırf gelsin diye kendisine bedava ofis ve bir yıl vergi muafiyeti sağlamış. Bu ayrıntıyı önemli kılan, Rusya‘nın bu aralar gündeminden düşmeyen ‘yenilikçi, modern ekonomi yaratma‘ kampanyası. Bayraktarı Medvedev. Her fırsatta tekrarlıyor: "Eğer sadece petrol ve gaza bağımlılıktan kurtulamazsak geleceğimiz yok." Rusya‘nın gelirlerinin neredeyse yüzde 70‘i sadece doğal kaynakların satışından geliyor. Bu, tembel ekonomiyi iyice kireçlendiriyor. Çalışmadan, üretmeden, petrol fiyatlarına endeksli hayat, hayra  alamet değil. Onun için Rusya kendi ‘Silikon Vadisi‘ni yaratma kararı aldı. Devlet 200 milyon dolar ayırdı bile...

Rusya yenilikçi, modern ekonomiye sıçrayabilir. Ama sorun, bu yoldaki takozları kaldırması gerekenlerin, aslında o takozları koyanlar olması. Medvedev de bunu biliyor. Otuz iki keskin dişiyle sırıtan bürokrasiye şövalyemsi bir savaş açıyor. Kimisi "Yeldeğirmenleriyle boğuşuyor" diyor, ama ekmeğimiz umut; "Analar ne Kasperki‘ler doğuracak" diye dört gözle bekliyoruz...