Biliriz ki orucu bozan bazı haller vardır. Her Ramazan

öncesi yazılan yazılarda, yapılan konuşmalarda yahut televizyon programlarında

boy gösteren hocalara sorulan sorulara verilen cevaplarda dinlediğimiz,

duyduğumuz, öğrendiğimiz... Kalan on bir ay bize unutturduğu için belki de her

yıl sanki ilk kez duyuyormuşçasına yeniden hatırladığımız hallerdir bunlar.

Orucu ne bozar, ne sıkıntıya sokar az çok öğrendik artık.

Ama tamamen aç ve susuz kalma merkezli bir Ramazan geçirdiğimiz için bunun

ötesine geçemedik. Birimiz de bir kez olsun Hocam artık orucu bozan halleri

öğrendik, peki ya imanı bozan haller nelerdir, Müslümanı bozan şeyler nelerdir

diye sormadık.

Sahi Müslüman ı ne bozar Evlat neyi unutursa evlatlığı

bozulur Anne baba nasıl davranırsa nesli bozar Neye nasıl tepki verilirse

insan insanlıktan çıkar Ne hiçe sayılır ya da abartılırsa iman bozulur gibi

sorular zihnimizi hiç meşgul etmedi maalesef.

Oysa Ramazan geldi. Evlerimize ve arabalarımıza temiz,

güvenli ve konforlu kullanabilmek için bakımlarını yaptığımız gibi vücudumuzu,

kalbimizi ve zihnimizi de bakıma alma, onarma ve temizleme zamanıydı Ramazan.

Sadece sabahtan aksama kadar aç ve susuz kalma, zihnimizi

uzun süre açlığa odaklama değil, tüm benliğimizin, bize ait olan her şey ve

bizim çevremizde olan herkesin tam zamanlı bir taramadan geçirilme sistemiydi.

Kalbimizdeki tortuları temizleme, zihnimizde biriken çer

çöpleri süpürme, hâl ve tavırlarımızla oluşturduğumuz kötü izlenimleri

değiştirme projesiydi.

Öyle ise nasıl sadece sahur ve iftarla sınırlı

kalabilirdi Nasıl yediklerimize dikkat etmemizi salık veren hekimlerin

konuşması, sağlıklı beslenmeye vurgu üzerine vurgular yapılması ön planda kalır

da asıl aç bırakmamız gerekenin nefsimiz, heva ve heveslerimiz olduğuyla ilgili

konuşmalar geri planda tutulabilirdi

Saatlerce imsak ve iftar vakitleri üzerine tartışmalar

yapanlar nasıl olur da bir kez olsun Ey insanlar, oruçlarınızdan önce

Müslümanlığınızı kontrol edin demezdi

Evet, sağlıklı bir Ramazan geçirmek isteyenlerin en başta

Müslüman ı bozan, insanı bozan hususlar üzerine kafa yorması lazımdır.

Ramazanda mukabelelerde hatim yarışına girerken, bir yıl

boyunca Kur an ı elimize almamış olmamız Müslümanlığımızı lekeleyen bir

sebeptir.

Okuduğumuz ayetlerde faiz haram sayılırken bizlerin

Ramazan alışverişini hâlâ faizli bankaların kredi kartlarıyla yapıyor olmamız

belki tuttuğumuz orucu değil ama o orucu tutan adamı bozan bir sebeptir.

Akşama kadar aç kalıp da iftarımızı gıybetini ettiğimiz

kardeşimizin etiyle açmamız insanı bozan bir sebeptir.

Velev ki dini programlar olsun, televizyon izleyeceğiz

diye birbirimizin yüzüne bile bakmadan iftar ve sahur edişimiz ailenin

kutsiyetini bozan bir sebeptir.

Bizler oruçlarımızı tutarken yanı başımızda gerçekleşen

sapkın Lut kavmi yürüyüşlerine gözlerimizi ve kulaklarımızı tıkamamız imanımızı

bozabilecek bir sebeptir.

Bir aylığına da olsa müptelası olduğumuz dizimizi terk

edemeyişimiz, açlığın da vermiş olduğu halsizlikle uzandığımız kanepelerimizden

izlediğimiz günlük kadın programlarından kopamayışımız kalplerimizi bozan

sebeplerdir.

Sigaradan uzak kaldığımız için evde terör estirişimiz,

açlık ve susuzlukla sinirimizi evlatlarımızdan çıkarışımız, oruçluyum diye

yapacağımız tüm işleri erteleyişimiz, adeta kendimizi bir aylık dinlenme

programına alışımız adamlığımızı, anne babalığımızı, çalışkanlığımız, ümmet

bilincimizi bozan birer sebeptir.

En çok bu ayda hatırlamamız gerekirken Müslüman

coğrafyaların çığlıklarını duymayışımız, ülkemizde her gün bir yenisi gelen

şehit haberlerini gündemimizden uzaklaştırmamız kardeşliğimizi, insaniyetimizi

bozan sebeplerdir.

Küskünlerin barışması, dargınların helalleşmesiyle daha

lezzet alınır hale gelecek bir ibadette hâlâ konu komşu, akraba, arkadaş,

kardeş demeden birilerine buğz ediyor ve yüzümüzü çeviriyor oluşumuz sevgi ve

muhabbetimizi bozan sebeplerdir.

Ana babamızın gönlünü almadan Ramazana girmemiz hatta

onlara karşı tüm yıl sürdürdüğümüz olumsuz tavırlarımızı Ramazanda da devam

ettirmemiz Üf bile demeyin   uyarısına

icabetimizi bozan bir sebeptir.

Evet, her yıl olduğu gibi bu Ramazan da ne zaman başlayıp

ne zaman bittiğini anlamadan geçip gidecek. Kim bilir böylesi kaç Ramazan

yazıyor ömür defterimizde. O halde bunu diğerlerinden farklı kılacak sebeplere

sarılalım. Aç kalmanın görevin sadece bir parçası olduğunu bilip diğer

yanlarını tamamlamaya çalışalım.

Müslümanlığımızı bozan, imanımızı, itikadımızı,

insanlığımızı, adamlığımızı, evlatlığımızı, kardeşliğimizi, mücahitliğimizi,

anne babalığımızı, ümmetliğimizi bozan sebepleri çok iyi bilip önce onlardan

kurtulalım. Çünkü imanı zedelenmiş, farkına varmadan Müslümanlığı bozulmuş bir

insanın, orucunu bozacak hiçbir sebep işlememiş dahi olsa, tuttuğu şey oruç

değil sadece aç, susuz kalmadır ve bu açlık, bedenine fuzuli zahmet vermenin

ötesine geçemeyecek, Allah için yapıyorum lezzeti vermeyecektir.