Türkiye nüfusunun .29‘unu oluşturan özürlülerden biri olan Ali Yasin Zengin küçük yaşlarda arkadaşının elinde patlayan bir silahla tekerlekli sandalyeye mahkûm oldu. Onun gibi engellilerin normal hayatta birçok zorlukla karşılaştıklarını söylerken en çok da insanların duyarsızlıklarından ve tavırlarından şikâyetçi olduğunu dile getirdi.
Türkiye nüfusunun .29‘unu oluşturan özürlülerden biri olan Ali Yasin Zengin küçük yaşlarda arkadaşının elinde patlayan bir silahla tekerlekli sandalyeye mahkûm oldu. Onun gibi engellilerin normal hayatta birçok zorlukla karşılaştıklarını söylerken en çok da insanların duyarsızlıklarından ve tavırlarından şikâyetçi olduğunu dile getirdi.
Devletin engelli politikasını daha da geliştirmesini isteyen Zengin, engelli refüjlerinin artmasını talep ediyor. Kısacası Zengin her işini kendi görmek istiyor.
Ali Yasin Zengin kimdir, kendinizden biraz bahseder misiniz?
1978 yılında Çanakkale‘de doğdum. İlkokulu Eceabat ilçesine bağlı Kilitbahir Köyü‘nde okudum ve Ortaokulu Çanakkale‘de tamamlayarak bitirdim. Lise Öğrenimime Çanakkale Endüstri Meslek Lisesi‘nde devam ederken yarıda bırakarak okuldan ayrıldım ve babamın yanında tarla işleri ile uğraşmaya başladım. 1995 yılında arkadaşımın elinde patlayan bir silah sonucu hayatımı tekerlekli sandalyeyle devam ettirmeye başladım. Uzun yıllar tedavi gördüm. Bu arada hayattan kopmadım ve ticarete atıldım. 2002 yılına kadar Gelibolu ilçesinde bir kıraathane işlettim. 2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığı‘nın açtığı sınav ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü‘nde hizmetli olarak işe başladım. 1 yıl ilçe milli eğitim müdürlüğünde çalıştıktan sonra Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü‘ne tayin oldum ve 6 yıl burada görevime devam ettim. İşe başladıktan sonra yarıda kalan lise öğretimime açık liseden devam ettim ve 2006 yılda mezun oldum. 2010 yılında görevde yükselme sınavı ile Eceabat M.A. E. Çok Programlı Lisesi‘ne memur olarak atandım. Halen Kamu Yönetimi 2. sınıf öğrencisiyim ve okuldaki görevime devam ediyorum. 2008 yılında basketbol sporuyla tanıştım. Kulübümüze oyuncu olarak katıldım. İlk zamanlar yapamayacağımı düşündüğüm bir işti. Oyuncu olarak başladığım kulübümde önce 2009 yılında yönetim kuruluna seçildim ve genel sekreter olarak görevimi sürdürdüm. 2010 yılında Yönetim Kurulu Başkanı oldum ve 2011 yılı başında yapılan seçimlerde tekrar kulüp başkanlığına seçildim ve bu görevimi devam ettirmekteyim.
Tek başınıza dışarıda dolaşmakta zorlanıyor musunuz?
Tek başıma tekerlekli sandalyeyle dışarı çıktığım da çok zorlanıyorum. Kaldırımlarda yokuşların olmadığı yerlerde tek başıma kaldırıma çıkmayı geçtim iki kişiyle bile zor çıkıyorum. Engelli için bina giriş merdiveni ilk engeli oluşturuyor alışveriş merkezlerinde, emniyet binalarında, okullarda vs. Bina içinde dar koridor ve kapılar, engelli tuvaletlerinin olmayışı, yarım kat bağlantılı asansörler vb. mekânlar yaşantımı ve sosyal aktivitemi oldukça etkiliyor. Bütün devlet dairelerinde, okullarda, A.V.M‘de en başta engelli yokuşu ve asansörün olması lazım, çünkü biz kendi başımıza bir yere gittiğimizde illa bir kişiden destek almak zorunda kalıyoruz. Engelli hep ikinci planda tutuluyor. Belediyelerden biran önce engelliler için çalışmalarının başlatılmasını istiyoruz.
Halk engelliye duyarlı mı?
Hayır, duyarlı değil. Bizleri hep ikinci plana atıyorlar. Halkın engelliye biraz daha duyarlı olmasını istiyorum. Engellilere karşı biraz saygı bekliyorum. Ben evden çıkıp bir yere gitmek istediğimde aracımı park edecek yer bulamıyorum. Zaten yeterli olmayan engelli park yeri zaman zaman büyük sıkıntılara yol açıyor. Park alanlarının az olmasıyla birlikte bir de halkımızın engelli park yerine aracını park ettiğinde daha da fazla güçlük çekiyoruz. Bu yüzden halkımızın engellere karşı biraz daha duyarlı olmasını bekliyoruz.
Belediyelerden en başta ne gibi çalışmalar yapmasını istiyorsunuz?
En başta yüksek ve rampasız kaldırımların engellilere uygun olmasını, bozuk yüzeyli yaya yolları. Taşıtların yaya kaldırımına park etmelerini önleyebilmek adına yapılan koruyucu engeller, (mantarlar, zincirli demirler gibi) Yaya yollarına gelişigüzel yerleştirilerek bu yolları kullanılamaz duruma getiren kaldırım işgalcileri, (satış büfeleri, bilet gişeleri, reklâm panoları ve taksi durakları gibi). Yanlış yere dikilen ağaçlar. Yaya geçitlerinde rampa, işaretleme, sesli sinyalizasyon vb, uygun düzenlemelerin bulunmaması. Yetersiz genişlik ve yükseklikteki toplu taşıma araçları. Toplu taşıma araçlarında koltukların uygun düzende yerleştirilmemesi. Durak yerinin uygun olmaması bunun gibi sorunların çözülmesini istiyoruz.
Günlük yaşantınızda en çok karşılaştığınız zorluklar neler?
Hayatın ve sosyal yaşamın her alanında karşıma çıkan büyük sorunlar ve bu noktada birçok sıkıntılar var. Benim en büyük sorunlarımdan biri ulaşım problemi, özellikle de çevredeki yollar, kaldırımlar vb. aşılması güç engellerden biri. Bununla birlikte çevre, engelli koşullarına özelliklerine ve gereksinimlerine göre uygun yapılmıyor. Bugün sokağa çıktığımızda bile, kaldırımda hareket edebilmek gibi sınırlı aktiviteler için bile çok sayıda engel bulunuyor. Yapıların çoğu engelliler için erişilemez durumda.