Venezuela'da yaşanan sıcak saatler ve Maduro'nun ABD güçleri tarafından alıkonulması, binlerce kilometre ötede, Ankara kulislerinde ve medya koridorlarında beklenmedik bir tartışmanın fitilini ateşledi. İktidar blokuna yakınlığıyla bilinen iki ismin, okyanus ötesindeki bu müdahaleye taban tabana zıt pencerelerden bakması, "mahalle" içindeki fikir ayrılığını gözler önüne serdi.
İhlas Medya Grubu (Cem Küçük) ile Turkuvaz Medya Grubu (Salih Tuna) yazarlarının Maduro üzerinden sürdürdüğü sert tartışma, dış politikaya bakıştaki keskin ayrımı gözler önüne serdi.
TGRT yorumcusu Cem Küçük'ün Maduro'yu kaçırma operasyonunu destekleyen paylaşımlarına, Sabah yazarı Salih Tuna'dan zehir zemberek bir yanıt geldi:
"Siyonistleri rahatsız eden Carlson'la ödeşmeye çalışıyor, bu neyin hıncıdır?"
"Zafer Sarhoşluğuyla Coşmuş"
TGRT yorumcusu Cem Küçük'ün, ABD'nin Venezuela'ya saldırısı sonrası sosyal medyada Maduro yönetimini eleştiren ve müdahale sonrası ülkenin "düzeleceğini" ima eden paylaşımları tartışmanın merkezine oturdu. Küçük'ün bu tavrı, Sabah gazetesi yazarı Salih Tuna'nın bugünkü köşesinde sert ifadelerle eleştirildi. Tuna, Küçük'ü hedef aldığı "Ne sevindin be!" başlıklı yazısında, meslektaşının tavrını "ABD'nin Venezuela'ya tecavüzü sonrası zafer sarhoşluğu" olarak nitelendirdi.

Carlson Üzerinden Siyonizm Tartışması
Salih Tuna, Cem Küçük'ün ABD'li ünlü sunucu Tucker Carlson'ı hedef almasına özellikle dikkat çekti. Küçük'ün "Bütün oklar Maduro yanlısı Tucker Carlson'a döndü, ağzını açmıyor" şeklindeki çıkışına tepki gösteren Tuna, meselenin arka planında İsrail ve Siyonizm karşıtlığının yattığını savundu.
Yazısında Carlson'ın asıl özelliğinin Maduro yanlısı olmak değil, Netanyahu karşıtı olmak olduğunu vurgulayan Tuna, şu ifadelere yer verdi:
"ABD'nin İsrail'e yardımlarını kıyasıya eleştirip siyonistleri fena hâlde rahatsız ediyordu. Küçük arkadaşımızın rahatsızlığı nedir ki, Carlson'la fırsat bulmuşçasına ödeşmeye çalışıyor? Bu neyin hıncıdır?"
"İsrailli Yetkililer Türkiye'ye de Laf Ediyor"
Tartışmanın boyutu, Cem Küçük'ün İsrailli devlet görevlilerinin İran'a yönelik "Sıra sende" tehditlerini paylaşmasıyla daha da genişledi. Sabah yazarı, bu paylaşımların "acayip bir iştiyakla" yapıldığını belirterek, İsrail'in Türkiye'ye yönelik tehditkar tutumunu hatırlattı. Tuna, "O soykırımcı görevliler Türkiye'ye de çok şey diyorlar, onları ne yapacağız peki?" sorusunu yönelterek, üstü çizilmiş kesimler üzerinden sörf yapmanın "kurnazlık" olduğunu ifade etti.
İmamoğlu ve Gül Örneğiyle Yüklendi
Salih Tuna, Cem Küçük'ün tavrını eleştirirken muhalefetten ve eski siyasetçilerden de örnekler verdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "Maduro da demokrat değilmiş" şeklindeki yaklaşımını ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün itidalli tavrını hatırlatan yazar, Küçük'ün sevincini "ölçüsüz" bulduğunu belirtti.
Tuna, "Cem Küçük dostumuz madem Maduro'nun esir alınmasına bu kadar sevindi; İmamoğlu gibi biraz daha usturuplu sevinseydi bari" diyerek tepkisini dile getirdi. Ayrıca Dışişleri Bakanlığı'nın "taraflara itidal çağrısı" yapmasını da eleştiren Tuna, ortada bir taraf olmadığını, "tecavüz eden ve edilen" olduğunu savundu.
Gözler şimdi, "Avrasyacılar ve Rusçular şaşkın" diyerek belirli bir kesimi hedef alan Cem Küçük'ün, kendi mahallesinden gelen bu ağır "Siyonizm ve hınç" suçlamasına vereceği yanıta çevrildi.

